Dünya bir han imiş, biz ise konuk,
Yürekler yanık da nefesler sönük,
Gözümüz ezelden o şaha dönük,
Ecdadım Ocak Zade, ben de pınarım.
Mihman olduk bugün erler katına,
🌹 Ehl-i Beyt Sorgusu
İlmin kapısından icazet mi aldın,
Hikmetin kudretine erdim mi sandın?
Aliyyel-Mürtezâ'nın harına yandın,
Zahmeride kar olup eridin mi canım.
Gönlümün ufkunda şimşekler çakmaz,
Aşkınla yanan can, dünyayı yakmaz.
Ummana karışan sular ters akmaz,
Sakinliğim derya, derinim elbet.
Sıradan görünen halimdir arkım,
ELEST YOLCUSU
Elest meclisinden gelen ey canlar
Bizim de payımıza yanmak mı düştü?
Sizin gönlünüze saraylar hanlar
Bizim gönlümüze yunmak mı düştü?
EMANET YÜK
Kimim ben bu darda, soran olur mu?
Garip bir hamalım, duran olur mu?
Sırtımdaki yükü hayra yoran olur mu?
Günü dert içine kattım, ağladım.
Evladım diyerek gövdemi gerdim,
Ömrümü onlara bir halı serdim,
Varımı yoğumu önüne verdim,
Meğerse babanın değeri yokmuş,
Anladım bu evin ederi yokmuş.
Emeklinin Feryadı
Alın teri döktük bunca yıl boşa,
Gözyaşı karıştı ekmeğe, aşa.
Kaderi terk ettik zalim bir kışa,
Yüzümüz gülmüyor, daha ne deyim?
Ah, ah... Nerden başlasam, nasıl anlatsam?
Sığdırabilir miyim acaba sizi sayfalara, cümlelere, sözcüklere?
İhanet mi etmiş olurum yoksa, çektiğiniz onca ikiyüzlülüklere?
Baban yapmasaydı o utanılacak evliliği,
Gider miydi dört çocuğunun anası ellere?
Nehirler akarken aynı denize dökülmekten yorulur mu hiç?
Gökyüzü, yıldızları her gece aynı karanlık sırda saklamaktan.
Ömrümce sürecek bir doğruluğa bağlanmaksa muradın,
Dizginleri elinden bırak, rüzgâra yasla sırtını.
Kınalı saçına sürmeli kaşına
İncecik beline yazmalı başına
Ya varmış varmamış yirmili yaşına
Endamına kurban olam güzelim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!