Perihan Pehlivan Şiirleri - Şair Perihan ...

Perihan Pehlivan

Nura karg, oldu dünya,
Son verdi, karanlık bir çağa.
Dağ taş ve tüm doğa,
Selam durdu ona.

İndi yeryüzüne,

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Sabrı sardım yüreğime
Gözyaşlarım su oldu
Ateşten gömleğime
Sen gittin ben soldum

Şu sarmaşık seni sordu

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Arkadaşımın biri nerelerdesin hocam diye yazmış. Birden esinlendim. Mutfakta ayak üstü yazdım tabii beynime. iki kez tekrar ettim bugün kaleme alıyorum.

Nerelerdesin

Hem buralardayım
Hem hiç bir yerdeyim

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Onur Ankara da bir çarşının adı kaldı sevgili
İçeri tıkıldı ne kadar varsa alim ilimli bilgili
Yüzlerde maske oyunlar hep olmuş ikili
Vefa yoktur mertlik bozuldu rant menfaat yetkili

Bahar yürekli çocuklarımız olmayacak sevgili

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Bien seni face den dürrtü diye
Zelenski özgür hissetti diye
Amerika göz kırptı Zelenskiye
Avrupa arka çıkıyormuş niye

Olmadı Putin gardaş olmadı

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

HANİ DIŞI YEŞİL, İÇİ KIRMIZI ŞU BİLDİĞİN KARPUZ İŞTE. BAZEN TADINDAN YENMEZ,BAZENDE KARPUZ BİLE DENMEZ. İRİ SİYAH ÇEKİRDEKLERİ VARDIR. BAZEN HOŞUMUZA GİDER DE ONLARIDA YERİZ.
İNSANLAR VARDIR, İŞTE AYNEN ÖYLE İYLİKLE YAKLAŞIRSIN BİR BAKARSIN BİR TATLI, BİR ŞEKER, ÖZÜ SÖZÜ GÜZEL SOHBETİ DE TATLI. HEP ONUNLA OLMAK, BİR ŞEYLERİ PAYLAŞMAK İSTERSİN, ARKANI DÖNÜP GİTTİĞİNDE; KAZMA KÜREK SENİ YOK ETMEYECEĞİNİ BİLİRSİN. SIRLARINI PAYLAŞIR, DÜŞLERİNİ ANLATIR SEVİNİRSİN.
VE BAZILARIDA VARDIR, YÜZÜNE CANIM, CİCİM. İÇİ CADI KAZANI GİBİ ARKANI DÖNDÜĞÜNDE, BİTTİĞİN ANDIR. NE YAPACAĞINIDA BİLEMESSİN.GİTSEN OLMAZ, GİTMESEN DE. TAM BİR ÇIKMAZDIR.
BİR DE TAM CİNSLER VARDIR. TAM BİR İĞNELİ FIÇI, DAHA AĞZINI AÇMADAN SENİ KATİL ETMEYE HAZIRDIR HALLERİ, İŞTE O ZAMAN;
HANİ DERLER YA, KARPUZ DEĞİLKİ KOKLAYIM, DİYEMESSİN, O KAVUNDUR.(!)
28.Ocak.2008 İSTANBUL

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Ateş kırmızı, kan kırmızı
Elma ile nar kırmızı
Tan kırmızı, şal kırmızı
Dudak kırmızı, dil kırmızı
Hiç biri yakmıyor.
Senin aşkın kadar.

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Korana
Kalktın da Çinden geldin
Ne depremdin ne de seldin
Sen ne yağmura benzerdin
Ne de soğuğa baş eğdin
Kastın kavurdun bizi Korana

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Hayat süprizlerle dolu. Bazen acı bazen tatlı. İçinden geçtiğimiz zaman dilimi bize en acılı, şaşkın, perişan, bilinmezlik günlerini yaşatıyor. Covid 19 korona virüsü doğağayla aramıza izolasyon koydu. Aile yapımız bile farklılaştı herkes kendi odasında kendi evinde mecburen. Çinden yola çıkan Virüs hızla geldi ve tüm dünyayı sardı. bazı yerlerde çk şiddetli ölümler binleri aştı. Sağlık sistemleri çöktü. Avrupada İtalya merkez konumuna geldi. İspanya onu takip etti. Almanya, Fransa,Hollanda,Romanya komşu Yunanistan . Tabii çok uzun sürmedi Amerika İtalyayı da geçti. Kanada hemen yanı başındayerini aldı. Tüm tıp oteriteleri, Dünya sağlık örgütü bir ilaç bir aşı için gece gündüz çalışıyor. En çok da ilaç üzerinde duruyorlar. Çünkü aşı yaklaşık onsekiz ayı gerektiren bir deneyim süreci gerektiriyormuş. Tarihe dönüp baktığımızda nerdeyse her yüz yılda bir salgın hastalıklar milyonlarca insan hayatını çalıp götürmüş, ekonomiler çökmüş, kalanların ruh halleri bozulmuş, kurtulanların bedenlerinde arazlar kalmış. Kurtulanların genelde küçük çocuklar olmuş. Ve o yıllarda bize hikayeler, romanlar, şiirler, aşılar, ilaçlar kalmış. Fakat Korona virüsün bir başka özelliği var. Hem hızla tüm dünyya yayılması hemde türleri içinde en dayanıklı olması ve hiç bir ilaç karşısında yenilmemesi. Yani sil baştan yeni bir ilaç ve aşı gerekiyor. çin birçok yöntemler deneyerek yaklaşık üç ayaı aşkın süre içinde virüsü kontrol altına aldı. Biz şu anda zirveye koşan bir tablo ile karşı karşıyayız. Allah sağlık çalışanlarımıza doktorlarımıza, aşı ve ilaç çalışmaları yapanlara güç kuvvet versin. Okullarımız tatil, bazı kuruluşlar uzaktan çalışma yada dönüşümlü çalışmayı devreye soktu. Ne yazık ki işten çıkmalar aileleri zora sıktı. bazı bölgeler karantina altına alındı. Ama yetmiyor çünkü virüs yıkıma devam ediyor. Gıda fiatları artı. Hijyen en önemli ilaçtı virüse karşı. Bu yüzden marketlere gittiğimizde temizlik rafları bomboş. Bu güne kadar gittiğim yerlerde kolonya göremedim. Allahtan önceden evimde bir şişe kolonyam vardı. Şu anda altın değerinde. Doğa biz öyle acı bir süpriz yaptı ki. Ey insan oğlu sustum sustum ve şimdi bana yaptıklarınızın hıncını alıyorum der gibi.
Sokaklar, caddeler, parklar sahiller bomboş. Kuşlar, köpekler, kediler diğer bütün canlılar özgürce dolaşıyorlar. Belkide kısıtlana özgürlüklerine kavuştular. Tekmelenen köpekler, keyfi dövülen kediler, vurulan kuşlar görmüyoruz televizyonda. Ağaçları, ormanları, denizleri akarsuları hoyrattça harcayan insan oğlu şimdi bir virüsün pençesinde can çekişiyor. Süni savaşlar çıkarıp küçük ülkelerin yada güçsüz ülkelerin Madenlerini petrollerini yutmak için silah üstüne silah üretenler şimdi Kor0na virüse yenik düştüler. aMerika başkanı şu kadar ölümle çıkarsak çok iyi iş başrmış olauruz diyor. Her ülkede manzara aynı. Sokaklarada ölen insanlar. Yorgun düşmüş sağlık çalışanları. korku ile çalışmak zorunda olan insanlar. alınan bütün tedbirlere rağmen virüs yoluna devam ediyor. Sanki ben yapacağım yaparım siz uğraşın der gibi.
Kimse ne olacağını işin sonu nereye varacak bilmiyor. Önce altmış yaş üstü risk altında dedyip yasakkondu. çünkü solunum sistemini etkiliyor zatüre ve akciğerleri bitiriyor. Yaşlılarda zaten solunum, tansiyon , şeker rahatsızlığı ağırlıklı olarak var. Ama genç hatta bebek ölümüde ekranlara yansıyor. hamile ve çocuklarda az etkili oluyor deniyordu. Kocaelinde dün hamile bir kadın öldü. çocuğunu alıp kontrol altına almışlar yaşıyor. diğer taraftan doksan iki yaşında bir yaşlı virüsü yenerken. İtalya da on altı yaşında bir çocuk hayatını kaybetti.
Beslenme diyor uzmanlar bağışıklık sistemi çok önemli diyor temel sebep bu olsa gerek. Çünkü hazır yiyecekler fatfoodlar bizi hemobez hem dayanıksız kıldı. Doğal yiyecekler rafa kaltı çoktan sonuç. Ektiğimizi biçiyoruz en acı biçimde. Antartikda eksileri gösteren termometler Küresel ısınma sonucu artıları gösterir oldu. Doğa kendini temizliyor. Baktı insanoğlu kendine çeki düzen vermiyor. Onca silah füze savaşlarda atılan bombalar, göçler, mülteci kampları. İnsanoğlu sen bunu hak etti. Ama üzlüyorum ben mazlum masum insanlar hayata henüz yeni başlayan çocuklar bu olumsuz tablonun içinde kaldılar. Önceki nesillerin acımasız yıkım ve müsrüflüklerini acı şekide yaşıyorlar. Hava gözlemcileri Oksijen oranı arttı son günledre Azot oranı düştü diyor. Niye? Uçaklar, trenler, arabalar, fabrikalar durudu. en önemlsisi insanlar evlerinde hapis..
Dersini aldınmı insan oğlu, ellerini başının arasına alıp, ben nerede hata yaptım diye düşünüyormusun. Onca silah, füzeler, yatlar, katlar işine yaradı mı? Düşün düşünde ona göre hareket et. İhtiyacından fazla tüketip doğayı kirletme. Yeşil alanları, denizleri, ırmakları temiz tut. Dünya çek up yapıyor. Ömrü olan kalacak ve yaşama devam edecek. yaralar sarılacak ama olanlar unutlmamalı. veba, sıtma, verem, kuş gribi, domuz gribi gibi covid 19 da bir gün kontrol altına alınacak. Doğanın acı şakası aslında insanın acımasız tüketimin cevabıdır unutma.

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Bugün 23 Nisan, Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı. Türk çocuklarına, Atasının armağanı bu bayram. Kutlu gün, mutlu gün. Yarının büyükleri bugünün küçükleri sevinç ve neşe içinde. Şimdi sokaklarda elleri bayraklı, balonlu, tülü elbiseli, başları taçlı kız çocukları yok sokaklarda, caddelerde. Damatlık giymiş, subay olmuş, izci kıyafetli oğlan çocukları da yok. Çünkü koronalı günlerden geçiyoruz. Tüm dünya gibi. Yine onların geleceği için, sağlığı için karantina var dört gün. Devlet, ana babalar, nineler, dedeler seferber olmuş onlar için. Çalışan anne babaların çocukları ki bunlar daha çok doktor, hemşire ve diğer sağlık çalışanları ve polis çocukları ve mecburen halk hizmetine koşanların çocukları. Günlerce ana baba yüzü görmüyor. Ana babalarda onları. Ve bugün yirmi üç Nisan. Evde odalarında balkonlarında o çocuk ruhları ile bayramı kutluyorlar, şiirler okuyorlar, videolarını sosyal medyada paylaşıyorlar. Yarının büyükleri yılmaz Türk çocukları.
İki gündür bulutlu soğuk geçen hava adeta onların çoşkusunu paylaşırcasına güneşli ve berrak. Kutlu olsun, mutlu olsun 23 Nisan Ulusal egemenlik çocuk bayramımızın 100. yılı. Teşekkürler Atatürküm! Teşekkürler. Teşekkürler ülkemin kahraman askerleri, gazileri, şehitleri. Ruhunuz şad olsun. Size minnettarız. Akşam 21.00 de balkonlardan İstiklal marşımızı okuyacağız hep beraber. Meclis başkanı meclis önünde okuyor olacak, cumhurbaşkanı ve siyasi parti liderleride farklı yerlerden katılacak. Öncesinde TBMM olağan üstü gündemle toplanacak.
Her ne şart ve ahvalde olursa olun varız, biriz, beraberiz. Sağlıkta varlıkta bayramımızda el ele gönül gönüle balkonlarda kıp kırmızı çiçekler açacağız.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Devamını Oku