671- Kendine bir kılavuz arıyorsa insan bulur.
672- Sahip olmak mı, olmak mı, yok olmak mı? Seçim insana ait… Seçersin, lâkin karşılığını alma konusu muğlaktır.
673- Nefsini bir kar gibi eritemeyen kişi, zamanla görür ki dinini eritmektedir.
681- İnsana düşen kolaylaştırmaktır.
682- En büyük cehalet bilmemek değil, körü körüne inanmak ve doğruyu öğrenmekten imtina etmektir.
683- Ya geçmişte yaşıyoruz, ya gelecekte. Ve ne yazık ki bir türlü yaşadığımız zamanın içinde olamıyoruz.
691- Gerçek ne kadar can sıkıcı, kırıcı ve örseleyici olursa olsun, insanı gereksiz ağırlıklarından kurtarıp özgür kılar
.
692- Yaratılmış Olan her şeyin bir ömrü var. Ve perde kapandığında yanımızda kalan şey hayat boyunca yapıp ettiklerimizin faturası olacak.
693- Kalabalıklar içinde bir başına kalmış olmanın ağırlığını taşımak zorunda olmanın en kahredici yanı sevgisizliğin kanıksanmasına sebep olmasıdır.
701- Allah'ı seven olmaktan öte, Allah'ın sevdiği olmak lazım. Çünkü Allah'ın sevdiği olmak yolunda adımlar atmaya başlamayı sana sağlayan şey Allah'ı sevmendir, Azze ve Celle.
702- İnsan hata yapar. Zaman zaman vehimlere de kapılabilir. Bu çok normal bir durum. Normal olmayan bunu göremiyor olmasıdır. Zaten hatalar zincirinin uzaması da bu körlük sebebiyledir.
703- Hangi türden olursa olsun ülkesi aleyhine çalışan herkes haindir. Vatan, millet hainidir.
711- İnsanoğlunun zaaflarından biri de kolaycılıktır. Ve bu yüzden hazıra konmayı çok sever. Zaten bu zaafı sebebiyle kendisini kullandırması kolay oluyor.
712- Üretmektense üretilmiş olanı almayı tercih etmek kendini başkasının merhametine ya da inisiyatifine bırakmak demektir.
713- Toplumların yapı taşı olan insan, yaşadığı topluma kendisinden ne yansıtmışsa, onun tekrar kendisine dönmesi mukadderdir. Yansıttığı, aynı zamanda kendisi ve kendi geleceğidir.
721- Hayatın zorluklarına karşı direnebilmek ve mücadele edebilmek için insanın zaman zaman yardıma ve kılavuza, ihtiyacı olur. Tıkandığında danışabileceği, bilgisine güvenebileceği kılavuzlara da başvurmak durumunda kalır. Çünkü insan asla tek başına başaramaz.
722- Mevcut olmak bir durumdur ama bu seni müşahhas bir varlık haline getirmez. Varlık olabilmek için mevcudiyetinin farkına varmış olman gerekir. Öte yandan farkında olmak ilk adımdır ve sonraki adımların yönü yapılacak tercihiler sonucunda ortaya çıkar.
723- İnsanı ikna etmek kadar zor olan başka bir uğraş yoktur. Bu yüzden ikna etmektense anlatıp geçmek yeterlidir.
731- Neyimiz var bilmeden neye ihtiyacımız olduğunu belirleyemeyiz.
732- Maddi yoksulluk insanı ne kadar bir araya getirme, birbirini sahiplenme potansiyeline sahipse, varsıllık da bir o kadar bu kader birliğini, sahiplenmeyi, dayanışma ruhunu, ayrılığı, örseliyor.
733- Muhatabımızın bizi ruhen, kalben ve aklen dinlemediğini düşünmeye başladığımız zaman öfkelenip bağırmaya başlarız. Bu doğru bir davranış mıdır? Hayır. Çünkü öfkelenip, bağırıp, çağırmak anlatmak istediğimiz şeye değer katmaz. Böyle bir durumda susmak ve sözü bitirmek en doğru davranıştır.
741- Kendisine bahşedilmiş olunan nimetleri kullanırken insan, paylaşmayı adet haline getirmelidir ki bencillik duygusunun ruhunda oluşturması muhtemel çürümenin önüne geçebilsin.
742- Değerli olan edeple süslenmiş ahlaktır. Bu yoksa neye sahip olursan ol hiçbir şeyin yoktur.
743- Bir evi 'yuva' yapan, onu dimdik ayakta tutan kadındır. Zaten kadın tam da bu yanıyla değerlidir. Yuva vasfı kazanamamış bir ev ne kadar ısıtılırsa ısıtılsın buz gibi soğuktur, beton yığınıdır ve hiç bir işe yaramaz.
751- Öfke tutuşturulmuş bir ateştir. Ateş, ancak onu kontrol edip hâkim olmakla söndürülebilir. Söndürmek istemez onu serbest bırakırsan ilk yanan sen olursun.
752- Mümin söze inanır, münafık göze. Gerçek iman, gayba iman etmektir. Gördüğüne herkes inanır.
753- Huzur istiyorsan kendine düşman arama. Ama sana düşmanlık edene de dikkat et. Üzerine gitme, geri dur, lâkin gaflete de düşme.
761- Kendimizden uzaklaştıkça yalnızlıkla kucaklaşırız.
762- Şükretmek insanın acziyetinin farkına varması ve dolayısıyla kalbinin mutmain olmasının bir tezahürüdür.
763- İnsan yetinmeyi bilmelidir. Yetinmeyi bilmek Allah’ın takdirine rıza göstermek anlamını taşır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!