31– Hayat yolu kimi zaman yukarı doğru çıkarken kimi zaman da aşağı doğru iner. Ne çıkarken sevinmeli ne de inerken üzülmelidir. Her iki durum da Cenab-ı Hakk tarafından insana verilmiş bir nimettir; anlayabilirse eğer. Verene şükredip verilenin kıymetini bilmek ibadettir.
32 - Hatalarını başka yerlerde değil de kendinde ara ki bahaneler üretmeyesin. Çünkü ürettiğin bu bahanelerin ardına saklanıp hatalarının oluşmasının asıl sebeplerini gözden kaçırırsın.
33 - Eğer sahip olduğun gücün tamamını ortaya koyarak mücadele etmişsen, yarışın hakkını vermişsin demektir. Kazanmış olman ödülün olur. Ama kaybetmiş olsan da üzülme, kimse seni suçlamaz. Bilakis cesaretin ve azminden dolayı daha çok alkışlar ve takdir eder.
521- Bilmediğini bilmek öğrenmeyi teşvik eder. Bilmeyip de bildiğini sanmak ise insanı cehalete iter.
522 – Küçük de olsa ileri doğru atılan her adım, atılması muhtemel diğer adımların öncüsüdür.
523 – Yeniden başlamak diye bir şey yoktur insan hayatında. Çünkü zaten bir noktaya gelinmiştir. Bu noktada mola verir, bir süre dinlenip enerji toplarız ve sonra kalkar kaldığımız yerden yürümeye davam ederiz.
441 – Affetmek, insanın yüreğindeki yükü ortadan kaldırır.
442- Kaynamak buharlaşmaya neden olur. Buharlaşmak demek azalmaya başlamak demektir. İstim üzerinde olmak iyidir ama kaynamamak kaydıyla.
443- Verilene rıza gösterip şükretmek, Allah'a iman etmiş olmanın bir cüzü olan kadere imanın bir çeşit yansımasıdır.
511 - Sorun gibi görülen pek çok şeyin en temelinde insanoğlunun bitmez tükenmez ihtirasları vardır. İnsan bu ihtiraslarından kurtuldukça sorun gibi görülen pek çok şey kolaylıkla çözüme kavuşur.
512 –Yasaklamak yerine bilgilendirmek, aydınlatmak, yol göstermek, tavsiyede bulunmak daha doğru bir davranıştır. Ama tüm bunları yaparken de asla buyurgan olmamak gerekir.
513 - Biri maruz kaldığı ithamlar karşısında kendisini doğru bir biçimde savunmak yerine bağırıp çağırarak tepki veriyorsa, bilinmelidir ki büyük bir ihtimalle bu ithamlar doğrudur. Kendisi ya suçludur ve suçunu gizlemek için bu şekilde davranıp onu maskelemek çabası içindedir, ya da sakladığı bir şey vardır onun üzerini örtmeye çalışmaktadır.
531 - Endişeleri ayaklandırmak insana sorular sordurur.
532 - Hayaller kurmak gerekir, evet. Çünkü hayal kurmak insanı gerçeklere götürür. Hayal kurmaktan, hem de çok büyük hayaller, hiç olmayacakmış gibi görünen hayaller kurmaktan çekinmemelidir insan ama bir şeyi de asla hiçbir zaman unutmamalıdır: Hayallerin gerçekleştirme aşamasında yetenekler, planlamalar ve uzmanlık işin içine girmemişse ortaya çıkacak olan şey ne yazık ki büyük bir hayal kırıklığı olur.
533 – Allah’a ve onun peygamberi Muhammed aleyhisselâtu vesselama iman etmiş olmak bu fırtınalı hayatın içinde sığınılabilecek dingin, asude bir limandır. İnsanın ayakta kalmasını, devam edebilmesi için soluklanmasını, moral bulmasını sağlar.
541- Bakmak, algılamak ve anlamak için atılan ilk adımdır, izlenim oluşturur, daha fazlasını değil. Daha fazlası görmekle mümkün olur. Görmeye başladığın andan itibaren anlamaya da başlarsın.
542- Birileri çıkıp sizi arkanızdan itiyor ve "ileri," diyorsa dönüp arkanıza bir bakmanız, bakıp sizi kimin ittiğini görmeniz bir de sizinle birlikte yürüyüp yürümediğini öğrenmeniz gerekir. Yürüyorsa eğer nereye kadar yürüyeceğini sürekli kontrol etmeniz de elzemdir. Aksi durum aldatılıyorsunuz anlamına gelebilir.
543- Güle ulaşabilmek için önce dikenleri geçmek lazım.
561-Ne kadar iyi bilirsen bil eğer yeteneğin yoksa öğretemezsin. Öğretmek çok daha başka bir şeydir.
562-Başarısızlık karşısında bile asla yılmamak bir sonraki denemede kazanmak için atılan en önemli adımdır.
563- Kişi bir kimseye güvenmek için her hangi bir sebep aramaz, güvenir, sadece güvenir Hepsi bu kadar… Elbette güven duygusunun oluşmasının bir takım verilere dayanması doğaldır. Durup dururken bu duygu ortaya çıkmaz. Ama belirginleşmeye başlamasından sonra artık nedenler bir kenar bırakılmalıdır.
571- Somut bir gerçeği inkâr etmeye kalkışmak o gerçeği kabul etmek anlamı taşır.
572- İnsan herkesten önce kendisine merhametli olmalıdır. Kendisine iyi davranmayan birinin başkalarından iyilik beklemesi gerçekçi bir şey değildir.
573- İnsanın didişmesi sadece kendisiyledir, hep ve her zaman. Bu durumunu başka taraflara kanalize etmeye çalışmasıysa sadece kendisinden kaçmak isteyişine bir kılıftır.
581- Birileri çıkıp senin dilinle kendi fikirlerini söylemek isteyebilir. Buna asla izin vermemek lazımdır. Çünkü o zaman kendi fikirlerini söylediğini sanarak başkalarının sana dikte ettirdiklerini söylemiş olursun. Bunun için yapılacak olan şey her hal ve şartta ne olursa olsun asla bir başkasının sana söyletmek istediğini değil kendi söylemek istediğini söylemek için çaba göstermelisin. Bunun nasıl olacağını ise yine kendin bulmalısın.
582- Her ne kadar babalar harmanlayıp karıyorsa da evlatlar analarının eserleridir. Bu sebepten onların evlatlarına bakışlarında babalarınkinden çok daha başka bir anlam yüklüdür. Çünkü annelerin evlatlarına bakışlarında bir sanatkârın eserine bakışındaki o başarmış olmanın (neyi başarmışsa artık) iç huzuru ve gururu vardır.
583- Merak duygusuyla hareket edip, soruların peşine takılan insan için geçmişin hikâyeleri ve efsaneler zengin birer hazinedirler.
591-Sürekli olarak yenilmek zaman ilerledikçe kişide bir takım fiziksel ve ruhsal arazların oluşmasına sebep olur. Eğer gerekli görülüyorsa bu gibi insanları tedavi etmenin en pratik ve kolay yolu kazandıklarını sanmalarını sağlamaktır.
İnsan hata yapar. Zaman zaman vehimlere de kapılabilir. Bu çok normal bir durum. Normal olmayan bunu göremiyor olmasıdır. Zaten hatalar zincirinin uzaması da bu körlük sebebiyledir.
592 -Bir şeyi eleştirmek demek onun karşısında olmak demek değildir. Yanlış buluyorsan eleştirmek yeterli değildir. O yanlışa karşı tavır da almak gerekir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!