Bu gün yapman gerekenleri söyleyeceğim.
Hani şu çok seyrek yapmadığın şeyler.
İlk önce beni sabah özlediğini söyleyeceksin.
Bunu ister beni uyandırırken söyle,
İstersen işe gittiğinde oradan ara,
Ya da yoldayken ara söyle.
Senin hissettiğin yanan gemilerin sıcaklığı değildi,
Kalbimde senin yanan ateşin sıcaklığıydı.
Belki de sen üzüntüden gemiler battı sanıyordun,
O aslında gözyaşlarımda boğulmandı.
Belki de sen iklim bozuluyor, havasız kaldım sandın.
O aslında ben olmadığında nefessiz kalmandı.
Sana söyleyeceğim şeyler
Hep dudaklarımdan dökülüyor.
Ne kadar büyük ziyan!
Gel ve dudakların ile yakala onları
Ziyan olmasın.
Şu gezegende dokunmadığım yer kalmadı.
Gözlerim görmüyor çünkü,
Parmak uçlarım ile seni arıyorum.
Bir defa daha hissetse parmaklarım seni,
Kollarım ile müttefik olup seni bırakmayacağım.
Sana sadece bakmak bir mutluluk değil
Sana dokunmak bir mutluluk
Tıpkı bir müzik gibi
Beste yapmak gibi
Orkestra yönetmek gibi
Piyano çalmak gibi
Çok uzun sürdü bu saklambaç.
Yeter artık!
Kaybettim işte!
Seni bulamıyorum!
Dön artık!
Bir gün olur da dönersen
Geri gelirsen
Gitmek istersen.
Önünde diz çöküp
Sarılacağım bacaklarına
Sıkı sıkı hem de.
Çünkü maskelerimiz yoktu,
Sadece gerçek yüzümüzle bire çırılçıplaktık.
Yağmur gibiydik kimi zaman
Kimi zamanda rüzgârdık.
Bazen bir kar fırtınası,
Bazen de gökte açan güneştik.
Beni ilk gördüğünde
Tenin neden kapkara dedi.
Çünkü karanlıktayım,
Çünkü yalnızlıktayım
Çünkü ışığımsın demedim kimseye,
Çünkü ışığım hiç olmadı.
Parmak uçların ile
Daha önce çizilmemiş yerlerimi çiz.
Her gören âşık olsun.
Her gören kendisi de çizmek istesin.
Sonra, sen çizdikten sonra bak.
Öyle bak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!