Bütün şiirlere küstüm
Yazgısı palyaçolara benzeyen
çokomel kağıtlarına sarıyorum acılarımı
Burnum uzamasın diye
üç beş karalama yapıyorum fesleğen kokulu gölgemin üstüne
Çocukluğumdan bir mektup tutuşturuyorum Kalbimin elime
İlk, gün doğarken sızlıyor bazı ağrılar.
Odamdaki kardelen kokusundan anlıyorum bunu.
Çoğu ayrılıklar böyle olur.
Çörek otu tatı gelir ağzına..
Üzerine vişne lekesi kalan elbisemin yakasına, kuşlar bile konar.
Önceleri
Şimdi dalgın bir denizdir ellerim.
Mesela şu gökyüzü
Dile gelse,
Neler anlatırdı kalbime kim bilir.
Ben senin ismini ezbere bilirim bilmesine de,
Ya giderse diye çok korkuyorum işte!
Çekildim bir kenara,
Gittikçe ufalan bir yağmuru izliyorum.
Anlatmak gelmiyor içimden başından geçenleri.
Çok üzgünüm ..
Şimdilik, bir susma payı daha bırakıyorum geceye..
Hani olur ya ;
Sevgilim,
Bu defa sen yaz bu şiiri.
Biraz yalnızlık, biraz da kırgınlık koksun baş harfi.
Çokça uzaklık,
Ve herşeyden yana düş kırıklığım kalsın içinde ..
O zaman belki anlarsın ,
Yağmurun göğsü açık.
Düş lekesi günlerimden kalmış olmalı bu izler.
Çoğu sayfa bir yalana açılırken,
Bir çok kadının adına yazılmış mektuplar buluyorum içimde.
Yeşil bir çiçek açtığında
İki çakıl arasında..
Saçlarımı arkaya doğru tarayan bir ömür kurulur tren raylarına..
Ve duvar diplerinden çıkıp gelen mor bir yalnızlığın
ellerini tutarım çoğu zaman..
Ben de bu kardelen kokusu,
Sen de bu aşk oldukça,
Mesafeler küçülüyor,
Ayrılıklar hep bu şiirden alıyor adını, biliyor musun?
Sevgilim,
Bu vaz geçmişliğim sana değil, kendime.
Yüreğimi alıp giden şu rüzgar.
Şu asi yağmur.
Ve şu kızıl saçlarım kısır döngünde.
Uzayıp giden
Bir yarayı kapatıyorum diğer yaranın üstüne
Bir fondöten ten kaç kuruş ediyor anne!
Yüzümü yıkamayı senden öğrendim
Ve çıplaklığımı örtmeyi de
Geceyi yıkıyorum kurşun bir kalemle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!