Dünyanın en güzel kırmızı
Hangisi deselerdi bana
Ben de derdim ki onlara;
Dünyanın en güzel kırmızısı,
Senin ellerinle dalından kopardığın
En kırmızı elmadır derdim.
Şimdi bir kalp var burada.
Bedenini terk etmiş,
Sahibini aramaya gitmiş.
Bulamamış, aramış ama kaybolmuş
Sahibi aramış bedenini terk eden kalbi
Kalp de kendisi için çarpan diğer kalbi.
Bazı şiirler vardır ki
Sebeptir yazdıran, öyle bir şiir yazdırır ki
Daha önce hiç kalem tutmayana kalem olur
Hiç nefes almayana nefes olmuştur
Seninle iken aldığım en temiz hava
Seni tanıdıktan sonra her şey oldum
Gökyüzündeki yağmur oldum
Sırf tenine dokunayım
(T)seninle kuruyayım diye
Yağmur sonrası gökkuşağı oldum
Herkesi severdin,
Her şeyi severdin,
Doğayı severdin.
Bir sarmaşık olsam
Sana sarılsam,
Beni de sever miydin?
Sana çok uzak değilim ki
Sadece gökyüzündeki bulut kadar
Bir güneş kadar
Geceleri doğan ay kadar uzağım
Ama yatarken beni dilersen eğer
Dileklerinde ile odana ışık olarak gelir
Çok iyi bir ressam ile tanıştım.
Ellerinde hiç boyası olmadan
İçimi maviye boyadı.
Fırça kullanmadan bakışımı beyaza
Geleceğimi renklerle donattı.
İkimizi o kadar kusursuz çizdi ki
Sen sigarandan bir nefes alırdın
Ben ise sensizlikten nefessiz kalırdım.
Sen bir yudum şu içerdin.
Gözlerim ise sen yokluğunda su kaybederdi.
Sen yorgan altında ısınırdın,
Bende sen yokluğunda donardım kızgın güneşte.
Ben ki sana sarılmak için günbatımını bekleyen
Ben ki tenim tenine değerse
Sessizlikten kavrulmaktan korkan
Öyle ki, gözlerine aydınlıkta bakıp
Her gözde seni görmekten
Kaç tel saçın dudaklarına dokunur?
Kaç damla gözyaşı yanaklarını ıslatır,
Tenine huzur verir, çíğ tanelerini kıskandırır.
Kaç günaydın bir sabaha sığar sen olmayınca?
Peki ya akşam;
Sen yoksan, evde değilsen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!