651- İnsanoğlu hayatın içinde gideceği menzile doğru bir nehir gibi akar. Bu akışta zaman zaman durup göllenir ve birikir sonra yeniden akar.
652- Ortada somut veriler yokken birinin bir başkasını suçlamaya başlaması suçlayanın söyleyecek sözünün kalmadığını gösterir.
653- Kavuşmak bir bitiş anıdır ve tabi bir anlamda sahip olmak anlamı da taşır. Sahip olduğun anda, sahip olduğun şeyin değeri sende artık sıfır düzeyindedir. Çünkü o artık senindir, değerini de ancak sen koyabilirsin.
661- Vermeyi bilmek, üstelik bir de elindeki en değerli şeyi verebilmek her kişinin yapabileceği bir şey değildir. Bunu ancak yüksek ruhlu insanlar yapabilirler. Çünkü insan bencildir ve fayda sağlamayacaksa asla elindekinden vaz geçmez.
662- Başkalarının dikkatini çekmek için ortalıkta dolaşıp durmak beyhude bir çabadır. Çünkü gözlerden uzak kaldığın andan itibaren seni kimse hatırlamaz. Hatırlanmak istiyorsan eğer insanın hayrına olacak bir şeyler ortaya koymalısın.
663- Toplumları bir arada tutan en önemli faktör adalettir. Adaletin olmadığı toplumlarda radikalizm ortaya çıkar ve fanatizm güç kazanır. Fanatizm demek kargaşa demektir. Kargaşanın hüküm sürdüğü hiç bir toplum hayatiyetini sürdüremez ve gün gelir yok olur.
671- İnsan ön kabullerini bir kenara koyup ne kadar geniş bir pencereden bakarsa, etrafını o kadar daha net ve iyi görüp algılar. Tabi aynı zamanda çevresine daha anlayışlı ve hoşgörülü olmayı başarıp doğru bir düşünme biçimi elde ederek doğru bir sorgulamayla görüneni değil görünenin ardındakini görmenin yollarını araştırır.
672- Evet, düşünmek insana özgü bir şeydir. Çünkü onu düşünmeye sevk eden şeyden yola çıkarak ortaya çıkmış olan konuyu derinlemesine irdeler. Düşünen beyin soru sorar. Soran aramaya başlar. Arayan da aradığını mutlaka bulur.
673- İnsan söyleyeceğini muhatabının gözlerinin içine bakarak ve direkt olarak söylemelidir. Çünkü mertlik bunu gerektirir. Yiğit olan söyleyeceğini evirip çevirmeden dosdoğru söyler. Lafı dolandırmaz. Çünkü lafı dolandırmak demek kişinin kendisine ve fikrine olan güvensizliğini gösterir.
681- Yaşadığı hayattan ötürü hiç kimseyi kınayıp ayıplamamak lazım. Kimin ne olacağını ancak Allah bilir.
682- İnsanoğlu kusursuz yaratılmış bir varlıktır. Kusurlu bir hale gelmişse eğer bu onun tercihleri yüzündendir.
683- Güven insanlar arasındaki ilişkilerin temelini oluşturur. Güven yoksa başka hiçbir mevhum çok da işe yaramaz.
691- Niyetin karşındakine bir şeyler anlatmaksa eğer, doğru kelimeleri bulup yanlış anlaşılmaya izin vermeyecek net ve basit cümleler kuracaksın ki maksat hâsıl olsun.
692- Yaşadıkları yerlerde mezarları olmayan insanlar için o topraklar vatan değil sadece üzerinde ömür sürdükleri bir toprak parçasıdırlar.
693- Bir ailenin bireylerini birbirine bağlayan birincil etmen sevgi değildir. Onları birbirlerine bağlayan asıl şeyler birbirlerine olan saygıları ve birlikte oldukları zaman aldıkları haz ve mutluluktur. Son tahlilde bunlar da zaten sevgiyi doğururlar.
701- Her insan yüreğinde bir dünya taşır. Ve bu dünyada kimi zaman çiçekler açar bahar olur, kimi zaman karlar yağar don olur, kimi zaman da volkanlar patlar, kavurur. Yani kısacası Dünya neyse insan odur.
702- Provokatör, ortamı hazırlayan kişidir. Eylem yapmaz yapılmasının gerçekleşmesi için gerekli olan şartların oluşmasını sağlar ve geri çekilip ortadan kaybolur.
703- Bir davaya inanmışsan o davanın militanı olacaksın. O kadar ki canından bile aziz bileceksin. Ama dava da dava olacak hani. Cenabı Hakk'a muhalif olmayacak.
711-Hepimiz riyakârız. Düşüncelerimizin ve suretimizin üzerindeki maskeleri kaldırmadıkça da bu durum böyle olmaya devam edecektir.
712-Hiç kimseden hiçbir şey beklememek insanın akıl ve ruh sağlığını korur. Çünkü beklemek yıpratıcıdır, elde edememek yıkıcı.
713- Düştüğünde kalkmayı başarabilirsen, başarmak için çıktığın yolda yürümeye devam etme şansın olur.
71- Ne yaparsan yap, faydalı şeyler yap ama kendin için değil Allah rızası için.
72 - İyi bir başlangıç başarı için ne kadar gerekliyse iyi bir planlama da bir o kadar gereklidir. Bu ikisinden biri yoksa başarı da yoktur.
73 – Dil, çoğu zaman insan için bir tür tatmin aracı olarak kullanılır.
721- İnsanı tutkuları esir alır. Tutkularından ne kadar uzaklaşırsan o kadar özgür olursun.
722- İnsan hayatı boyunca hep yalnızdır fakat bunu çevresinden el ayak çekilmedikçe anlayamaz.
723- Davranışlarımızı ve kararlarımızı zaman zaman sorgulamalı ve doğru olup olmadıkları konusunda onları teste tabi tutmalıyız.
751- Her insan ne kadar şikâyet ederse etsin yaşadığı hayattan memnundur aslında. Bu durumun en büyük kanıtı ise şikâyet etmiş olduğu hayatı (öyle görünüyor olmasına rağmen) değiştirmek için gerçek bir çaba sarf etmemesidir.
752- İnsanoğlunun en büyük açmazı yetinmeyi bilmeyip açgözlü davranması ve bu eksikliği nedeniyle de bu güzelim dünyayı kendisine yaşanmaz hale getirmesidir. Halbuki olumsuz değil de olumlu düşünebilse ve biriktirmeci değil paylaşımcı olsa… Böylesi daha güzel değil midir?
753- Anlaşmazlıklar alt üst oluşları da yanlarında taşırlar ve elbette kargaşayı da. Sonuç yıkım ve yok oluştur. Yıkımların ardından yeniden toparlanabilmek için çok büyük emek ve maliyet gereklidir. Bu sebepten maliyetler birileri için kazanç kapısıdır. Onun içindir ki kargaşaların ardında mutlaka birilerini hesabı vardır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!