801- Yapılan işi küçümsemek kıskançlığın tezahürüdür.
802- Vazgeçmeyi kabul etmiyorsan ya da nasıl vazgeçeceğini bilmiyorsan mutlu olmayı beklemen beyhudedir.
803- İhtiyaçtan fazlasına gönül düşürmek ’hırs’ denilen olguyu besler.
811-Harcanan emek asla kaybolmaz. Biz öyle zannetmesek de mutlaka bir yerlerde değer bulur.
812- Ne kadar usta olursan ol, öğrenecek bir şeyler vardır; öğrenmeyi kabullenirsen.
813- Zaman Allah’ın insanın tasarrufuna vermiş olduğu bir emanet ve bahşettiği bir hediyedir.
821- Kendini bilen Rabbini bilir. Rabbini bilen insan haddini de bilir.
822- Başkalarının ne yapıp yapmadıklarını konuşmaktansa kendimizin ne yapıp yapmadığımızı konuşmamız daha doğru bir davranış olur.
823- Unutma ki öleceksin. Bu dünyada ilelebet kalıcı değilsin.
831- Suçlamak problem üretmek demektir.
832- Kurmuş olduğumuz cümlelere davranışlarımızla bir değer kazandırırız.
833- Öğüt vererek değil, örnek olarak yol göster.
841- Büyük sorunlar küçük aksaklıkların görmezden gelinmesi sebebiyle ortaya çıkar.
842- Sahibi olduğumuzu sandığımız şeylerden kurtulduğumuz oranda özgürleşiriz.
843- Eğitim –öğretim değil- insanoğlunun önünü açıp onu değeli hale getirir.
851- Hırs insanı merhametsiz yapar, Merhamet duygusunu yitirmeye başlamış insan ise insan olma vasfını kaybeder.
852- İnsan sadece akılla hayatın anlamını kavrayamaz. Aklının yanına gönlünü ve muhakeme yeteneğini de koyması lâzım.
853- Doğru ve yerinde ve zamanında kullanılırsa eylemler kelimelerden daha yüksek ve daha öğretici konuşurlar.
861- Hayatını güzelleştirmek insanın kendi elindedir. Yeter ki o isteği, iradeyi ve cesareti gösterebilsin.
862- Soyutlamalar varsayımlara imkân hazırlar. Varsayımlar ise durağanlığı harekete geçirir.
863- Tercih edilmiş ve içselleştirilmiş bir yalnızlığın içinde yaşamak insanın ruhunu dinlendirip besler.
871- Önce kendimizi dinlemeliyiz. Kendisini dinlemeyen hiç kimseyi dinlemez.
872- Bakış açını değiştirirsen gördüklerin de değişir.
873- Aklından yüreğine ne düşmüşse, diline o gelir. İster söyle, ister sus. Sen bilirsin.
881- Başkasını küçümseyerek kendini yüceltemezsin.
882- İnsanın ilkeler çerçevesinde ölçüleri olmalıdır. Ölçüsüzlük yanlışlara, yanlışlar kargaşaya sebep olur. Kargaşanın olduğu yerde düzen ve asayiş olmaz.
883- Zorlamak, zorlanmaya sebep olur.
891- "Niyet hayır, akîbet hayır." denmiştir. O halde Cenab-ı Hakk'tan hayrı iste ki hayırlı olsun.
892- Kendi yerini en iyi sen bilirsin. Başkalarının değer biçmesi seni iyi ya da kötü yönde etkilemesin. Çünkü hüküm vermek gerektiğinde insanlar genellikle tarafsız olamazlar.
893- Örnekleri çoktur. Cenab-ı Rabbül Âlemin nasip etmişse en azılı ateiste bile hidayetini ulaştıracak bir vesileyi yaratır. Bunun tam tersi de mümkündür. İnsan kaderini kendi tayin eder. Ama o kader de kendiliğinden oluşmaz. Kişinin niyet ve davranışlarıyla ortaya çıkar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!