Recep Akıl Şiirleri - Şair Recep Akıl

Recep Akıl

271 – Korku iyidir, insanı bir takım tehlikelere karşı uyanık ve diri tutar.

272 - İnsanın düşmanına bile yeri geldiğinde elini uzatabilme anlayışı içinde olması huzursuzluğun ve kavganın bitmesini sağlar.Kavga enerjinin boşa harcanması demektir ki kişiyi sürekli olarak gergin halde tutar.Gerginlik ve huzursuzluk mutsuzluk getirir. Mutsuz insan çevresini de mutsuz eder ve zarar verir. İyisi mi kavgaya dur diyerek barışa "evet," diyerek kendimize büyük bir ödül verelim.

273 - Sana uzatılan eli geri çevirme. Ama körü körüne bir güven duygusu içinde de olma.

Devamını Oku
Recep Akıl

151 - Dostunu kaybetmeyi göze alamıyorsan, ne şekilde olursa olsun sakın onu denemeye kalkışma.

152 - Sen sen ol elinden gelenin en iyisini yap. Sana yakışan budur. Ama yapıp ettiklerin insanın hayrına şeyler olsun. Sebeplenenlerden kimileri belki bir dua eder de yarın Huzur-u Mahşer’de bu dua karşına çıkar.

153 - Yaptığın hiçbir şeyden kendine pay çıkartma. Çünkü bunları yapabilmene imkân sağlayan bir büyük ve mutlak güç sahibi var. O istemezse hiçbir şey olmaz. O İster, biz, bize verilmiş olunan cüzi iradeyle buna karar verir ve yaparız.

Devamını Oku
Recep Akıl

yalan dünya yaktın beni
çaldın yerlerden yerlere
kader dedim hep sabrettim
vurdun çöllerden çöllere

bir gün göstermedin bana

Devamını Oku
Recep Akıl

91 – Devrim zor ve çok zahmetli bir süreçtir. Devrimci her şartta güçlü, dirençli ve inançlı olmalı ve asla yılgınlık göstermemelidir. Yılgınlık göstermek demek yenilgiyi kabul etmek anlamına gelir. Yenilmekse kesin başarısızlıktır, asla kabul edilemez, edilmemelidir.

92 – Örnek alman gerekenleri örnek al ama sakın kendini onlara benzetmeye çalışma.

93 – Gerçeklerden kaçılamaz. Çünkü gerçek er ya da geç ortaya çıkar. Bu nedenledir ki yalan söylemek akıllıca bir davranış değildir. Öte yandan yalan insanı kendisine bağımlı kılar. Bağımlı olmaktansa gerçekleri söyleyerek özgür olmak en iyisidir.

Devamını Oku
Recep Akıl

Biletini alıp gişeden ayrıldı. Trenin kalkmasına daha epey vardı. Köşede duran simitçiden iki simit bir de ayran alarak trene doğru yöneldi. Ama sonra vazgeçip geri döndü. Gazetelerini almayı unutmuştu. Beş saat boyunca sürecek yolculukta vakit geçirmenin en iyi yolu bir şeyler okumaktı. Gerçi yanına kitap da almıştı ama gazetenin yeri başkaydı. Hiç değilse haberlere bakar oyalanırdı. Gazetelerini alıp yeniden trene yöneldi.

Son zamanlarda kendini bir türlü okumaya veremiyordu. Ne zaman bir kitabın kapağını açsa anında cayıp elindekini bir tarafa koyuyordu. Uzun zamandır üzerinde her şeye karşı duymuş olduğu bir bıkkınlığın yükünü taşıyordu. Nedenleri konusunda da hiçbir fikre sahip değildi. Bu konuyla ilgili olarak epey düşünmüş olmasına rağmen bir türlü kendisini tatmin edecek bir cevap bulamamış olması da ayrıca canını sıkıyordu.

Boş olan eliyle kapıyı açıp vagondan içeri girdi. Pulman koltuklu bir vagondu bu. Numarasını bulup elindeki simit ve gazeteleri koltuğuna koydu. Valizini tavandaki rafa yerleştirdi. Dün gelmişti Ankara’ya. Bazı işlerini halledip gece de otelde kalmıştı. Bugün de yolculuk baba ocağına…“ Yanıma abuk sabuk biri oturmaz da rahat bir yolculuk yaparım inşa-Allah.” Diye içinden geçirerek koltuğun üzerindekileri alıp oturdu. Poşetten simit ve ayranını çıkartıp yemeğini yemeye başladı.

Devamını Oku
Recep Akıl



____________mahpus yıllar

törpülemeli hasreti sabırla
her günün akşamı

Devamını Oku
Recep Akıl

101 – İmkânsız diye bir şey yoktur. İmkân denilen şeyin sınırlarını Kaderi İlahi belirler. Çünkü kaderi de yaratan imkânsız olanı olabilir hale getirebilecek güce sahiptir.

102 - İnsan son anını görmeden “kurtuldum,” dememelidir. Çünkü Cenabı Hak iyiyle ya da kötüyle kulunu her an sınar.

103 – Dua kul ile Rabbi arasında bir köprü, bir tür iletişim aracıdır. Dualarımızla yakınlaşırız bağ kurarız Yaratan’ımızla. Allah’ın (Azze ve Celle) biz insanoğluna bahşetmiş olduğu en büyük nimettir dua. Dualarımız olmasaydı biz ne işe yarardık?

Devamını Oku
Recep Akıl

hoş geldin
çok geç kaldın
beklettin
çok geç geldin
bekledim
ama olsun

Devamını Oku
Recep Akıl

Açık görüş var dediler, anneler günü için. On beş gün önceden söylediler ki uzaktan geleceklere haber verilebilsin. O zaman ceza evlerinden evle irtibat kurmanın bir tek yolu vardı: Mektup. Hemen kâğıda kaleme sarıldı bütün koğuş. Herkeste bir heyecan. Az şey miydi? İlk kez bir açık görüş yapılacaktı. Mektuplar yazıldı alel acele. Hiç zaman yitirilmeden askeri postaya verildi.

Sıra anneler gününü beklemeye gelmişti. Ama burası siyasi bir cezaeviydi ve ne zaman ne olacağını kimse bilemezdi. “Şu açık görüş gününe kadar olumsuz bir şeyler olmasa da izin güme gitmeseydi.” Koğuşta hemen her kes böyle düşünüyor olmasına rağmen hiç kimse bunu yüksek sesle dillendirmeye cesaret edemiyordu. Olur muydu hiç, bir açık görüş için, düşman karşısında mücadeleden geri durulur muydu? Devrimci ahlâka sığar mıydı? Elbette sığmazdı. Bağırlarına taş basarlardı da taviz vermezlerdi, yakışmazdı.

Vermediler de. Ne olmuşsa olmuş bir nedenle idareyle yine takışmışlardı. Bunun doğal sonucu elbette cezalandırılmaktı. Ceza olarak da açık görüş izinleri ellerinden alınmıştı. Kabul etmediler verilen bu cezayı tabi. Lâkin etmeseler ne olacaktı ki? Yapabilecekleri fazla bir şey yoktu, ceza evini ayağa kaldırmaktan başka. Çok çok açlık grevi yapabilirlerdi. O eylemden de daha yeni çıkmış oldukları için yıpranmış, örselenmiş bedenlerine bir açlık grevi daha ağır gelirdi.

Devamını Oku
Recep Akıl

Sözlük anlamı bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, olarak tanımlanan ahlâk, huy, tabiat, mizaç, karakter anlamlarında da kullanılır.

Bir terim olarak ise insanın iyi ya da kötü olarak nitelendirilmesine manevi vasıfları, huyları ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu bilinçli davranışların bütününe verilen isimdir.

Aynı zamanda bu konuyu inceleyen bilim dalına da ‘Ahlâk’ adı verilmiştir.

Devamını Oku