Hoca öğrencileriyle birlikte dolaşırken bir mezarlığa rast gelirler. Hoca efendi aniden durur, bir mezara yönelir ve başında dikilip öğrencilerine dönerek,
“Bu kabirde yatan kişinin tekrar dünyaya dönmesi mümkün olsaydı neyle uğraşırdı?” Diye bir soru sorar.
Öğrencilerden biri, “Elbette ki 5 vakit namazını hiç kaçırmadan hem de cemaatle kılardı,” dedi.
Osmanlı Devleti’nin en büyük hat sanatı ustalarından biri olan Hafız Osman Efendi emekli olduktan sonra kalan ömrünü sükûnet için geçirmek istediği için o devrin en sakin ve huzurlu mekânlarından biri olan Üsküdar’ı seçer ve orada hayatını sürdürmeye devam eder.
Derken günlerden bir gün bir iş için Beşiktaş’a geçmek ister. Sahilden kayığa biner Yol bitmek üzereyken kayıkçı ücreti ister. Elini kuşağına atan Hafız Osman Efendi para kesesinin yanında olmadığını anlar.
Ne yapması gerektiğini düşünürken aklına bir çare gelir. Kayıkçıya “Efendi yanıma para almayı unutmuşum. Ben sana bir “vav” harfi yazayım, bunu sahafa götür karşılığını alırsın,” der. Kayıkçı çaresiz yüzünü ekşitip söylene, söylene yazıyı alır.
Memleketin birinde Çürük Ali Usta isimli bir ip ustası varmış ip, urgan, halat gibi günlük işlerde kullanılan eşyalar imal eder satarmış.
Lâkin bu Çürük Ali Usta yaptığı iplerin, urganların malzemesinden çalarmış. Bu yüzden de ipleri çürük olur fazla dayanmaz olmadık yerde kopar kazalara sebep olurmuş.
Lakabının ‘çürük’ olması da bu sebeptenmiş.
Üsküdar'da denize yakınlıklarıyla bilinen iki Selâtin Camii bulunur. İlki Üsküdar iskele meydanındaki Yeni Valide Camii, diğeri ise Mihrimah Sultan Camii'dir.
Bu camilerin güzel, gür ve yanık sesli müezzinleri, sabah ezanlarını karşı sahildeki müezzinlerden daha önce okurlarmış.
Amaçları Yıldız Sarayı'ndaki padişaha, sabahın sakin vaktinde seslerini duyurup padişahın dikkatini çekmek, ihsan koparmak, sonunda saray müezzinliğine tayinlerini sağlamakmış.
İsrail Filistin'de her geçen gün daha fazla toprağı işgal ediyor?
Sadece Filistin değil Suriye’ye ait Golan Tepeleri'ni de işgal altında tutuyordu, şimdilerde ilhak etmenin planlarını yapıyor.
hava soğuk buz gibi esiyor rüzgâr
serçe kuşları sessiz
motor homurtuları kesiyor geceyi
ve uzaklardan ışık ışık yayılıyor ezan
bir çocuk ağlaması içli
acıkmış belli
- Yaşlan ama paslanma.
- Kuru ama çürüme.
- Çaptan düş ama gözden düşme.
Kendilerine çok güveniyorlardı. Hükümeti devirip devleti ele geçireceklerinden o kadar emindiler ki başlattıkları operasyondaki büyük açıkları bile görmezden geldiler. Nasılsa devlet ellerine geçtiği zaman bu açıkları, hukuksuzlukları kimse onlara göstermeye cesaret edemezdi.
Yargı ellerindeydi, polis de öyle. Devletin pek çok biriminde yıllar ve yıllar boyu çok iyi örgütlenmişler ve hiçbir engelle karşılaşmadıkları gibi destek bile görmüşler ve devletin içine sinsice sızmışlardı. Engelle karşılaşmamışlardı çünkü bukalemun gibi her renge girmek bunların en önemli karakteristik yapılarıydı ve bu sebepten kendilerini iyi saklıyorlardı.
tek kişilik bir şeydir sevmek
sen sev
isterse o sevmesin
ve sabrı öğretir beklemek
sen bekle
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan A Haber Kanalı’nda katıldığı bir canlı yayında sorulan bir soru üzerine Koç grubu Yönetim Kurulu Mustafa Koç ve kardeşi Ali Koç’la bir görüşme yaptığını söyledi.
Gazeteci Mehmet Barlas’ın açıkladığına göre Kuzey Irak Lideri Mesut Barzani’nin aracılığıyla alınmış bu randevuyla yapılan görüşmede Sayın Başbakan Koç Grubu temsilcileriyle ekonomik konulardan söz ettiklerini anlattı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!