Varken yok
Sağken ölü gibi yaşadık.
Biz mi görünmezdik,
Yoksa herkes kör müydü?
Mekân içinde mekân, şehrin içinde şehir,
Kimbilir? Ey İstanbul! Vakit hep ilerliyor,
Zaman içinde zaman, sur içinde sır nehir,
Kimbilir? İstanbul Kim? İfşa vakti geliyor.
Yüreğime yükledim taşıdım sensizliği,
Kimseye yük etmedim kendi acılarımı.
Aşkta acıyı seçtim, acıda sonsuzluğu,
Kimseye yük etmedim kendi acılarımı.
Uğursuz bir düş gibi aynada kaldı yüzün,
Gözyaşından acıdan,
Haz alan var gülen var.
Haram yiyen hacıdan,
Kim sorumlu bilen var.
Kim cadıdır kim peri
Bir güve: Nokta nokta, içimi kemirdikçe,
Kısır döngü bir hayat çadır kurdu içimde.
Dünden kalan çileler kuşkuyla semirdikçe,
Kısır döngü bir hayat, çadır kurdu içimde.
Dudaklar susunca, tövbenin sazı,
Yıkar; her engeli, gözyaşlarında.
Bilinmez kelime, olmayan yazı,
Çıkar; tane tane, gözyaşlarında.
Bağ bahçenin bakımları bitmiyor
Köke Köyün eski tadı yok, Şahin.
Buğday, arpa pek de para etmiyor.
Akın akın, şehre göçen çok, Şahin.
Genç kalmadı şafak sayar sağları
Kalbe hükmeden bir adı,
Küstürmesi kolay değil
Sensiz büyüyen feryadı,
Susturması kolay değil.
Kaç çağların yorgunluğu,
Bir omuzda bilemezsin.
Başlatırsan, durgunluğu,
Sonra çare bulamazsın.
Kimi hep davetli, kimi davetci,
Bol keseden vaat basan basana,
Kimi hep hayırcı, kimi evetci,
Konu komşusuna küsen küsene.
Damlayan hazine oldu bir dere,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!