Ellerimin ellerini bulmasına gerek yoktu ki
Sen ellerimi tuttuğun zaman sende kalmıştı.
Ben de içine kalbimi bırakmıştım.
Ellerime iyi bak olur mu demeyeceğim
Sen sadece kalbime iyi bak
Yere düşürme, kırma, incitme.
Hangi elinle dokunmuştun
Ne zaman gözlerimde yaşamıştın
Ne kadar sarılmıştın.
Beni ne kadar öpmüş
Seni ne kadar öpmüştüm
Gökyüzü ağlıyor
Ama senede üç ay.
Adına da yağmur diyorlar.
Sen gittiğinden beri
Ben yıllardır ağlıyorum.
Adına da duygusal diyorlar.
Hadi beni susturdun.
Başardın bunu.
Dudaklarıma mühür vurdun,
Sesimi de yok ettin,
Peki ya kalbim için ne yapacaksın?
Duymuyor musun?
Seni çok iyi tanıyorum.
Biliyorum ki, o gittiğinde eksiksin
Gene yarın kalmış yalnızlığın
Üstünde acıları, umutları nakışlı giysin
Kabuğun ve henüz kurumamış gözyaşlarını giyiniyorsun.
Senden sonra o kadar eksildim ki,
O kadar kayboldum ki,
Kendimi bulamıyor, tamamlayamıyorum.
Yardım et, lütfen.
Gözlerimi, gözlerinin içinde bıraktım.
Boynunda yaşadıktan sonra
Hangi tarih akşam oldu
Hangi tarih uyudum hatırlatamıyorum.
Tek bildiğim, dünyanın tüm sabahları boynunda
Dünyanın tüm gün doğumu boynunda
Benim için ellerin;
İlk kez dokunulacak bir gezegen gibi
Gözlerin ise,
Ressamı tarafından biten,
Dünyanın en güzel resmi.
Saçlarını ise hiç söylememe gerek var mı?
Hep kucaklamak istemiştim geceyi.
Güneş batarken karşılamak
Ve tekrar doğana kadar,
Onunla uyanık kalmak istiyordum.
Gün ışığına ait sesleri sıyırıp,
Karanlığa ait sessizlikte boğulmak
Geceye nokta koymak istemem
Çünkü kelimeler ağzımdan çıkmıyor
Nefes nefeseyim (yiz)
Bedenimdeki tuzun, bedeninle sevişiyor.
Sen ve ben kalkıyor ortadan, biz oluyoruz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!