981- Başarma isteği her ne kadar hırs kavramını tetiklemek gibi bir handikap oluşturuyor olsa da aslında kaynağını kıskançlık duygusundan alır. ”Kıskançlığın oluşmasına izin vermeyerek hırsı ortadan kaldırmak...” Püf noktası bu olmalıdır. Hırsın yerini azim gibi daha olumlu bir anlayışa bırakmak kişiyi doğru bir rotaya sokar.
982- Kazanmak istemenin kötü bir yanı yoktur. Yeter ki yarışın şartları geçerli ahlâki ve toplumsal kuralların izin verdiği ölçüler içinde belirlensin. Ve yine bu kuralların herkese eşit olarak uygulanıyor olmasına dikkat edilmesi konusunda üzerine düşeni yapsın.
983- Kişisel bazda kazanmak bu dünya için ne kadar elzemse, aynı şey insanın ahireti için de geçerlidir ve ahireti kazanmanın yolu da bu dünyada girilecek yarışlardan alınacak dereceler sayesinde mümkündür.
991- Hayatın zorluklarına karşı direnebilmek ve mücadele edebilmek için insanın zaman zaman yardıma ve kılavuza, ihtiyacı olur. Tıkandığında danışabileceği, bilgisine güvenebileceği kılavuzlara da başvurmak durumunda kalır. Çünkü insan asla tek başına başaramaz.
992- İslam düşmanlarının daha İslam’ın yayılmaya başladığı ilk yıllardan itibaren vizyona koyduğu yıpratma, yozlaştırma ve mümkünse yok etme politikasını hiç bıkmadan, usanmadan günümüze kadar taşımış olmaları ve bu mücadelelerinden de asla vazgeçmemeleri onların İslam dinine olan kinlerini göstermesi bakımından çok çarpıcı bir örnektir.
993- Biz Müslümanların ağır bir vurdumduymazlık ve umursamazlık içinde olmamız ne yazık ki yüce dinimizin düşmanlarının umutlarını ve cesaretlerini taze tutmalarına imkân sağlamakta, bitmek tükenmek bilmeyen kinlerini kusmak için uygun zeminler bulmalarına yardımcı olmaktadır.
Kudüs peygamberler şehri… Tarih boyunca sürekli ilgi odağı olmuş asla kimseye yar olmamış hasret şehri… Ve Vahiy kültüründen neş'et eden birçok medeniyetin beşiği…
Tarihin en eski medeniyetlerine yurt olmuş üç semavi dinin (Musevilik, İsevilik ve İslam’ın kutsal şehri…
Müslümanların ilk kıblegâhı, Mekke ve Medine’den sonra üçüncü kutsal şehri…
Biz Müslümanların Kitabı Kur’an’ı Kerim’de yazdığı üzere Efendimiz Aleyhisselâtu vesselâmın Mirac’a yükseldiği bir şehir olarak da gönlümüzün tahtında yer bulmuş kadim şehir…
küskünüm saatlere
küskünüm günlere aylara
sensiz geçen yıllara
küskünüm bahara yaza
ömrümü kışa çeviren şu kara
küskünüm sana
531 - Endişeleri ayaklandırmak insana sorular sordurur.
532 - Hayaller kurmak gerekir, evet. Çünkü hayal kurmak insanı gerçeklere götürür. Hayal kurmaktan, hem de çok büyük hayaller, hiç olmayacakmış gibi görünen hayaller kurmaktan çekinmemelidir insan ama bir şeyi de asla hiçbir zaman unutmamalıdır: Hayallerin gerçekleştirme aşamasında yetenekler, planlamalar ve uzmanlık işin içine girmemişse ortaya çıkacak olan şey ne yazık ki büyük bir hayal kırıklığı olur.
533 – Allah’a ve onun peygamberi Muhammed aleyhisselâtu vesselama iman etmiş olmak bu fırtınalı hayatın içinde sığınılabilecek dingin, asude bir limandır. İnsanın ayakta kalmasını, devam edebilmesi için soluklanmasını, moral bulmasını sağlar.
541- Bakmak, algılamak ve anlamak için atılan ilk adımdır, izlenim oluşturur, daha fazlasını değil. Daha fazlası görmekle mümkün olur. Görmeye başladığın andan itibaren anlamaya da başlarsın.
542- Birileri çıkıp sizi arkanızdan itiyor ve "ileri," diyorsa dönüp arkanıza bir bakmanız, bakıp sizi kimin ittiğini görmeniz bir de sizinle birlikte yürüyüp yürümediğini öğrenmeniz gerekir. Yürüyorsa eğer nereye kadar yürüyeceğini sürekli kontrol etmeniz de elzemdir. Aksi durum aldatılıyorsunuz anlamına gelebilir.
543- Güle ulaşabilmek için önce dikenleri geçmek lazım.
561-Ne kadar iyi bilirsen bil eğer yeteneğin yoksa öğretemezsin. Öğretmek çok daha başka bir şeydir.
562-Başarısızlık karşısında bile asla yılmamak bir sonraki denemede kazanmak için atılan en önemli adımdır.
563- Kişi bir kimseye güvenmek için her hangi bir sebep aramaz, güvenir, sadece güvenir Hepsi bu kadar… Elbette güven duygusunun oluşmasının bir takım verilere dayanması doğaldır. Durup dururken bu duygu ortaya çıkmaz. Ama belirginleşmeye başlamasından sonra artık nedenler bir kenar bırakılmalıdır.
571- Somut bir gerçeği inkâr etmeye kalkışmak o gerçeği kabul etmek anlamı taşır.
572- İnsan herkesten önce kendisine merhametli olmalıdır. Kendisine iyi davranmayan birinin başkalarından iyilik beklemesi gerçekçi bir şey değildir.
573- İnsanın didişmesi sadece kendisiyledir, hep ve her zaman. Bu durumunu başka taraflara kanalize etmeye çalışmasıysa sadece kendisinden kaçmak isteyişine bir kılıftır.
581- Birileri çıkıp senin dilinle kendi fikirlerini söylemek isteyebilir. Buna asla izin vermemek lazımdır. Çünkü o zaman kendi fikirlerini söylediğini sanarak başkalarının sana dikte ettirdiklerini söylemiş olursun. Bunun için yapılacak olan şey her hal ve şartta ne olursa olsun asla bir başkasının sana söyletmek istediğini değil kendi söylemek istediğini söylemek için çaba göstermelisin. Bunun nasıl olacağını ise yine kendin bulmalısın.
582- Her ne kadar babalar harmanlayıp karıyorsa da evlatlar analarının eserleridir. Bu sebepten onların evlatlarına bakışlarında babalarınkinden çok daha başka bir anlam yüklüdür. Çünkü annelerin evlatlarına bakışlarında bir sanatkârın eserine bakışındaki o başarmış olmanın (neyi başarmışsa artık) iç huzuru ve gururu vardır.
583- Merak duygusuyla hareket edip, soruların peşine takılan insan için geçmişin hikâyeleri ve efsaneler zengin birer hazinedirler.
591-Sürekli olarak yenilmek zaman ilerledikçe kişide bir takım fiziksel ve ruhsal arazların oluşmasına sebep olur. Eğer gerekli görülüyorsa bu gibi insanları tedavi etmenin en pratik ve kolay yolu kazandıklarını sanmalarını sağlamaktır.
İnsan hata yapar. Zaman zaman vehimlere de kapılabilir. Bu çok normal bir durum. Normal olmayan bunu göremiyor olmasıdır. Zaten hatalar zincirinin uzaması da bu körlük sebebiyledir.
592 -Bir şeyi eleştirmek demek onun karşısında olmak demek değildir. Yanlış buluyorsan eleştirmek yeterli değildir. O yanlışa karşı tavır da almak gerekir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!