Benimle saklambaç oynama!
Seni ne zaman arasam oradasın.
Hani şu hiç çıkaramadığım yer...
Artık ben de oraya geliyorum.
Birlikte saklanalım.
Ne zaman birlikte çıksak; bana,
Aç bakayım ağzını,
İçinde bana sakladığın bir söz var mı derdin.
Ben seni seviyorum derdim.
Ama ben senin dudaklarının arkasına hiç bakmadım.
Meğerse sen, " Elveda" sözünü saklamışsın.
Teninin kokusu
Sadece tenime işledi sanıyordum.
Evimin her yeri sen kokuyor.
Her gece eve geldiğimi sanırken,
Aslında sana geliyor gibi hissediyorum.
Hayatında sana ait o kadar şanslı şeyler var ki
Neler olduğunu bilmiyor musun?
Hadi gel beraber bakalım.
İlk önce terliklerin çok şanslı,
Çünkü sen eve girince kavga etmeye başlıyorlar
“Bu sefer önce beni giyecek” diye.
Bugün adımlarımı geriye attım
Sana rastladığım yollara, yerlere doğru
Yolda bir kaç anıya çarptım
Bir kaç hatıraya, bir kaç resme çarptım.
Havada asılı kalmış sözcüklere
Alfabenin içine saklanmıştım duygularımı
Senin dudakların ile
Benim dudaklarımın ardındakiler sarılsınlar diye
İyi ki varsın, iyi ki o alfabe dudaklarının arkasında.
Alfabe senin parmaklarına tutsak olduktan sonra,
Seni bulmam çok zordu
Yıldızlar sayesinde önce saçlarına ulaştım.
Tabii ki yetmedi, saçını koklarken.
Boynuna ulaştım peşinden.
Sonra omuzların küstü bana.
Biliyor musun, evimde hiç resim yok.
Duvarlarım bomboş uzaktan bakana.
Oysa ki, ben her gece seni çiziyorum.
Duvara, koridora ve tavana.
Yüzünü bir türlü bitiremediğimden…
Seni sevmek, beklemek sevaptı.
Ve ben sevap işlemeyi çok severim.
Ve ellerim düştü seni beklerken;
Saçlarımın arasından masanın üstüne.
Aslında yığıldı kaldı.
Bir zamanlar karşısında elinin olduğu yere.
Benim için hazine,
Kimsenin yerini bilmediği mücevherdir,
Sen gibi.
Benim için karanlık,
Saçlardaki gece rengidir,
Sen gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!