Nefes alırken içime dolan havaya teşekkür ediyorum...
İçtiğim suya...
Yoldan geçerken başını okşatan kediye.
Kendini sevdirmek için binlerce sevimlilik yapan köpeğe...
İnsan kendine bile itiraf edemediği şeylerle yüzleşmek zorunda kalır bazen
İşte öyle zamanlarda onları görmezden gelme
Belki değiştiremezsin ama onlardan korkup kaçma
Fark et
Ve bu fark ettiğin şeylerle sakın ola savaşma
Yine bir sabah oldu
Fakat içimdeki ışıklar henüz yanmadı
Karanlığıma uyandım yine
Sessizliğime, soğukluğuma
Birden irkildim!
baktım, her yer normal görünüyor.
Her şey olması gereken yerde ve
gün yine aynı gün.
UYGUN GÖRDÜĞÜN GİBİ
Bugün ayrılığı imzaladım
Bir kağıda değil
Yüreğimin ucu yanmış sayfalarına
Tek Gerçeklik Sevgidir
Diğerleri Onun Yansıması Sadece
Her şeyim sizin olabilir
Malım mülküm
Olanım, olacağım
Ben aşka uykudayken yakalandım.
Etrafımı saran ateş beni uykudayken içine aldı.
Tam düşüyorum derken tutunu verdim kollarından..
Etrafıma ördüğüm duvar yalnızlığımın inleyen sesiyle yıkılıverdi ansızın.
Ve kendime söylediğim yalanlar...
"Haberin var mı taş duvar
Demir kapı, kör pencere
Yastığım, ranzam, zincirim
Uğruna ölümlere gidip geldiğim
Zulamdaki mahzun resim
Haberin var mı"
ah benim şu yabancı hallerim.
değişik, huysuz, uyumsuz hallerim...
olduramamışlıklarım...
bundandır sofrada çayın,
bardakta rakının yarım kalışı.
Eskiden şiddetle tepki vereceğim bir olaya şimdi sadece seyirci kalıyorum.
İnsanların kendilerini nasıl küçülttüklerini derin bir sessizlikle izliyor ve kendime sahip olduğum için şükrediyorum.
Çünkü artık biliyorum ki, saygıdan bi haber olan insanlarla girişilen her türlü tartışma saygı çerçevesinde bitmez.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!