Cesaret başarıya giden yolda insana en çok lâzım olan şey.
Lâkin cesaret tek başına yeter mi?
"Gönlün dünyalık için senden ayrılıp gidiyorsa hakikatten uzaksın demektir.
Ama eğer hakikat her an gönlündeyse her nereye gidersen git herkese yakınsın demektir.
Gazap ve öfkeden kaçın. Çünkü onların başlangıcı delilik, sonu pişmanlıktır.
Kimseyi kınama. İllâ ki kınamak gerekiyorsa o halde kendini kına.
Güzel bir ahlâka mı sahip olmak istiyorsun? Öyleyse,
Doğrudan yana ol, yalandan uzak ol.
Yaratılmış olana her bir canlıya karşı insaflı ve merhametli ol.
Acele karar vermemek gerekir. Hayatın küçük bir dilimine bakıp gelecekle ilgili bir takım kararlar vermekten kaçınılmalıdır.
Karar vermek, aklı duraksatır. Çünkü karar verdiğiniz an akıl yeni bir karar aşamasına gelmek durumu ortaya çıkana kadar kendini yavaşlatır.
Öte yandan bedenin hareket halinde olabilmesi için de aklın çalışmasına ihtiyaç vardır. Bu sebepten akıl insanı sürekli olarak bir şeylere karar vermeye zorlar.
Çok güzel bir söz vardır bizde der ki, "İğneyi kendine batır sonra çuvaldızı başkasına batırırsın."
Hayatımız hep başkalarının hatalarını araştırmak ve bu hatalar üzerinden o hataları yapanları eleştirmekle geçiyor.
Halbuki dönüp aynada kendi suretimize baksak ve az bir şey tarafsız olabilsek göreceğiz ki hiç kimseye tek bir kelime söyleyebilecek durumda değiliz.
Bencillik öyle yakıcı ve kıyıcı bir duygudur ki insanın felaketi olur. Ve onu bir daha asla çıkamayacağı bir girdabın içine iterek mahvına sebep olur.
Her ne olursa olsun, her ne şekilde olursa, olsun sahiplenmek isteği insanı dönülemez yanlış yollara itiyor.
Sonra da gelsin mutsuzluk, gelsin eziyet; hem kendisine ve hem de çevresine.
İnsan içinde bulunduğu bu yalan dünyanın hay huyu içinde, zaman zaman durup mola vermeli ve içine dönüp kendini dinlemelidir.
Çünkü dünyanın gelip geçiciliği karşısında elimizde bu gerçeği değiştirebilecek bir yaptırım gücüne sahip değiliz.
Yaratılmış olan her şeyin belli bir ömrü olduğu için, perde kapandığında yanımıza kalan şey, hayat boyunca yapıp ettiklerimizin faturası kalacak.
Ve biz bu faturayı ödemek mecburiyetindeyiz. Kaçış yok./15.03.25
Sevgi dediğimiz şey aslında kendinden önce sevdiğini düşünmek demek değil midir?
Onun için fedakârlık yapmak?
Yeniden bir araya geleceklerini bilenler için ayrılıklar hüzün veriyor olsa da güzeldir.
Dervişçe yaşamak anlaşılır bir durumdur.
Allah rızası için bu dünyadan vazgeçerek, bu dünyaya değer vermeyip ahiret için yaşamak…
Kavgada herkes kendi tarafını tutar. Haksız da olsa durum böyledir.
Çünkü taraflardan biri haksızlığını kabul edip geri çekilmeye ve konuşmaya kalksa bilir ki karşı taraf dinlemeyecek ve üzerine gelip kendisine zarar verecektir.
Bu sebeptendir ki konuşmanın en uygun zamanı her iki tarafın da kavgadan bezip birlikte bir adım geri çekilmesinden sonrasıdır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!