Ah bir Sigara yaksam,
Dumanın içinde gizlice,
Görmeseler Dünyamı,
Bir Tütün Bahçesinde.
Hem ağlasam oturup,
Delirdin mi Tilki bu ne rahatlık,
Gündüz vakti bence ava gidilmez,
Efendi emminin kızlarıdır tavuk,
Ava gideceksen gündüz işe gidilmez.
Bak söylemesi yersin kurşunu,
Ölünce mi biter gurbet acısı,
Yok mudur hasretin ana bacısı,
Yüreğime koydun bir kon sancısı,
Böylemidir senin ahtın ve vefan.
Ellerin küçüktü eğildim öptüm,
Gül kokusu geliyor yine teninden,
Damla damla ter ter döküyor Güllerini,
Yine manolyalar açmış yanaklarında,
Misk kokusuna bezedin bu akşamları.
Kaç günlük yoldan geldin yorulmuşsun,
Ölümler akşam mı gelir hep,
Perdeler kapanmaz mı gecede,
Nasıl ayrılır karanlıkta bedenden,
Dur diyen olmaz mı ayrılan ruha,
Korkunç akşamlar sokaklarda,
Ah ! Ala kilise senin de yaşamın Bilmece,
Kaç Rahip çıkardın bu taşlardan,
Kaç cübbeler içinde Rahibe,
Kaç kere çaldı Çanların sevenlere,
Dibekler mi dövdüler köylü gelinler,
Sular mı götürdüler kovayla kaynaktan,
Denizin ortasında dalgalı düşlerim,
Sallanıp durur bir Balık oltamın ucunda,
Bir bardak çay içimi geçti geçmedi,
Bir güzel geldi ruhumun ortasına,
Bakma benim hovarda gençliğime,
Hasret hastalığına çare bulunmaz,
Bu alimler neden çaresiz Doktor,
Aşı yapılsa bu kadar aşık olunmaz,
Bu alimler neden çaresiz Doktor.
Ölüm müdür bu sevdanın çaresi,
Gül yüzlüm bana suizan etmiş,
Benden duyduğunu ellere satmış,
Benden bana yabancı dost tutmuş,
Nerden bilsin Mişmiş'in hasını o yar,
Ben sormazsam elbet soran Allah var.
Sormayın halimi bilenler bilir,
Gider yâri olanlar evine varır,
Tüccar bir mal verir bir malı alır,
Altının dilini sarraftan sorun.
Çıkmış Kale başında Baykuşlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!