KALEM KALEM YAZ
Kalem kalem yaz, susma ne varsa yaz,
Yüreğimde koru, gözümde yaşı yaz.
Mürekkebe gerek yok, yaşım yeter,
Derdime yoldaş olan her taşı yaz.
Kalemsiz Şair:
Elest Meclisi’nde ikrar verince,
Bizi bir mukaddes yola serdiler.
Gönül gözü Hakikat’i görünce,
Ruhumu bir nurlu hâle serdiler.
Kalemsiz Şair benim adım,
Senin adın Suskun Deniz.
İkimiz de doluyuz, ikimiz de sessiz.
Anlatacak çok şey var da kelime yok.
Bir nefes, bir bakışla anlarız birbirimizi,
Sorarlar ararlar sosyal medyada,
Kimdir bu Kalemsiz şair diyerek.
Kimi tereddütlü kimi meraklı,
Dertleri olanlar hayra yorarlar.
Amasya Tokat’ın bağrında pişmiş,
Kalemsiz Şair’in Sırrı
Arşın kubbesinden bir ışık sızdı,
Kırklar deryasına mührünü kazdı,
Gönül turnaları bu sırrı yazdı,
Deyiş’in Şahı Zekai babam.
KALEMSİZ ŞAİR’İN VEDASI
Bende bir tutku var, benden de yüce,
Kalbim senle atar, her gün her gece.
Yüreğim kor tutar, ince bir sızıca,
İçimdeki yangın, sönmedi hala.
KANAT SESİ (Huma ve Turna)
Bir suna boylumun ardına düşüp,
Gönül gurbetine gidiyorum ben.
Engin ovalardan dağları aşıp,
Dostun şerbetiyle eriyorum ben.
KARAİBRAHİM DOĞA DESTANI
Çengel’den ayrılan o daracık yol,
Sanki bir bedende uzanan bir kol.
Makiyle bezenmiş, yeşili çok bol,
Doğanın nabzıdır Karaibrahim.
MAZİNİN İZİNDE
Karaibrahim’in, yolları dardı
O dar sokaklarda, ne dostluk vardı
Gönlümüz huzurlu, gönlümüz yardı
Köyümün eşsiz bir, ahvali vardı
Karaibrahim Köyü Büyük Destanı:
Malatya’dan koptu kervan, tozlu yollar aşıldı,
Keçeci’nin nefesiyle, köye kısmet saçıldı.
Ana direk kalktı tekten, göğe kapı açıldı,
Bereketli topraklarda, ulu yurtlar kuruldu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!