Zaten hep dağınık birisiydin
Bir türlü toparlanamıyordun
Giderken de aynısını yapmışsın
Her şeyi aldığını sanmışsın
Kokunu bırakmışsın evimde
Orkestra olmadan
Müzisyenler olmadan
Dans edebiliyorsan
Karanlık ya da gece
Hiç fark etmez!
Anlamı vardır;
Dudaklarım yüzümde olmasaydı,
Senin dokunduğun yerde olsaydı,
İlk önce ellerim isterdi bu değişimi,
Elini tutunca, avuç içlerini öpmek,
İncecik parmaklarına sarılmak isterdi.
Alt dudağı ve üst dudağı ile
Seni seviyorum dedi.
Ama ben taş kalpliyim dedim.
Umursamadı.
Ben seni değiştiririm dedi.
Haklıymış.
Bana dokundu,
Güneşi görmeden ısındım diyemem.
Yağmurda yürümeden ıslandım diyemem.
Tenim, tenine değmeden seviştim diyemem.
Dudaklarım da dudaklarına değmeden
Susuzluğum geçti diyemem.
Ve gece her zamanki gibi saçlarına sarıldı.
Kendisinden aldığın renge sarıldı.
Bıraktığında saçların dalga dalga olmuştu.
Herkes görsün istemedi
Kıskandı.
Aslında her dalgada yanına gelmek istiyorum.
Belki deniz çekilirse,
Güçsüzleşen kollarım bunu başarır.
Bir tek sana sarılacak gücüm kaldı.
Onu da harcamak istemiyorum!
Hüzün çöksün
Ayaklarıma serilsin.
Toprağın dibine yatsın.
Öyle ki
Fay hattına kadar gitsin
Senin yüreğin dev gibi diye bir söz var
Ne kadar masum ve aynı zamanda kuvvetli değil mi?
İnsan böyle bir söz işitince coşuyor.
Yerinde duramıyor
Dünya dar, insanlar yeterli gelmiyor.
Bir tek sen dolduruyorsun o dev gibi yüreği.
Okula ilk başladığımda
Bize öğretilen şey
Kesici aletlerden uzak durun uyarısıydı
Kim derdi ki,
Bir gün beni terk edeceksin
Ve kalbimi kanatacaksın…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!