Bu gece hayalinle bir masa kurdum,
Karşılıklı iki tane sandalye koydum.
Sana kırmızı şarap, bana rakı doldurdum,
Yudum yudum içtik eski günleri.
Bazen sarıldık birbirimize,
💔 Eski Yara
Bu bende ki eski yara,
Kabuk tutmaz bu yara.
O yar şimdi beni arar,
Dağa taşa sora sora.
Yerdeki döşeğin huzuru başkaydı,
Annemin diktiği perdeler aydı.
Uzanıp kirazı yemek kolaydı,
O eski günlerin tadı kalmadı.
Üst üste ne olur gelme ey ölüm,
Genç olan bedene girme ey ölüm,
Miadı dolanı bekletme ölüm,
Bir zaman uğrama uzak dur ölüm.
Hazan değdirmesin taze dallara,
EYVAH DEMESEN
O kara gecenin sırrı çözülmez
Yüreğim aşkından taşsın bu gece
Sanma ki bu sevdanın sonu gözükmez
Gözyaşım sel gibi aksın bu gece
Fanilik Senfonisi
Sanmayın dünyada kazık çakacağım,
Hepinizin haline oradan bakacağım.
Şimdi geleceğinize bir meşale yakacağım,
Sözüme kulak verin, dinleyin beni.
Gözlerim kan çanağına dönmüş, senin umurunda mı?
Uykum bölünmüş, sevdam sürünmüş,
Senin umurunda mı?
Başıma bela ettiğin o sorumsuz haylaz yanında mı?
Hatıra olsun diye bıraktığın acılar,
Yeni Zaman Duazimam
Ezelden ebede giden bu yolda,
Dillerde zikirdir Ali aba.
Gönüller kirlendi, nefisler darda,
Zaman çok değişti Fedai Baba.
FERYAT
Mızrabı vurdukça inler bu saza,
Benim yaralarım eyi olmaz gayrı.
Kaderim benzermiş bitmeyen güze,
Benim yaralarım eyi olmaz gayrı.
FIRLAMA BODODO
Boyu bir ellidir, eni bir karış,
Kafayı bozmakla eder bir yarış.
Asiye yengemle bitmez yakarış,
Bizim köyün kurdu, deli Karaca.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!