Fransa - İzlanda basketbol maçı, son periyot.
Fransa 50 sayı fark atmış, maç artık idman maçına dönmüş.
Bir ara tribünlerden üzerinde İzlanda forması olan 4-5 yaşlarında sarışın, güzel mi güzel bir delikanlının ağlarkenki görüntüsü geldi ekrana.
İnsanlarla fikirleri, iddiaları, tavır ve davranışları üzerinden tartışmaktansa doğru sorular sorup iddiasını açık ve net ifadelerle ifade etmesine fırsat vermek daha doğru bir davranış olur.
Bu tercih muhatap tartışmaktan kaynaklanan gerginliği üzerinden atarak rahatlamasını sağlar ve sebepsiz bir savunmanın içine girmesini engeller.
Savunma mecburiyeti yoksa kendini ifade etme isteği doğru bir mecrada ilerler.
İnsanların çoğu öğrenmek istemez. Çünkü öğrenmek zor iştir.
Emek ister, disiplin ister, istikrar ister, en önemlisi de sabır ister.
Ve tabi bildiğini öğretmek gibi bir sorumluluk duygusuna da sahip olmak gerekir.
"Topun arkasına geçmeli." Çokbilmiş spor yorumcusu savunma yapmaya çalışan oyuncu için söylüyor bunu.
Bu cümle çok meşhurdur zaten. Havalı bir cümle tamam ama yanlış kullanılıyor.
Savunma oyuncusu topun arkasına geçmez dostum, önüne geçer.
Ne yazık ki biz boykotu çok yanlış anlıyoruz.
Sanıyoruz ki boykot, kullandığımız bir şeyi her hangi bir sebeple belli bir süre için almamaktır.
O zaman ne oluyor? Sebep ortadan kalktıktan sonra yeniden kullanmanın bir mahzuru yok anlayışı ortaya çıkıyor.
"Sabrın sonu selâmettir." Söylenmiş en güzel sözlerden biridir bu cümle.
Dünyada hiçbir şey sürekli değildir. Her şeyin bir sonu var.
Bu sene de başladı kokmaya.
Adapazarı Şeker Fabrikası çalışmaya başlayınca bacalarından tanıdık bir koku yükselir ve bütün şehre yayılır.
Anlarsınız ki fabrika üretime başlamıştır. Kötü bir koku değildir bu koku. Hatta güzel bile kokar, rahatsız edici değildir.
Âdem Aleyhisselâm insandı.
Soyundan gelenler insanoğlu…
Ne zaman ki insan, insanoğlu durumuna geldi bozulmalar başladı.
İnsana, hayata, dünyaya dair yapıp ettiklerimizin, davranışlarımızın, sözlü ya da yazılı faaliyetlerimizin yeterince ilgi görmüyor olmasından mustarip olabiliriz.
Bu yüzden susmayı tercih edebilir ve bunda da kendimizi haklı görüyor olabiliriz.
Lâkin bu tercih çözüm üretmez. Çünkü 'yeterince' kelimesi görecedir, insandan insana değişir.
Hayatın ne getireceğiyle ilgili olarak insanoğlu hiç bir şey bilemez.
Onu yönettiğini sanır ama asla bir anına bile müdahale edemez. Sadece öyle sanır.
Yaratılmış olanın elinde hayat karşısında kendisini savunabileceği hiç bir silah yoktur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!