Kirli vicdanımızaYusuf'un yırtık gömleğini giydirerek kendimizi ahlâklı zannettik...
Kırmızı güller bezedim âşiyanda, gözümün feri sönmeden
Allah'ını seversen gel artık, mevsimler kışa dönmeden
Akşam güneşi denizle gülüşürken
Şimdi seni uykulu mahmur gözlerinden öpmek vardı...
....ve kırmızı pelerinler içine saklamak
O buğday rengi tenini...
İklimler bıraktım sana
Dört mevsim çiçek aç
Pembe, kırmızı, mavi, beyaz.
Papatyalar, zambaklar, nilüferler,
Karanfil, sümbül sokaklar,
Ruhumu sarar leylaklar,
feleğin tar'ında beste çalarken
kahır nağmeli kuşa döndürdün.
rahm-i besmeleyi dile sararken
şu deli gönlümü kışa döndürdün.
bu âlemi cihanda bir yol ararken
bir kış güneşidir şiir
sana göklerden indiririm
ve bir rüzgâr dindirir
üşürken içime sindiririm...
keşfini beklerken şehir
sevdana doymadı yanık heceler
şu gönül revanda, eksik dizeler
âsûman lâl olmuş, yıldızlar beler
şarkılar aheste kısık bir sesle.
umutlar da tükenir, bekleme yeter
kişilik, insanın ruhunu süsleyen en güzel mefküredir.
sözlerde saklı olsaydı, cahiliye devrindeki bütün şairler peygamber addedilirdi.
seni çok arayor şimdi sol yanım
inanki kurudu damarda kanım
ne zaman ellerim elin tutarsa
işte o gün biter kışım-zemherim
kurak mevsim içre gönül pınarım
Baharlar uyanırken gönül ferimle
Gel bende aşkı gör nazın kıskansın
Diz dize, göz göze yaşlan benimle
Aşıklar, maşuklar, meşkler kıskansın
Kudursun denizler, batsın kıtalar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!