411 Hayatımızdan sevmediğimiz ve istemediğimiz şeyleri çıkartıp atabilmemiz için sevdiklerimizin ve istediklerimizin gerçek değerini vermeyi bilmeliyiz ki yapmak istediğimiz şeyi yapabilme cesareti ve fırsatı bulabilelim.
412- Söylenen söz çoğu zaman söylendiği yerde kalır ve zamanla unutulur gider. Oysa eylem tabiatı gereği ortaya somut şeyler koyar ve elbette ardında mutlaka bir iz bırakır.
413- Her insanın şeytanı kendi içindedir. İyi de kötü de biziz. Şeytanımızı besleyip var etmek ya da onu ortadan kaldırmak yine bize bağlıdır. Verilecek olunan karar sadece bize ait olacaktır.
421- Tepkisiz kalmak onaylamak anlamına gelir. Onaylıyorsan eğer sorun yok ama onaylamıyorsan tepki göstermelisin ki senin üzerinden başkaları prim yapmasın.
422-Bilmiyorsan susmalısın, susmak demek dinlemeye ve öğrenmeye hazır olmak demektir. Ama biliyorsan susma ve anlat ki herkes öğrensin.
423- Her hangi bir konuda bir karara vardıktan sonra harekete geçme isteği ve azmi kişinin iradesine bağlı bir durumdur.
431-Keşkeler hayatın dönüm noktalarıdır. Eğer bunlardan ders çıkartmayı bilirse insan, yapması muhtemel hatalardan korunabilme şansı artar.
432- İnsan için aidiyet duygusu olmazsa olmaz bir durumdur. Kimimiz bir etnisiteye aitizdir, kimimiz bir dine, kimimiz daha alt zeminlerde başka mevhumlara. Ait olduğun zaman, ister istemez taraf oluyorsun, ait olduğunun tarafı. Taraf olmak kötü bir şey değildir. Kötü olan taraftarlığı bağnazlıkla eş tutup fanatizme zemin hazırlamaktır.
433 - Kendisini tümden haklı gören biri çok tabidir ki karşısındakine haksızlığı reva görür. Oysa hiç kimse hangi konuda olursa olsun ne tamamen haklıdır ne de tamamen haksız.
451 - Dostundan olmak istemiyorsan maddi ya da manevi ondan hiçbir şey istememelisin. Çünkü bu isteği yerine getirebilmek için yeterli bir imkâna sahip olmayabilir veya böyle bir isteği yoktur. Her iki halde de karşında zor durumda kalır ki insanlar sevdiklerinin karşısında zor durumda kalmaktan hoşlanmazlar. Dost dostun her halinden haberdardır nasılsa ve istiyorsa dostuna yardım edebilir.
452 - Dostuna gerçek bir yoldaş olmak istiyorsan onun uzağındayken bile hep yanı başında olduğun duygusuna sahip olmasını sağlamalısın. Çünkü insan dostunun her an yanında olmasını arzu eder.
453 - Dostuna öyle bir dost olmalısın ki senin yanındayken bütün maskelerinden arınıp gerçekte nasılsa öyle olabilmeli. Ruhunun bütün gizliliklerini, eksiklerini, zaaflarını, güzelliklerini sana açabilmeli. Bunu yaparken ileride bir gün bu itiraflarının kendisi aleyhinde kullanılmayacağından zere şüphesi olmamalı ve kendisini sana karşı korumak ihtiyacı hissetmemelidir.
461 - Yarış bitmeden hiçbir şey bitmiş olmaz.
462 - Düşünmek için en iyi zaman kendini hesaba çektiğin zamandır.
463 - İnsanoğlu her hareketini bir şarta bağlama ihtiyacındadır. Bu niçin böyledir? Ben de bilmiyorum. Ama kim bilir belki de varlığını, var olduğunu öncelikle kendisine sonra da kâinata kanıtlama isteği onu buna yöneltiyor olabilir.
471 - Ölümsüzlük isteğiyle yanıp tutuşan insanoğlu fani olan bu dünyada buna hiçbir şekilde kavuşamaz. Başvurduğu bütün yollar çıkmaz, bütün gayret ve çabası ise boşunadır. Çünkü bu dünyanın da bir ömrü var. Yaratan onu da belli bir zaman için yaratmıştır. Vakti geldiğinde yaratılmış olan her şey gibi onun da bir sonu olacaktır. Tüm bunları biliyor olmasına rağmen bu dünyaya tutkuyla bağlı olması insanın kendi kendine zulmüdür.
472 - İnsan çok yakınındaki şeyleri iyi göremez. Resmin tamamını görebilmek için biraz uzaklaşmak gerekir. Peki, o halde kişiye en yakın olan şey nedir? Elbette ki kendisi… Demek oluyor ki kendimizi tanıyabilmemizin en iyi yolu kendimizden biraz uzaklaşmaktır. Uzaklaşmak ve dışarıdan bakmak… Bu arada kendimize bakarken elimizde bir kalem, kâğıt da olursa iyi olur. Çünkü insan unutur.
473 - Her insanın en azından iyi bildiği bir şey vardır. Bu sebeple işgal ettiği yer sebebiyle hiç kimse küçümsenmemelidir. Çünkü küçümsemek insan ruhunda tamiri zor tahribatlara sebep olur ve aynı zamanda kişilik bozukluğunun da en temel göstergelerinden birisidir.
481 - Somurtmak insanın kendisinin bile katlanamayacağı bir edimdir. Gülümse. Her yer karamsarlıklar içinde bocalayan somurtkanlarla dolu zaten. Pozitif ol.
482 - Yeri geldiğinde düşmanına bile elini uzatabilme anlayışı içinde ol. Kin tutma. Kin tutmak insana intikamcı bir ruh kazandırır. İntikam duygusu içinde yaşamaksa kişiyi mutsuzluğa iter. Mutsuz insan çevresini de mutsuz eder.
483 - Kıskançlık ilkel bir duygudur. Sen hiç kimseyi kıskanma. Başarıyı ve başarılı olanı takdir et, samimiyetle alkışla. Bakarsın bir gün seni de birileri başarından dolayı alkışla
491 – Gelmiş oldukları mevkilere insanlar eğer kendi emek ve çabalarıyla gelmemişlerse kendilerine karşı bir güvensizlik duygusu içinde olurlar. Bu güvensizlik duygusudur ki onların saldırgan bir ruh hali kazanmalarına sebep olur.
492 - Kimi zaman kişinin söylemiş olduğu bazı yanlış sözler asıl söylemek istediğinin üzerini örter ve onu gereksiz nitelemelerle karşı karşıya bırakır.
493 - Unutmak demek tümden hatırdan çıkartmak demek değildir. Unutulması gereken şeyin kişide bırakmış olduğu duyguyu izole etmektir.
501 - Davranışınla bir başkasını rahatsız etmişsen ve buna da üzülmemişsen sen iyi bir insan değilsin demektir.
502 - Mutluluk her hangi bir şeyin tezahürü değildir, o zaten hep vardır. Dileyen eğer isterse onu her an bulabilir. Nerede mi? Elbette kendisinde, kendi derininde, kendi derdinde, kendi deminde.
503 - Gücün en zayıf yanı kendi gücüdür. Çünkü gücüne güvenerek ortaya çıkanın karşısına mutlaka kendisinden daha güçlü biri çıkar.
“Hemen yiyip bitirme,” dedi çocuk, bahçe duvarının
üzerinde birlikte oturduğu arkadaşına. “Tadını çıkart biraz.”
Bahçedeki kümesten iki yumurta aşırıp bunları bakkala götürmüşler bakkal da bu yumurtalara karşılık onlara 8 tane finger bisküvi ile 4 tane lokum vermişti.
Her bir lokumu iki bisküvi arasına koyup ezerek bir tür sandviç yapmış yiyorlardı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!