Ne duyarsam duyayım kulak tıkarım,
Her söze karışmam, dişimi sıkarım.
Bir hava alayım diye dışarı çıkarım,
Çıkartıp paketi bir sigara yakarım.
Eninde sonunda suçu bende buldular.
Sunam
Bir zaman ben de bir şahin gibiydim
Gönül kafesinden uçurdu Sunam
Sanki bu mülke bir kahin gibiydim
Aklımı başımdan şaşırdı Sunam
SUSKUN SEVDAM
Bu bendeki benden de yüksek bir tutku
Sende kaybolan bir kalp ve bende şekillenen bir yürek!
Bir yangın var ta derinlerde bir yerde…
Virgülü bol olan ama noktası konulamayan bir hikaye bu..
Gözleri yaşla dolduran ve bitiminin merak içinde beklendiği bir yaşam!
Güneş doğar ama gölgem karadır,
Sustuğun her cümle derin yaradır.
Gidişin uzağa, hüznün buradır,
Yollar yorgun düştü, izlerin sustu.
Varlığın bahardı, yokluğun ayaz,
TEKRAR ETMEK İSTEMEM
Mevsimler değişti, rüzgâr duruldu,
Gönlüm o yokuşta hayli yoruldu.
Vakit tamam dendi, mühür vuruldu,
Bulanık sulardan geçmek istemem.
Temiz Gelecek
Karanlık dağılır, güneş doğar bak
Aydınlık şafağa erenler burda.
Zalimden hesabı soracak mutlak
Mazlumun hakkını verenler burda.
TOPRAĞIN SESİ
Emeği zay olur, harmanı kalmaz
Dert ile yoğrulmuş hali köylünün
Ektiği tarladan muradın almaz
Sararır baharda dalı köylünün
Turhal'a Dair
Yememişsen bizim elde Tokat kebabını,
Her yörenin mutfağına hâkimim deme.
İçmemişsen kırmızı mahlep şarabını,
"Hep bir hallı Turhallı'yız" deme!
Yav siz Turhal'da nasıl bir tezgâh kurdunuz?
Evini yönetemeyen çapsızları nereden buldunuz?
Bunların liyakati var mı diye kime sordunuz?
Kırk yıldan sonra şehre yazık etmeyin!
Bak başkanım, unutma sen şapkadan çıktın.
TURHAL’IN GİZLİ YARASI
Ray Mahallesi’nde başlardı her gün,
Her gece rüyama gelme olur mu?
Peşinden koşardım sessiz ve üzgün,
Her gece rüyama gelme olur mu?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!