Hiç ders almam ki ben.
Her aşık olmamda,
Bir daha hata yaparım,
Bir daha ve bir daha.
Aşk bazen hata yaptırır birilerine.
Ama ben hep hatalıyım aşkta.
Boynunda bir uykuya yatmak,
Saçlarınla üstümü örtmek,
Bir heves eden herkesi kıskandırmak,
Herkesi susuzluktan kurutmak,
Dudaklarımı boynunda istiyorum.
Uykuya yatırmak istiyorum,
Hani, bana “çok büyük bir kalbin var” demiştin ya.
Söyler misin?
Bu kalbe kaç uykusuz gece sığar?
Kaç damla gözyaşından pınarlar dolmuştur bu kalbe?
Bu kalp tavana ve duvarlara ne kadar resim çizmiştir?
Yalnızlık hakkında ne biliyorsun diye sormuştu.
Bir şey bilmiyorum diye cevaplamıştım.
Çünkü yanımda o vardı.
Şimdi ise o yok!
Artık biliyorum yalnızlığın ne olduğunu.
Onsuzluk/muş...
Dokunduğun yerlerden öpüyordum.
Kanamaya başladı.
Bilseydim önceden dokunmazdım
Bilseydim öpmezdim.
Sadece geçer ve bakardım...
Hadi gel
Şu pencereyi utandıralım biraz.
Aç perdeyi.
Belki ay bile,
Belki yıldızlar bile utanır.
Papatyaları çok severdi.
Ama koparmaya kıyamazdı.
Ve hep "içinde papatya var senin" derdi.
Nefesi sürekli boynumda, dudaklarımdaydı
Demetler halinde severdi tenimi
Gözlerimi, içimi, nefesimi.
Sana parçalar halinde gelmiştim
Gel demiştin;
Ben seni toplarım,
Seni iyileştiririm demiştin.
Giderken de bir parçam sende kaldı.
Bırakmayı mı unuttun,
Kalbimdeki harfler sıraya girmişti.
Konusu sen olunca:
Hepsi de, "önce beni yaz, beni yaz" diye bağırıyordu.
Sonra, bütün harfler kendi tercihini yaptı!
Ortaya sen çıktın.
Seni yazarken parmaklarım sadece elçilik görevini üstlendi...
Bir kalem olsaydım parmaklarının arasında.
Yüreğini dinleyip yazar mıydım;
Yoksa benim yazdığıma bakarken
Bende gözlerine bakar mıydım bilmiyorum.
Yazını bitirme diye tutukluk eder;
Ara sıra silik yazar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!