Çayına şeker atmayı mı unuttun?
Sen bendeki şekerli çayı al.
Ben de sendeki şekersiz olanı.
Yalnız önce bir yudum al öyle ver bana.
Neden mi?
Dilin değdi ya,
İkimize de birer bardak çay doldurdum.
Ama sadece bir tek bardağı bile bitiremedik.
Sen beni yudumladın
Ben de seni.
Şekere bile gerek duymadım.
Öyle tatlıydın ki...
Çok iyi sakla sözcüklerini
Doya doya kullan hem de
Hatta namlunun içinde tut
Ve tetiği çek.
Belki beni öldürür
Belki de geri teper
Kendime özgü cennetim
Dudaklarının üstündeki nem
Ağzının içindeki sıcaklık.
Cehennemimi sorma;
Boş bıraktığın o ev var ya!
İşte orası.
Senden önce yok olmanın sınırındaydım.
Sen sayesinde doğdum
Tekrar doğdum
Annesini kaybetmiş bir insan.
Tekrar doğar mı?
Tenimde açık bir kapı
İçime gelmen için
İçine girmek için bekleyen
Sahipsiz ama aynı zamanda kayıp bir anahtar.
İçime hapset kendini.
Çocukken en sevdiğim koltuk cam kenarıydı.
Şimdi ne zaman cam kenarında otursam,
Seninle vedalaştığımız günü hatırlıyorum.
Çocukken yağmurdan koşarak kaçardım.
Şimdi ne zaman yağmura yakalansam,
Saçlarının yanağına yapıştığı günü hatırlıyorum.
Gözlerime iyice bak
Ama çok dikkatli bak
Orada bir sürü şey göreceksin
Karma karışık şeyler
Ama hemen vaz geçme
Daha dikkatli bakarsan görürsün..
Bu gün yapman gerekenleri söyleyeceğim.
Hani şu çok seyrek yapmadığın şeyler.
İlk önce beni sabah özlediğini söyleyeceksin.
Bunu ister beni uyandırırken söyle,
İstersen işe gittiğinde oradan ara,
Ya da yoldayken ara söyle.
Ona ters cevap vermek öyle hoşuma gidiyor ki
Onu kızdırmak, kızınca yüzündeki çizgilerin her halini görmek
Öyle büyük mutluluk ki.
Çünkü onun mutlu olduğu her anı ezberledim.
Mutlu olduğu zaman yüzündeki tüm çizgilerin yolunu biliyorum.
Yüzü bir harita olmuş olsaydı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!