Emeklinin Feryadı
Alın teri döktük bunca yıl boşa,
Gözyaşı karıştı ekmeğe, aşa.
Kaderi terk ettik zalim bir kışa,
Yüzümüz gülmüyor, daha ne deyim?
Ah, ah... Nerden başlasam, nasıl anlatsam?
Sığdırabilir miyim acaba sizi sayfalara, cümlelere, sözcüklere?
İhanet mi etmiş olurum yoksa, çektiğiniz onca ikiyüzlülüklere?
Baban yapmasaydı o utanılacak evliliği,
Gider miydi dört çocuğunun anası ellere?
Nehirler akarken aynı denize dökülmekten yorulur mu hiç?
Gökyüzü, yıldızları her gece aynı karanlık sırda saklamaktan.
Ömrümce sürecek bir doğruluğa bağlanmaksa muradın,
Dizginleri elinden bırak, rüzgâra yasla sırtını.
Kınalı saçına sürmeli kaşına
İncecik beline yazmalı başına
Ya varmış varmamış yirmili yaşına
Endamına kurban olam güzelim
Arzu hâlimi kime şikayet edeyim?
Hangi yola girsem şaştım erenler.
Sevda mı desem gönül bağımı,
Çırpındıkça dibe kaçtım erenler.
Başımı alıp yad ellere gideyim diyom,
Erenlerin huzurunda hidayet dersem,
Aşkın deryasına boydan geçersem,
Bu fani dünyayı candan seçersem,
Belki o zaman huzur bulurum ben.
Hasretinle yanan bir garip sersem,
Gönlümün derdini bir an üzersem,
Dünyaya gelenler bir gün gidecek
Kimi hayır, kimi şerle bitecek
Her can ektiğini bir gün biçecek
Zaman bir nefestir, bil dedi dede
Hakikat yoluna gönül bağlayan
ERKAN’A ÖĞÜT
Gel imdi ey Erkan, dinle sözümü,
Meydanda ikrarla bul gel özünü,
Hakk’a çevirdiysen eğer yüzünü,
Sana doğru yolu gösterir Erenler.
İkrar olur canlar, bilgelik yolu,
Bilimle yürürüz, erdemle dolu,
Işığa uzanır insanın kolu,
Öğreti yeridir erkan meydanı.
Mürşidimizdir, postun sahibi,
Er Yolu :
Gönül bir gizli kuyudur, dökülürse kan gelir,
Murtaza’nın dertlerini ancak bizzat can bilir.
Sen kendi benliğinde, boş hayalde yüzerken,
Hakk'ı tanıyan kişi, Hak yolunda can verir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!