hava soğuktu
yağmur yağıyordu
üşümüştüm
ıslanmıştım
acıkmıştım
sen yoktun
Ey âlemlere rahmet olan Allah'ım sen her şeyi görensin, her şeyi bilensin.
Yarattığın her şeyi bir hikmet üzre yaratırsın.
Biz sadece zannederiz, Sen bilirsin.
Sen Kadiri Mutlak tek bir Allah'sın.
Bu ülke senin düşmanlarının karşısında ayakta kalan son ülkedir.
Koru bizi, muhafaza eyle.
Efendim ünlü bir darb-ı meseledir. Denir ki "aptal eşeği yol kocatır.”
Eskiden, hani şu 'teknoloji' dedikleri şeyin ülkemizde pek bilinmediği zamanlarda bir yerden bir yere yeni yol açılacağı zaman bir eşeğin yularını salarlar ardından giderek yeni yolu çizerlermiş.
Ben anlatanın yalancısıyım. Eşek serbest bırakıldığında gideceği yönde en kısa yolu bulur o yoldan menziline varırmış.
Sabah namazını kıldı. Kalktı mutfağa gitti. Buzdolabını açtı, bakındı. Ona buna dokundu. Birini tutup aldı. Sonra vazgeçti.
Şimdi sabah sabah, hanımının her fırsat bulduğunda "hem 'belim ağrıyor yol yürüyemiyorum, biraz kilo vermeliyim' diyorsun hem de durmadan yiyorsun." sözüne bilmem kaçıncı kere muhatap olmanın âlemi yoktu.
Elindekini bıraktı. Dolabın kapısını kapattı ve tam kapıya yönelmişti ki masadaki meyve tabağında elmaların içinde armutu gördü.
*- İçeride dışarıda cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a karşı olanların asıl dertleri, 10 yıllardır avuçları içine alıp diledikleri gibi yönlendirdikleri, sömürdükleri ülkemizi son 16 yılda artık yönlendirip sömüremez olmalarıdır. Bu yüzden her yenilgilerinde giderek daha da saldırganlaşıyorlar.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a karşı olanların asıl dertleri, ülkedeki enflasyon sayesinde ellerindeki parayı yüksek faiz gelirlerine yönlendirip yan gelip yatarak çalışmadan, üretmeden ceplerini doldurma imkânlarının ellerinden alınmasıdır. Bu yüzden ona giderek daha da büyük bir kin duyuyorlar.
*- Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a karşı olanların asıl dertleri, her bireyin artık kendi düşüncesini, yaşam biçimini, dini yönelimlerini, hiç kimsenin tasarrufu ve tasallutuna bırakmadan kendi özgür iradesiyle dillendirebiliyor olmanın kendi üzerlerinde bırakmış olduğu “artık yönetemiyor olmak” duygusunun üzerlerinde bırakmış olduğu ağırlığı kaldıramıyor olmalarıdır. Onlara göre düşmüş oldukları bu durumun sorumlusu Sayın Cumhurbaşkanıdır. Bu yüzden Sayın Başkana karşıdırlar.
Ebû'l-Haseni'l-Harkânî (k.s) hazretleri şöyle anlatır:
İki kardeş vardı. Bu iki kardeşin hizmete muhtaç bir anneleri vardı.
Her gece kardeşlerden biri annenin hizmeti ile meşgul olur, diğeri Allah Teâlâ'ya ibadet ederdi.
Million Taşı, İstanbul’un Eminönü semtinde Sultanahmet - Ayasofya Meydanı'nda Divan Yolu’nun başlangıcındaki su terazisinin yanında küçük bir taşın ismidir.
Artık yıkılmış olan büyük bir anıtın köşe kısmını oluşturan Million Taşı günümüzde hâlâ ayakta duruyor olmasına rağmen bulunduğu yerde çevresinin açık olmaması sebebiyle fazla dikkat çekememekte ve neredeyse kaybolmuş bir haldedir.
Zamanında taşın bulunduğu anıtta Konstantinopolis'in imparatorluktaki önemli kentlere olan uzaklığının yazılı olduğu bir blok bulunmaktaymış. Bizanslılar, bütün ülkelerin uzaklıklarını bu taşa göre ölçerlermiş.
anadolu anadolu güzel ülkem mağrur ülkem
anadolu anadolu ana kucağı gibi ülkem
anadolu anadolu her garibe vatan ülkem
anadolu anadolu canım sana feda ülkem
İsmi lazım değil kendisini dindar olarak tanımlayan bir yazar yapılacak olan bir genel seçimi işaret ederek “Cenabı Allah bu sefer sol dedi,” anlamına gelen bir cümle kurmuş yazmış olduğu bir makalesinde. Üstelik bu cümlesini bir ayeti kerimeyle de sözüm ona desteklemiş.
Allah sol partiye oy verilmesini söylemiş. Kime? İsmi lazım değil bu yazarın bir yakınına. Nerede? Rüyasında…
Bu gibi durumlarda Allah’ın (c.c) ismini ağzınıza alma cüreti gösteriyorsanız inandırıcı olabilmek için rüya gerekçesinden başka hiçbir gerekçe ileri süremezsiniz. Çünkü Allah yaratılmış hiçbir faniyle yüz yüze görüşmemiştir.
Genç adam evinin alt katında marangozluk yapıyordu. Kapı ve pencere konusunda uzmandı. Fakat plâstik pencereler yaygınlaşınca ahşap olanlara rağbet azaldı.
Bu yüzden işler iyi gitmiyordu. Üstelik de çocukları büyümüş biri hariç okula başlamıştı. Masrafları artınca yanındaki kalfasına yol verdi. İşe biraz daha erken koyulur yardımcıya ayırdığı parayı çocukların harçlığına katardı.
Adam bir gün çalışırken elektrik kesildi. Ve uzun süre beklediği halde gelmedi. Aksi gibi o akşamüzeri teslim etmesi gereken birkaç pencere vardı. Boş kalmayı sevmezdi. Planyayı yağladı talaşları süpürdü. Biraz dinlenmek için eve çıkarken sigortaya göz attı. Eğer yanılmıyorsa bu iş normal değildi. Biri gelip sigortayı kapatmış olmalıydı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!