Bir akşam üstü güneş ve ay vedalaştılar,
Gölgeler uzadı, sustu bütün aynalar.
Ben kendi içimde kaybolmuş bir yolcu,
Sen uzakta kalan, adı anılmayan ikinci bahar.
Rüzgâr geçiyordu eski günlerin içinden,
Bir kırık keman gibi inliyordu zaman.
Kalbimde sakladığım tek kelime sendin,
Dilimde büyüyen sessiz bir imtihan.
Kalabalık caddeler aktı gözlerimin önünden,
Her yüz başka bir gurbet, başka bir uzaklık.
Sen güneşe dönük bir pencere gibiydin,
Ben geceye mühürlenmiş bir yalnızlık.
Bir sigara dumanı yükseldi göklere,
Sandım ki adın erişir sonsuzluğa.
Meğer semalar bile sağırmış bazı vakit,
Meğer hasret yazılırmış boşluğa.
Yaklaşmak istedim; ürkek, kederli, yavaş,
Bir yetim kuş gibi yağmur sonrası.
Gül dedim, yıldız dedim, bahar dedim,
Söyleyemedim kalbimin asıl duasını.
Yıllar geçti; zaman taş duvarlar ördü.
Aynı göğe bakan iki yabancı olduk.
Aramızda söylenmiş son sözün soğuğu,
İçimizde sönmeyen bir yangın bulduk.
Şimdi anlıyorum:
Bazı sevdalar buluşmak için ayırır,
Bazıları da sevdanın olmadığını sanar.
Ve bazı ayrılıklar,
Bir ömür kapanmayan kapılar gibi,
Ruhun eşiğinde bekler durur.
Kayıt Tarihi : 16.07.2026 11:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!