Bu karatahta
Hem soluk, hem de tahta
Cevap vermez sana
Ama o aydınlık
Sıcak güler sana
Sakın hata yapma
Hastane kapısında bir şehit,
Al içinde geçiyor bir yiğit.
Gördüğüm bu kaçıncı klip,
Vatan senin bağrına inip,
Kaç asır geçmiş bakmalı.
Satır, satır ağıt yakmalı.
Dün yirmi bir Ocaktı
Ölüm yıl dönümündü.
Dualarla andım seni.
Seni, Ne Zaman Özlesem,
Rüyamda Görürüm
Daha Dün Gibi
Annem benim
Ne zaman bir sarı gül görsem
Seni hatırlarım anne
Ne çok severdin onları
Kırmızı, beyaz, sarı
Sevgili annem
Uzun zaman oldu, sana yazamadım. Bilirsin işte. Bir anne olarak telaş içindeydim. Kızım evlendi.uzun süre onun işlerini hale yola koymakla uğraştım. Sonra hamile kaldı. Biraz sorunlu olunca neredeyse bir yıla aşkın ona taşındım durdum. Çok şükür Rabbım sağ salim Elif kızı kucağına verdi. Çok sevindik elbette. Büyük anne olmak ne demek miş daha iyi anladım. Maşallah sende beş çocuk yirmi torun vardı. Hepsini bir ayrı severdin. Canım anacığım artık rüyalarıma da pek gelmiyorsun. Ben de artık yaşlandım. Dizlerim ağrıyor senin gibi bazen. Aynı annem gibi, bükemiyor um diyorum. İhtiyarlık buymuş demek, diyorum çocuklarıma. Oğlan kız büyüyor anneler yıpranıyor küçülüyor.
Çok şükür fazla bir sağlık sorunum yok şimdilik.Çocuklarla torunla uğraşıyorum. Ama ülkede sorun çok. Ne zaman yoktu ki diyeceksin. Haklısın.Her geçen gün eskiyi aratıyor. Pahalılık, hastalık, bazı şeylerde kıtlık, yokluk. Hani yanımda olsan. "Sen kıtlık görmemişsin" Dersin. Hep hatırlarım Cumhuriyetin ilk yıllarını anlatışını. Ama bizde çok rahatlığa bolluğa alışınca az bir şey de şikayet ediyoruz. Fakat küresel ısınma diye bir şey çıktı. Mevsimler kaydı. Yağmurlar azaldı. Toprak eskisi kadar verimli değil. Ama kim yaptı? Biz. Hoyratça kullandık her şeyi. Ormanları ufak ufak yuttuk. Çevreyi kirlettik. Ve asla kanaatkar olmadık. Hep bana Rabbana. Doğanın dengesini bozduk. Şimdi dışarıdan buğday mısır, mercimek, et alıyoruz. Şükür etmeye etmeye. Çok şükür demeyi öğrendik. Har vura harman savura tasarruflu olmayı öğrendik. Amma ve lakin geç kaldık. Çok geç kaldık.
Şimdi devlet tedbir almaya çalışıyor. Biz üretmeye. Bakalım ne kadar düzlüğe çıkarız. Nüfus arttı. Göç arttı.Göçmenler daha da çok arttı. Dört bir yanda savaş kargaşa. Derken bir yandan sınırları koruma mücadelesi. Bir yandan geçim telaşı. Şehitler zayiatlar üzüntü kargaşa. Yani bizde de tüm dünyada huzur kalmadı. Yalan dünya fani dünya. Ekonomi daralıyor. Paranın hiç değeri yok. Hastalıklar çeşit çeşit. Şimdi çocuklar doğmadan hasta. Toprak çürüdü, insanlar çürüdü. Allah hakkımızda hayırlısını versin yinede bugüne şükür.
Canım annem seni çok özledim babamı ablamı da. Çocukluğumuzdaki o kalabalık evlerimizi,
Adı Tuba narin dal gibi Bir Türk kızı. Ama eğitimli, cesur, atılgan, çalışkan ve azimli. O bir cumhuriyet çocuğu .Atasına yakışır düzeyde cesaretli disiplinli ve ülkesi adına fedakar cesurca adımlar atmayı vazife edinmiş. O genç bir mühendis, iyi bir eğitim almış. Askerliğe babasından sevdalı. Havacı bir albayın ikinci cesur çalışkan kızı. Ablası bir pilot.
Biri göklere gönül vermiş biri denizlere. Tuba Çınar deniz ve jololjiyi birlikte götürüyor. Mühendis olduktan sonra Deniz kuvvetlerinde göreve başlamış. Hergün yeni başarılara imza atıyor. Genç kızlara örnek bir kadın subay. Antartikaya giderken yüreğinde Atatürk sevgisini, yanında Türk bayarağı ve arkasında Türk milletini bilmenin haklı gururunu yaşamış. Buzlarla mücadelenin zorluğunu aşmayı bilmiş ve bayrağımızı gururla dalgalandırmış.
Daha sonra İngiltereye altı aylık dijital harita belirleme çizim kursuna katılmış. Evli ama ülkesi için hiç bir vazifeden kaçınmayan örnek bir subay, bir kadın. Sonra Avusturalya ya gitti. ülkesini temsil etti. İkinci bir harita kursunda. Girdiği her toplumda ülkesini en güzel şekli ile temsil eden Tuba Çınar Pehlivan. Çok iyi bir ingilizce mükemmel bir diksiyon ile Deniz kuvvetlerinin haklı gururu. Başarılarına yeni bir başarı ekledi. Kendi branşında doktora tezini verdi ünvanını aldı.
Nura karg, oldu dünya,
Son verdi, karanlık bir çağa.
Dağ taş ve tüm doğa,
Selam durdu ona.
İndi yeryüzüne,
Sabrı sardım yüreğime
Gözyaşlarım su oldu
Ateşten gömleğime
Sen gittin ben soldum
Şu sarmaşık seni sordu
Arkadaşımın biri nerelerdesin hocam diye yazmış. Birden esinlendim. Mutfakta ayak üstü yazdım tabii beynime. iki kez tekrar ettim bugün kaleme alıyorum.
Nerelerdesin
Hem buralardayım
Hem hiç bir yerdeyim
Onur Ankara da bir çarşının adı kaldı sevgili
İçeri tıkıldı ne kadar varsa alim ilimli bilgili
Yüzlerde maske oyunlar hep olmuş ikili
Vefa yoktur mertlik bozuldu rant menfaat yetkili
Bahar yürekli çocuklarımız olmayacak sevgili




-
Eşref Trak
-
Mehmet Küçükkarahan
-
Nevzat Bilgiç
Tüm Yorumlariyi geceler. yorumunuz için teşekkür ederi. sizlerle şiir paylaşmak güzel bir duygu.
saygılarımla
eşref trak
kaleminize ve yüreğinize sağlık....
Değerli Şaire iyi geceler! ...
Artık Sakarya 'da değil, Edirne ' deyim.
Evinize esenlikler dilerim.
Saygılarla.