Ölüm giderken seni götürdü zannedenler var ya,
Aslında ne kadar yanılıyorlar
Giderken beni de aldığını bilmiyorlar
Bana hep hayatım derdin ya
İşte giderken o hayatı da götürdün...
O kadar güzel yazmıştın ki,
Ben de keyifle okudum,
Aşk ile okudum.
Heyecanla okudum,
Kısa olduğunu fark etmedim bile.
Uyudum ve kalktım
Hep erken yattım
Hep erken kalktım
Sonra
Yolda birisine rastladım
O birisi benim daha
Dün gece senin yanında kendimi kaybettim.
Göğsünde unutmuş olmalıyım.
Eğer seni rahatsız etmezse;
Orada durabilir mi (yim) ?
Ne kadar mı?
Fazla değil, bir ömür kadar.
Tatile gittiğin zaman seni çok özlersem,
Ayağını kumsaldan denize doğru sürükle.
Ben de buradan parmaklarımı denize sokar,
Sana dokunurum.
Ayakkabıların kapımın önünde ise o gün hiç gitmedin demektir.
O gün kötü bir kâbus gördüm ve artık uyandım demektir.
Peki, neden yatağımızda değilsin?
Neden diğer odalarda da değilsin?
Yoksa hava almak için dışarı mı çıktın?
Seni bekleyeyim mi, gelecek misin?
Her şeyini geride bırak gel
Yalnızlığını, karamsarlığını,
Öksüzlüğünü, sıkıntılarını
Elbiselerini, gölgeni
Eski aşklarını, acabalarını
Korkularını, acemiliğini
Bir kadın seni seviyorsa
Önce gözüne bakar
Sonra çenesi aşağı eğilir
Sonra da saçı sarkar yanağına.
Dudağı ile sevişir o minicik perçem.
Elbet o çocuk büyüyecek,
Elbet o oyuncaklar mutluluğa yetmeyecek,
Sevgi şekil alacak ve adı özlem olacak,
Aşk şekil alacak ve adı el ele tutuşmak olacak,
Sonra oyuncakların yerine ihtiras gelecek,
Ve tutku gelecek,
Hatıralarını vermek istiyorum.
Hepsini al lütfen!
O kadar ağır bir yük ki.
Bende zaten anıların var,
Yaşadıklarımız var,
Umutlarımız var,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!