Perihan Pehlivan Şiirleri - Şair Perihan ...

Perihan Pehlivan

Coal black eyes
Cheerful beautiful words
The girl always hides her longing
Angelic is a mother

Black orchid of Singapore

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Suluova İmam hatip lisesi

Derepazarı’n daki üç yıllık görevim bitince tayin istedim. İstedim de kolay olmadı tabii. Terör, kutuplaşmalar Amasya için atama çok zor hal aldı. Tek şansım yeni açılan İmam hatip lisesi idi. Sağolsun rahmetli eniştem işlerimi takip etmişti ama baya uğraşmıştı. Ve uzun bir veda programından sonra Derpazarı’ndan ayrıldım.

Çocuklar dersten kaçıp otobüse kadar gelmişlerdi. Çünkü Saat 9.30 da araba Derepazarı’ndan geçiyordu. Gözyaşları sel oldu aktı. Uzun süre otobüste bende ağladım durdum. Orası benim ilk göz ağrımdı. Hiç unutamayacaktım, unutmadımda. Üç yılın anıları bir bir gözümün önünden gelip geçti. Bir hafta sonra yeni görevime başladım. Lakin eve iki km den fazla uzaktı. Çarşı boyunca yürüyordum. Çok nadir otobüse rastlıyordum. Çünkü o zaman belediye otobüsleri düzenli çalışmıyordu. Zaten henüz yeni konmuştu. Dolmuş olayı da henüz başlamamıştı. Ben göreve başlamadan birkaç gün önce eniştem bir sohbet şu söze şahit olmuştu. Çocuğu imam hatipte okuyan bir polis “ Ya imam hatibe bir bayan öğretmen atamışlar hiç olur mu?” Deyince eniştem çok sinirlenmiş. Öğretmenin bayanı erkeği mi olur ne biçim konuşuyorsun diye adam çıkışmıştı. Okul bir caminin arsasında başlamış kuran kursundan ibaretti henüz kendi binası yoktu. Yardım ve hayırlarla toparlanıp eğitime açılmıştı. Yağmur yağınca bazen sınıflar su girerdi. Müdür eniştemin erkek kardeşi idi. Kazım Demir. Daha sonra o Avukat olduğu için stajı bitince Amasya ya gitti yerine. Karslı bir müdür geldi. O da uzun kalmadı. Becayiş yaptı Kars'ta biriyle O da eniştemin dayısının oğluydu. Kazım süren Rahmetli oldu sonra. Allah rahmet eylesin. Ankara ya gitmişti tayinle bir başka kuruma. Yaşı bayağı gençti öldüğünde. Neyse sanırım bir dokuz ay orada kaldım. İlçe iyice karışmıştı. Sokaklar bölünmüş bir polis karakolun balkonunda konuşurken vurulmuştu. O arada bir öğrencimiz ailesi ile birlikte tüp gazdan zehirlenmişti. Her gün lisenin önünden geçip eve gidiyordum. Çoğu kez de postacı amcaya rastlıyordum. PTT İmam hatipten daha ileriye yapılmıştı ve yeni binaydı. O da benim gibi mecburen çoğu kez yürüyordu evi bizim arka çaprazımızda idi, emekliliğine az kaldığı için idare ediyordu. Dört çocuğu vardı biri benim ortaokuldan arkadaşımdı daha sonra onu cadde de vurdular. Evliydi pek bir şeye karışmazdı ama. Allah rahmet eylesin. Kardeşi Naci bostancı o zaman öğretmen okulunda okuyordu Perşembe de daha sonra Prof olmuş sonrada milletvekili, Ömer ve En küçükleri Namık. Annemle anneleri samimiydi. Birde o zaman çok telefon olmadığı için. Acil görüşmelere onlara giderdik ya da arayan bizi oradan arardı. Sağ olsunlar yardımcı oluyorlardı. O zaman bir komşuluk insanlık vardı. Sevgi saygı vardı.

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Bu karatahta
Hem soluk, hem de tahta
Cevap vermez sana
Ama o aydınlık
Sıcak güler sana
Sakın hata yapma

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Hastane kapısında bir şehit,
Al içinde geçiyor bir yiğit.
Gördüğüm bu kaçıncı klip,
Vatan senin bağrına inip,
Kaç asır geçmiş bakmalı.
Satır, satır ağıt yakmalı.

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Dün yirmi bir Ocaktı
Ölüm yıl dönümündü.
Dualarla andım seni.
Seni, Ne Zaman Özlesem,
Rüyamda Görürüm
Daha Dün Gibi

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Annem benim

Ne zaman bir sarı gül görsem
Seni hatırlarım anne
Ne çok severdin onları
Kırmızı, beyaz, sarı

Devamını Oku
Perihan Pehlivan


Sevgili annem
Uzun zaman oldu, sana yazamadım. Bilirsin işte. Bir anne olarak telaş içindeydim. Kızım evlendi.uzun süre onun işlerini hale yola koymakla uğraştım. Sonra hamile kaldı. Biraz sorunlu olunca neredeyse bir yıla aşkın ona taşındım durdum. Çok şükür Rabbım sağ salim Elif kızı kucağına verdi. Çok sevindik elbette. Büyük anne olmak ne demek miş daha iyi anladım. Maşallah sende beş çocuk yirmi torun vardı. Hepsini bir ayrı severdin. Canım anacığım artık rüyalarıma da pek gelmiyorsun. Ben de artık yaşlandım. Dizlerim ağrıyor senin gibi bazen. Aynı annem gibi, bükemiyor um diyorum. İhtiyarlık buymuş demek, diyorum çocuklarıma. Oğlan kız büyüyor anneler yıpranıyor küçülüyor.
Çok şükür fazla bir sağlık sorunum yok şimdilik.Çocuklarla torunla uğraşıyorum. Ama ülkede sorun çok. Ne zaman yoktu ki diyeceksin. Haklısın.Her geçen gün eskiyi aratıyor. Pahalılık, hastalık, bazı şeylerde kıtlık, yokluk. Hani yanımda olsan. "Sen kıtlık görmemişsin" Dersin. Hep hatırlarım Cumhuriyetin ilk yıllarını anlatışını. Ama bizde çok rahatlığa bolluğa alışınca az bir şey de şikayet ediyoruz. Fakat küresel ısınma diye bir şey çıktı. Mevsimler kaydı. Yağmurlar azaldı. Toprak eskisi kadar verimli değil. Ama kim yaptı? Biz. Hoyratça kullandık her şeyi. Ormanları ufak ufak yuttuk. Çevreyi kirlettik. Ve asla kanaatkar olmadık. Hep bana Rabbana. Doğanın dengesini bozduk. Şimdi dışarıdan buğday mısır, mercimek, et alıyoruz. Şükür etmeye etmeye. Çok şükür demeyi öğrendik. Har vura harman savura tasarruflu olmayı öğrendik. Amma ve lakin geç kaldık. Çok geç kaldık.
Şimdi devlet tedbir almaya çalışıyor. Biz üretmeye. Bakalım ne kadar düzlüğe çıkarız. Nüfus arttı. Göç arttı.Göçmenler daha da çok arttı. Dört bir yanda savaş kargaşa. Derken bir yandan sınırları koruma mücadelesi. Bir yandan geçim telaşı. Şehitler zayiatlar üzüntü kargaşa. Yani bizde de tüm dünyada huzur kalmadı. Yalan dünya fani dünya. Ekonomi daralıyor. Paranın hiç değeri yok. Hastalıklar çeşit çeşit. Şimdi çocuklar doğmadan hasta. Toprak çürüdü, insanlar çürüdü. Allah hakkımızda hayırlısını versin yinede bugüne şükür.
Canım annem seni çok özledim babamı ablamı da. Çocukluğumuzdaki o kalabalık evlerimizi,

Devamını Oku
Perihan Pehlivan


Adı Tuba narin dal gibi Bir Türk kızı. Ama eğitimli, cesur, atılgan, çalışkan ve azimli. O bir cumhuriyet çocuğu .Atasına yakışır düzeyde cesaretli disiplinli ve ülkesi adına fedakar cesurca adımlar atmayı vazife edinmiş. O genç bir mühendis, iyi bir eğitim almış. Askerliğe babasından sevdalı. Havacı bir albayın ikinci cesur çalışkan kızı. Ablası bir pilot.

Biri göklere gönül vermiş biri denizlere. Tuba Çınar deniz ve jololjiyi birlikte götürüyor. Mühendis olduktan sonra Deniz kuvvetlerinde göreve başlamış. Hergün yeni başarılara imza atıyor. Genç kızlara örnek bir kadın subay. Antartikaya giderken yüreğinde Atatürk sevgisini, yanında Türk bayarağı ve arkasında Türk milletini bilmenin haklı gururunu yaşamış. Buzlarla mücadelenin zorluğunu aşmayı bilmiş ve bayrağımızı gururla dalgalandırmış.

Daha sonra İngiltereye altı aylık dijital harita belirleme çizim kursuna katılmış. Evli ama ülkesi için hiç bir vazifeden kaçınmayan örnek bir subay, bir kadın. Sonra Avusturalya ya gitti. ülkesini temsil etti. İkinci bir harita kursunda. Girdiği her toplumda ülkesini en güzel şekli ile temsil eden Tuba Çınar Pehlivan. Çok iyi bir ingilizce mükemmel bir diksiyon ile Deniz kuvvetlerinin haklı gururu. Başarılarına yeni bir başarı ekledi. Kendi branşında doktora tezini verdi ünvanını aldı.

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Nura karg, oldu dünya,
Son verdi, karanlık bir çağa.
Dağ taş ve tüm doğa,
Selam durdu ona.

İndi yeryüzüne,

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Sabrı sardım yüreğime
Gözyaşlarım su oldu
Ateşten gömleğime
Sen gittin ben soldum

Şu sarmaşık seni sordu

Devamını Oku