BİR GÖNÜL DESTANI
(Yaşanan Bir Ömrün İtirafı)
Yıllarca boş gezip binbir kapı araladım,
Kendi mahzun hâlimi o günlerde anladım.
BİR KURU SELÂMI ÇOK GÖRME BANA
Düğün var dediler harman yerinde,
Gözüme göründün allar içinde.
Anılar canlandı bir bir gözümde,
Bir kuru selâmı çok görme bana.
BİRLİK DESTANI :
Amasya bağrından kopup gelinen,
Bir vatan borcuyla yola düşülen,
Kardeşin kardeşe derman olduğu,
Bize birlik verir mert Çanakkale.
BİR SELAM SÖYLE
Beni mahzun koyma hicap yerinde,
Derdim de derman da senin elinde.
Kırklar kapısında, Şah’ın evinde,
Benden de bir kelam, bir selam söyle.
O gümüş tozlar ki, ayrılığın tek mirası, tek anısı.
Sessizliğin bittiği yerde, sesimin de hükmü kalmadı.
Kozlar dağıtıldı evet, artık anlamsızdır her davası,
Kayıp adrese çıkan yolların hepsi sana yar olmadı.
Isıtan o yapay güneş miydi, yoksa tenindeki yalan mı?
Aradığın kahraman ben değildim, senaryon hep yarım kaldı.
Bizim sevdamızdır yolun sevdası,
Bizim kavgamızdır Hakk’ın kavgası.
Uzak dursun bizden Yezit belası,
Aşkın pazarını kurduk bir zaman.
Kâmil mürşit ile özü bağladık,
BİSM-İ ŞAH
Zekai’den aldım aşkın dersini,
Gönül mizanına koydum nefsini.
Evliya yurdunda buldum aslımı,
Amasya'dan esen yele bağlandım.
Aşıkta naz da olur ikaz da olur,
Heybesi dolarsa infaz da olur,
Üşür her yanımız ayaz da olur,
Bir kışın içinde donar bu ömür.
Şu fani dünyaya güvenip gülme,
Topladım gölgemi, çıktım kapıdan,
Dönüşü yok artık, bitti bu sefer.
Ne bir iz bıraktım ne de bir figan,
Adımı bir daha anmasın yeter.
Gözümün önünde kırıldı ayna,
önül bahçesinde soldu bir gülüm,
Vadesi dolmadan geldi mi ölüm?
Ayırdı bizi bak o zalim zulüm,
Yollarım kapandı, bittim vefasız.
Bülbül figan eder kendi dalında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!