361 - Doğru bildiklerimizi ne kadar çok kişiye ulaştırıp etkinleştirir ve benimsetebilirsek yanlış olduğuna inandıklarımızın insanlar üzerindeki etkilerini o oranda azaltmış oluruz.
362 - İnsanların bir birilerini anlamalarının yolu dinlemekten geçer. Kişi dinlerse görecektir ki onu da dinleyenler çıkacaktır.
363 - Mutluluk hedef olmamalıdır. Sadece gelip geçilecek bir menzil olarak da görülmemelidir. Çünkü gelip geçerek geride bırakıldığı zaman elde kalmaz.
371 - İnsan kaynaklı olarak ortaya koyulmuş hiçbir söz, fikir ve anlayışa dayanan mutlak bir doğru yoktur. Tek mutlak doğru Allah kelâmıdır.
372 - Ateşin yanması ve yakması kendisinden kaynaklanan bir durum değildir. Amili öyle murat ettiği için öyledir.
373 - Tarihten ders çıkartmayı bilmeyenler kendi tarihlerini de doğru bir biçimde yazamazlar.
381 - Birini gerçek yüzüyle tanımak için yapıp ettiklerine eleştirel bir gözle bakmak yeterlidir. Yapılan eleştirilere vereceği tepkiler onun ne olduğunu ve gerçek yüzünü hemen ortaya çıkartacaktır.
382 - Önemli olan neyin tarafı olduğunuz değil, neye karşı olduğunuzdur. Çünkü bir şeyin tarafı olmak pasifist bir durumdur ve sadece taraftar olmaktan öteye gitmeyebilir. Oysa bir şeye karşı olmak aktivite gerektirir.
383 – Nerede davaları uğruna kurban edilmişler varsa, orada bu kurbanlar üzerinden ikbal devşirenler de mutlaka vardır.
391 - Yüreğinin sesine kulak vermesi kişiye doğruymuş gibi görünse de çoğu zaman yanlıştır. Çünkü yürek duygulardan hareket eder. Duygular ise doğru bir mantık süzgecinden geçirilmediği için genellikle kişinin hata yapma ihtimalini yükseltir. Doğru olan insanın duygularının yön verdiği kalbine değil de aklına ve muhakeme gücünün yön verdiği mantığının öngörülerine güvenmesidir ki muhtemel hatalarını en aza indirmiş olsun.
392- Bir fikir ne kadar yerli yerinde ve doğru görünüyor olursa olsun pratikte kendisine yer bulamamışsa eğer hiçbir değer ifade etmez.
393 - Hiç kimse hiçbir zaman elde etmek istediklerinin tümüne sahip olamaz. Kişi sahip olduklarıyla yetinip şükretmeyi bilmelidir. Şükürsüzlük insanı mutsuz eder. Mutsuzluk ise hayat karşısındaki duruşunu etkiler.
401- Hayat bu, kimi zaman aldanır, kimi zaman aldatır insan. Aslında her iki halde de kişi sadece kendisiyle baş başadır ve sadece kendisi için yaşar.
402- Bir insanın bir başkasını etkisi altına almak istemesi bir tür kişilik zaafıdır.
403- Her cevabın geçmişinde mutlaka bir problem vardır. Mademki problem var o halde onu çözmek için çaba sarf etmek gerekir. Hiçbir çaba boşuna değildir, mutlaka meyvelerini verir.
411 Hayatımızdan sevmediğimiz ve istemediğimiz şeyleri çıkartıp atabilmemiz için sevdiklerimizin ve istediklerimizin gerçek değerini vermeyi bilmeliyiz ki yapmak istediğimiz şeyi yapabilme cesareti ve fırsatı bulabilelim.
412- Söylenen söz çoğu zaman söylendiği yerde kalır ve zamanla unutulur gider. Oysa eylem tabiatı gereği ortaya somut şeyler koyar ve elbette ardında mutlaka bir iz bırakır.
413- Her insanın şeytanı kendi içindedir. İyi de kötü de biziz. Şeytanımızı besleyip var etmek ya da onu ortadan kaldırmak yine bize bağlıdır. Verilecek olunan karar sadece bize ait olacaktır.
Her insanın hayata ve çevresine söyleyeceği bir sözü mutlaka vardır. Bu çok normaldir. Asıl bunun tersi bir durum anormaldir.
Söylenecek bir sözü varsa kişinin söylemeli, yüksünmemeli, çekinmemelidir. Buna karşılık olarak da söylediği söze kimin ne şekilde karşılık vereceği çok da önemli değildir.
Elbette söylenen söz birilerini memnun edeceği gibi bazılarını da rahatsız edebilir. İşin bu tarafı söyleyeni fazla ilgilendirmemelidir.
11 şehrin yerle bir olduğu depremden saatler sonra adam "Allah'ın izniyle bir yıl sonra evleri teslim etmeye başlayacağız," dediğinde onun verdiği her sözü yerine getirdiğini bilen ve hiç şüphesiz inanan biri olarak ben bile "Ah be Cumhurbaşkanım nasıl olacak bu?" diyerek bir "acaba" ile iç çekmiş koltuğa yığılıp kalmıştım.
Teslim törenini akşam haberlerden izledim. İzlerken gözlerim yaşlı, çocuklar gibi sevinçli ve neşeliydim.
İnanmak böyle bir şey işte.
141- Nereye bakacağını bilirsen aradığını bulursun.
142- Herkesi memnun edemezsin, kendini memnun et yeter.
143- Her yürüyüş ileriye doğru atılan bir adımla başlar.
151- Susmak onaylayıp kabullenmek demektir.
152- Gerçekten inanırsan başarırsın. Çünkü inanmak başarmak için yeterlidir.
153- Sen yola çık yürü. Doğruysa yolun, sana katılanlar mutlaka olacaktır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!