Aklı yitik sularla akan gizemli bir kızsın,
Kışlara inat kanat çırpan kuşlar gibisin...
Kim olduğunu bilmeden sayıklıyorum düşlerde,
Yokuşta inler gecenin ateşi ney'lerde...
Aşıklar seni anlatır,
Şiirler seni konuşur kafiyeli dillerde,
Boğuldu nülüferler en derin sularda....
Tükenmiş bir murakebeyim yıllarda saklı,
Yüce dağ başını duman kaplamış,
Al yazma üstüne kara bağlamış,
O yar yüreğini hicrana salmış,
Gelmez oldu selamın darda mı kaldın.
Dikdiğin kirazlar çiçek dökmüyor,
bu gelen kış uğultusu,
yamaçlardan sızar tuzlu su.
günbegün derinl/eşiyor gediğimden yontan
ö/mür törpüsü.
kement attım
baharı çekiyorum,
yâr kıtlama çay demlemiş
tadı başka, rengi başka
üç beş tutam şiir katmış
nil'in suyu gelir aşka
bardakları reyhan dalı
Hani diyoruz ya hayat bizden çok şey çaldı, öyle değil işte...
Hayat bir yıl, dört mevsim devam ediyor... Hiç zemherinin Temmuz sıcağından aldığını gördünüz mü, veya kurak bir dağın denizden su çaldığını gördünüz mü... Evren doğallığıyla sürüp giderken, biz insanoğlu doyumsuz duygularla onun ayarlarıyla oynadık... Hayvanlar bile karnı doyunca bir köşeye çekilirken, biz uyuyan hayvana kurşun sıktık...
Sözü dolandırdık... Suyu bulandırdık... Akıl terazisinin ayarlarıyla oynadık... Aldık doymadık... Yedik doymadık... Çaldık doymadık... Sırtlan gibi koyulduk, kuzunun yününü, komşunun bağını yolduk... Kuşun gözünü oyduk... Fakirin cebini soyduk... Ulan ölmeden cenneti, cehennemi satılığa çıkardık...
Eee insanoğlu dedik ya, biz bizi anlasaydık acından ölmüş bir kişinin taziyesinde kıymalı pide dağıtmazdık vesselam...
Kırıldı gönlümün kıymet testisi
Yok mudur insanın sade sevgisi
Şu deli yüreği taşlara çaldım
Demedim kıran acep hangisi
Şu uslanmaz deli gönlüm
Bir dikenli güle düştü
Şebnem içre sonsuzluğum
Yeşil gözlü göle düştü
Gülüşleri sere serpe
deniz mavisi bu şehirde, çay kokar gülüşlerin...
uzanır parmakların gökyüzüne,
yağmur toplar damla damla..
bir rüzgâr eser kuzeyden,
ahlat yaprakları savrulur dört bir yana..
mor dağların kokusu karışır kızıl akşamlara,
Hayallerimizin sol kaburgası hep kırıktır...
Düşlerimizin cılızlığı nefessiz kalışındandır...
Umut kuşlarımız ne zaman kanat çırpsa, buludun gözünden yaş döküldü.
Bundan böyle bizim için kader dedikleri içinde içki içilmiş flu bardak...
Belki de bizim vebalimizdi kızıl dudaklı sevdanın aklının fireği bozuk oluşu...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!