Zalim zulmetme cüretini elindeki güçten alır. Ama bilinir ki hiçbir zulüm ilelebet hüküm sürememiştir.
Zaten zalimin elinde tutmuş olduğu gücü ortadan kaldıracak olan şey de o gücün bizzat kendisidir.
Çünkü her şeyin daha büyüğü mutlaka vardır ve her büyük kendisinden daha büyüğe değil, kendisinden daha küçüğe yönelir.
"Belçika maçı nerelerden getirip bu hale taşıdı. Müthiş, işte böyle basketbol hatalar oyunu," diye heyecan içinde konuşuyor anlatıcı.
Basketbol hatalar oyunu, futbol hatalar oyunu, voleybol hatalar oyunu, hentbol...
Bütün anlatıcıların dilinde bu deyim. 'Hatalar oyunu.'
İnsanoğlu bünyesinde yaradılıştan gelen olumlu ve olumsuz pek çok duyguya sahiptir.
Kıskançlık da bu duyguların olumsuz bölümünde yer alır.
Kıskançlık ve benzeri olumsuz duyguların yok edilebilmesi mümkündür elbette ama zor olduğunu da biliriz.
Huzur ve mutluluk kavramları insanın kendiyle barışık olması ya da olmaması durumuna göre anlam kazanır.
Nefsiyle barışık olmadıkça nereye giderse gitsin, ne yaparsa yapsın, toplumsal statüsü ne olursa olsun huzuru da manevi zenginliği de bulması kolay değil. Hatta belki mümkün de değil.
Elbette insanın hayata dair umutları, beklentileri, kaygıları, oluyor. Bu çok doğal… Hayat hep düz bir yol değil, inişler de var, yokuşlar da.
Gelen gider kim kalmış ki dünyada.
Annenden doğduğunda yalnızdın, giderken de yalnız olacaksın. Zaten hayatın boyunca da yalnızdın.
Çevrendeki her şey, ama her şey sadece bir yanılsama, illüzyon. Tıpkı bu dünyanın kendisi gibi.
Hırs yakıcı, kavurucu, aman vermez bir büyük beladır.
İnsanı her şeye sahip olmaya iter ve asla doymak bilmez, tatmin olmaz.
Bencildir de, kıyıcı ve acımasızdır.
Ne yiyip içtiğin, nerede eğlendiğin, hangi marka telefon kullanıp, hangi marka araca bindiğin, ayakkabının, pantolonunun markası kendi işi gücüyle ilgilenen, çevresine değer veren, insana saygı ve sevgi çerçevesinde yaklaşan hiç kimseyi ilgilendirmiyor.
Yaşadığın evin nasıl bir şey olduğu da...
Bunların ilgilendiği şey sensin.
Fransa - İzlanda basketbol maçı, son periyot.
Fransa 50 sayı fark atmış, maç artık idman maçına dönmüş.
Bir ara tribünlerden üzerinde İzlanda forması olan 4-5 yaşlarında sarışın, güzel mi güzel bir delikanlının ağlarkenki görüntüsü geldi ekrana.
İnsanlarla fikirleri, iddiaları, tavır ve davranışları üzerinden tartışmaktansa doğru sorular sorup iddiasını açık ve net ifadelerle ifade etmesine fırsat vermek daha doğru bir davranış olur.
Bu tercih muhatap tartışmaktan kaynaklanan gerginliği üzerinden atarak rahatlamasını sağlar ve sebepsiz bir savunmanın içine girmesini engeller.
Savunma mecburiyeti yoksa kendini ifade etme isteği doğru bir mecrada ilerler.
Akıl insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliktir.
İnsanın varlığını koruyup geliştirebilmesi ancak akılla mümkündür ama bir şartla.
Bir takım kılavuzlara ihtiyaç duysa da akıl mutlaka bağımsız ve özgür olmak durumundadır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!