Eskiden ne hazırlanırdık bayramlara. Aylar öncesi dip köşe temizlik şart. Sonra ramazan hazırlığı derken mukabeleler, davetler, iftarlar, ziyaretler. Sonra; sonra bayramlık elbiseler. Alınacklar alınır var olanlar temizlenir ütülenir. Sahi tatlılar, evet olmazssa olmaz baklava, herkes kendi bütçesine göre. Kimi evde açar. Eş dost toplanır bugün sana yarın bana imece usulu yani. Neşe ve hoş görü içinde. İslamiyet yardımlaşma mühim. Durumu iyi olan sipariş verir. Tepsiler boy boy bayrama bir gün kala hazır. Ve zeytinyağlı sarmalar, börekler, keşkler, çörekler. Bin aydan daha hayırlı Kadir gecesi geçince işler bir hızlanır. Ramazanın başı bereket ortası mağfiret sonu bayram ve barışma mutluluk paylaşma demiş atalarımız. Çocuklar onlar unutulmamamlı. Özel şekerler,mendiller mutlaka haçlıklar. Bu arada bayram kartları özenle seçilirdi. Ozaman cep telefonu yok, internet yok. Hayat bayram olsa lafı oradan çıkma. Çünkü o gün küstler barışır,dostlar kucaklaşır. Sofraların bir kalkar biri kurulur. Bayram namzı huşu içinde eda edilir. Kahvaltı hazır büyükler beklenir. Keşke her gün böyle olsa. Bu yıl her yıldan da buruk geçecek. Covid 19 yani korona tedbirleri hepsini süngerledi. Neyse canımız sağ ya buna da şükür. Telefonlar, mesajlar. Ölenlere rahmet diliyoruz. Bayram geliyor bayram! eskisi gibi olmasada yindde güzel. Yinede çok özel bizim için. Bayramınız mubarek olsun.Hayırlı bayramlar.
Perihan Pehlivan 22.3.2020 İSTANBUL
Yalana riyaya,
Palavraya hülyaya,
Yağlamaya cilalamaya,
Abartmaya kabartmaya,
Saklamaya süslemeye,
Boşa getirip enselemeye
Sen sokakların kızı
Ben beylerin beyi
Konakların yıldızı
Aşk ne yapmaz ki
Dize getirdi bizi
Yükümü yükledim
Günümü bekledim
Seni koruyacaktım
Düştü bileklerim
Tutamadım kayıp gittin
Ellerimin arasından
Annem dedi ki;
O bir kahraman
Tanır onu cihan
Maviydi gözleri
Altın gibiydi sözleri
Çığ açtı fikirleri
Karşıda sevimli dağlar
Yamaçları zeytin bağlar
Saçlarıma deli rüzgâr.
Mandalya koyu yosun bağlar
Yar hasretinden
Ayı çağırdım geceye
Tam yirmi yıl olmuş anacığım. Mekanın cennet olsun. Beş evlat yetiştirdin. Yokluk, sıkıntı ve kederlerini bir kenara koyup, her birine ayrı ayrı koştun. Kendini unutup, onlarla ağladın onlarla güldün. Onlarla yaşadın onları yücelttin. Saçların tel tel ağırdı. Alnin kırıştı şeklin bozuldu. Ama yüreğin hep sıcaktı. Sevgin azalmadı arttı. Küçülen bedenin dağ gibi sevdalar biriktirdi. Seni özlüyoruz annem. Sen gidince bağ bozuldu. Hazan oldu ocağımız. Dağımız dayanamadı
acına yıkıldı. Bahçede güllerin soldu, saksıda limonların öksüz kaldı. Hanımelleri dayanamadı bu ayaza dondu. Bayram sabahının telaşı bitti. Acılarını kederlerini alıp gittin. Yarım asrı aşkın yaşamında bir örnektin. Kendine has nakışların vardı. Sözden etkili bakışların vardı. Yerin dolmadı, resmin soldu ama sevgin hiç mi hiç solmadı. Bana nasılsın kızım diyen olmadı. Üzülme! bu da geçer demedi hiç kimse. Gönlümü almadı acımı hafifletmedi. Gülümsemedi senin gibi hiç kimse içimi ısıtarak. Bugün anneler günü. Ellerinden öperim annem! Sen her dem benimlesin. Herşeyi senden öğrendim. Rahmetle anıyorum ilk öğretmenim.. Annem böyle yapardı diye her bir şeyi özenle yapıyorum. Hatırana sahip çıkıp izinden koşuyorum. Dünya hızla değişiyor. Telaş çok. Covid 19 sardı dünyayı ölüm saçıyor. Canım annem dayanmayı, sabrı senden öğrendim.Buda geçecek. Şükür edeceğiz her şeye . Tevekkül edeceğiz yaradana. Dualarımız seninle huzur içinde uyu. Her bir evladın diktiğin bir çınar şimdi. Eserlerin dimdk ayakta torunların dört bir yanda. Hizmet ediyor bu cennet vatana. Sen ülkeni ne çok severdin. Bir ana daha ne yapar. Anılar yaprak yaprak özlem kokar. Canım annem! Mekanın cennet olsun. Hasretle ellerinden öpüyorum. Elfatiha.
Perihan Pehlivan 10.5.2020 İst
Coal black eyes
Cheerful beautiful words
The girl always hides her longing
Angelic is a mother
Black orchid of Singapore
Suluova İmam hatip lisesi
Derepazarı’n daki üç yıllık görevim bitince tayin istedim. İstedim de kolay olmadı tabii. Terör, kutuplaşmalar Amasya için atama çok zor hal aldı. Tek şansım yeni açılan İmam hatip lisesi idi. Sağolsun rahmetli eniştem işlerimi takip etmişti ama baya uğraşmıştı. Ve uzun bir veda programından sonra Derpazarı’ndan ayrıldım.
Çocuklar dersten kaçıp otobüse kadar gelmişlerdi. Çünkü Saat 9.30 da araba Derepazarı’ndan geçiyordu. Gözyaşları sel oldu aktı. Uzun süre otobüste bende ağladım durdum. Orası benim ilk göz ağrımdı. Hiç unutamayacaktım, unutmadımda. Üç yılın anıları bir bir gözümün önünden gelip geçti. Bir hafta sonra yeni görevime başladım. Lakin eve iki km den fazla uzaktı. Çarşı boyunca yürüyordum. Çok nadir otobüse rastlıyordum. Çünkü o zaman belediye otobüsleri düzenli çalışmıyordu. Zaten henüz yeni konmuştu. Dolmuş olayı da henüz başlamamıştı. Ben göreve başlamadan birkaç gün önce eniştem bir sohbet şu söze şahit olmuştu. Çocuğu imam hatipte okuyan bir polis “ Ya imam hatibe bir bayan öğretmen atamışlar hiç olur mu?” Deyince eniştem çok sinirlenmiş. Öğretmenin bayanı erkeği mi olur ne biçim konuşuyorsun diye adam çıkışmıştı. Okul bir caminin arsasında başlamış kuran kursundan ibaretti henüz kendi binası yoktu. Yardım ve hayırlarla toparlanıp eğitime açılmıştı. Yağmur yağınca bazen sınıflar su girerdi. Müdür eniştemin erkek kardeşi idi. Kazım Demir. Daha sonra o Avukat olduğu için stajı bitince Amasya ya gitti yerine. Karslı bir müdür geldi. O da uzun kalmadı. Becayiş yaptı Kars'ta biriyle O da eniştemin dayısının oğluydu. Kazım süren Rahmetli oldu sonra. Allah rahmet eylesin. Ankara ya gitmişti tayinle bir başka kuruma. Yaşı bayağı gençti öldüğünde. Neyse sanırım bir dokuz ay orada kaldım. İlçe iyice karışmıştı. Sokaklar bölünmüş bir polis karakolun balkonunda konuşurken vurulmuştu. O arada bir öğrencimiz ailesi ile birlikte tüp gazdan zehirlenmişti. Her gün lisenin önünden geçip eve gidiyordum. Çoğu kez de postacı amcaya rastlıyordum. PTT İmam hatipten daha ileriye yapılmıştı ve yeni binaydı. O da benim gibi mecburen çoğu kez yürüyordu evi bizim arka çaprazımızda idi, emekliliğine az kaldığı için idare ediyordu. Dört çocuğu vardı biri benim ortaokuldan arkadaşımdı daha sonra onu cadde de vurdular. Evliydi pek bir şeye karışmazdı ama. Allah rahmet eylesin. Kardeşi Naci bostancı o zaman öğretmen okulunda okuyordu Perşembe de daha sonra Prof olmuş sonrada milletvekili, Ömer ve En küçükleri Namık. Annemle anneleri samimiydi. Birde o zaman çok telefon olmadığı için. Acil görüşmelere onlara giderdik ya da arayan bizi oradan arardı. Sağ olsunlar yardımcı oluyorlardı. O zaman bir komşuluk insanlık vardı. Sevgi saygı vardı.




-
Eşref Trak
-
Mehmet Küçükkarahan
-
Nevzat Bilgiç
Tüm Yorumlariyi geceler. yorumunuz için teşekkür ederi. sizlerle şiir paylaşmak güzel bir duygu.
saygılarımla
eşref trak
kaleminize ve yüreğinize sağlık....
Değerli Şaire iyi geceler! ...
Artık Sakarya 'da değil, Edirne ' deyim.
Evinize esenlikler dilerim.
Saygılarla.