Recep Akıl Şiirleri - Şair Recep Akıl

Recep Akıl

hani her an her şeyi ne kadar çok bilirim
savururum bırakmam mangallarda zerre kül

bu kısacık aklımla ders vermeye kalkarım
alırım asıl dersi bir tohumdan dostlarım

Devamını Oku
Recep Akıl


Bir zamanlar kara trenler vardı. Başka yerleri bilmem de İstanbul Adapazarı arasını ne iyi 4 saatte, hatta çoğu zaman 5 saatte giderlerdi. Kompartımanlardaki oturma yerleri pek konforlu değilse de idare ederdi. Karayollarının durumu pek iç açıcı olmadığından özellikle kışın Adapazarı’ndan İstanbul’a gidecek olanlar bu treni tercih ederlerdi.

Günde bir kere karşılıklı olarak sefer yapan bu tren her ne kadar çok yavaş idiyse de eğer kompartımanınızdaki diğer yolcularla kafanız uyuşmuşsa güzel bir yolculuk sizi bekliyor demekti. Yoksa vay halinize o yolculuk bitmek bilmezdi. Tren hınca hınç dolu olduğundan yer değiştirmek gibi bir şansınız da olamazdı.

Bugün için bir iki saatlik yol o yıllarda bayağı bir seyahatti. Yola çıkılmadan önce enikonu yol hazırlığı yapılır, yolda yemek için yolluklar bile hazırlanırdı.

Devamını Oku
Recep Akıl


Trump denilen dingil Zelenski'yi kovmaktan beter etmiş. Haberler bu yönde.
Demek ki istediğini alamamış.

Gerçi Trump ahlaksızına 'insan' demek ne kadar doğrudur bilmiyorum ama hırs böyledir, insana, insan olma vasfını kaybettirir.

Devamını Oku
Recep Akıl

Rize’ye 69, Rize’nin ilçesi Çamlıhemşin’e 19 km mesafede Kaçkar Dağları’nda 1350 metre yükseklikte yer alan ve daha çok turizm amaçlı olarak kullanılan Ayder Yaylası, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin turizm açısından gezilmesi gereken en önemli mekânlarından birisidir.

Karadeniz’in o cezbedici doğasının muhteşem bir parçası olan bu güzel yayla son yıllarda hem yerli ve hem de yabancı turistlerin gözdesi haline gelmiş bir mekândır.

Rize’den ya da bu çevreden günü birlik yapılacak gezilerle bile Ayder Yaylası bol oksijenli tertemiz havası ve baştan sona kayın ve ladin ormanlarıyla kaplı olağanüstü tabiatı ile ziyaretçilerinin bulunmaz bir gün yaşamasına imkân hazırlamaktadır.

Devamını Oku
Recep Akıl

Million Taşı, İstanbul’un Eminönü semtinde Sultanahmet - Ayasofya Meydanı'nda Divan Yolu’nun başlangıcındaki su terazisinin yanında küçük bir taşın ismidir.

Artık yıkılmış olan büyük bir anıtın köşe kısmını oluşturan Million Taşı günümüzde hâlâ ayakta duruyor olmasına rağmen bulunduğu yerde çevresinin açık olmaması sebebiyle fazla dikkat çekememekte ve neredeyse kaybolmuş bir haldedir.

Zamanında taşın bulunduğu anıtta Konstantinopolis'in imparatorluktaki önemli kentlere olan uzaklığının yazılı olduğu bir blok bulunmaktaymış. Bizanslılar, bütün ülkelerin uzaklıklarını bu taşa göre ölçerlermiş.

Devamını Oku
Recep Akıl

Türkiye’de kedilerden bahsederken ilk akla gelen türlerin başında Van kedisi gelir. Cana yakınlığı, beyaz, ipeksi kürkü, aslan yürüyüşü, tilkininkine benzeyen uzun ve kabarık kuyruğu, değişik göz renkleri ve suya olan düşkünlüğü ile Van kedisi, dünya üzerinde melezleşmeyen, saflığını koruyabilmiş canlıların başında gelir. Bu özelliği onu, hem kedi dünyasının ve hem de diğer canlıların yıldızı haline getirmiştir.

Anadolu’ya tam olarak ne zaman ve nasıl geldiği bilinmeyen Van kedileri, diğer canlılarda olduğu gibi bulunduğu bölgenin şartlarına ayak uydurdular. Van kedisi Türkiye’nin en yüksek dağlarının bulunduğu Doğu Anadolu bölgesindeki yüksek sıcaklık farklılıklarına kürkleri sayesinde kolayca ayak uydurabilmiş bir canlıdır.

Yılda en az 6 ay karlarla kaplı bu bölgede uzun tüyleriyle kar ve soğuktan korunurken, yazın birden ısınan hava nedeniyle tüylerini dökerek Van Gölü’nün ılıman iklimine uyum sağlamayı bilirler. Ancak yaygın olan bir inanış vardır. Kalın kürkleri nedeniyle Van kedilerinin üşümediğidir ki bu bilgi yanlıştır. Çünkü kediler, kürkleri ne kadar kalın olurlarsa olsunlar soğuktan etkilenir ve üşürler.

Devamını Oku
Recep Akıl

İşlenmesi kolay, beyaz renkli, gözenekli bir mineral olan lületaşı Yunanistan'daki bazı adalar, Çek Cumhuriyeti’ndeki Moravya bölgesi, Fransa, İspanya, Fas ve ABD'de de bulunmasına rağmen neredeyse tamamı ülkemizin Eskişehir ilinde bulunmaktadır.

Ticari olarak işlenebilir bir maden olan lületaşı yataklarının büyük bir kısmı Eskişehir ilimize bağlı Sepetçi köyünde bulunmaktadır. Lületaşı genellikle pipo, sigara ağızlığı tespih, biblo ve süs eşyası imalâtında kullanılmaktadır.

Emici özelliğinin olması sebebiyle ağızlık ve pipo yapımında birinci sınıf bir malzeme olarak ilgi görür. Tütünün meydana getirdiği nikotini bir filtre gibi emer ve sarımtırak bir renk alır..

Devamını Oku
Recep Akıl

Yerebatan Sarnıcı İstanbul’daki en büyük kapalı sarnıçtır. Ayasofya binasının batısındaki küçük binadan girilir. Sütun ormanı görünümündeki mekânın tavanı tuğla örülü, çapraz tonozludur. Zamanında civardaki bir bazilikadan dolayı bu isimle anılmıştır.


Civardaki saraylara su sağlamak için I. Justinyen (527-565) devrinde yapılmıştır. Sarnıç, 143 metre uzunluk ve 65 metre genişliğiyle toplam 9.800 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır.

4 metre kalınlıkta, pişmiş tuğladan yapılan duvarlarla çevrelenmiş ve su yalıtımı amacıyla özel bir harçla sıvanmış olan Yerebatan Sarnıç’ının içinde toplamı 336 adet sıralı sütun vardır.

Devamını Oku
Recep Akıl

Oltu Taşı Türkiye'de Erzurum'un Oltu ilçesinin kuzeydoğu kesiminden çıkarılmakta olan yarı değerli bir taştır.

Oltu taşının diğer bir adı da karakehribardır. Oltu taşı siyah, koyu kahve, sarı, nadiren de gri-yeşilimsi olabilir. Bu taş esasında bir karbon bileşenidir, siyah renklidir ve kolay işlenebilir: dolayısıyla takı ve ziynet eşyası yapımında kullanılır.

Genelde bayan takıları ve tespih üretiminde önemli bir yere sahiptir. Yüzyıllardan beri yörede genellikle tek kişilik ve babadan oğla geçen ev-atölyelerde fazla bir değişikliğe uğramadan işlenmekte ve değerlendirilmektedir.

Devamını Oku
Recep Akıl

Halen Divan Yolu üzerinde bulunan Çemberlitaş sütunu Konstantinopolis’in başkent olması onuruna l. Konstantin tarafından 328 yılında Roma’dan getirtilerek bu günkü yerine dikilmiştir.

Her biri 3 ton ağırlığında olan 9 adet dairesel taşın üst üste koyulmasıyla oluşturulmuş bir sütundur. İlk dikildiğinde 57 metre olan yapı daha sonra geçirdiği kazalardan sonra bugünkü haline (35 metreye) gelmiştir.

Adını, üst üste koyulmuş olan dairesel taşlardan almakta olan Çemberlitaş’ı içinde barındıran meydan bugün olduğu gibi Osmanlı İmparatorluğu zamanında da önemli ve hareketli bir meydandı.

Devamını Oku