ayağına değer yol taşları
kalkışlanır zamana
yürütüp giderken
kırlangıçlar çığlık çığlığa
üstündesin acır yol taşları
duvara yapışıktı kapı
kısık ışıkta yanardı fener
yılda kaç kez sönmüştür
gökteki yıldızlar
geceye kalınca gör
nasıl kalınlaşır çizgilerdi
karşılasam mı
bir demet çiçek ile
yağmur tanesi
dövsün kiremitleri
yaprağı sermiş
yeliyle sevişirken
saçlarından uz attı
çıdam taşı dişerken
uçlarından poz attı
düşlerimle savruldu
dineldim yurduna kapı açılmaz
nedenini sordum dolmaz dediler
yöneldim derdine ışık saçılmaz
gidenine yordum olmaz dediler
sevdasına yandı seren solunca
günaydın kalkışında
güne sarkışında
şiirler serptim yüzüme
ikinci yunuşu yüzümün
şiirle yatıp kalktığım
sulu sepken gibi eridi
gecede gördüğüm düş
ellerimde kelepçe vardı
şimdi bakın bom boş
güz gelirken davul çalınıyor
körü körüne sürdü olumsuzluğu öne
inadına öldüğün süremle kışa döner
avuçlarına düşer geçince üstünkörü
öner bir çözüm yolu açığı dolmasına
dolanırken sokağı karşıma çıkagelir
sakız çiğnerken
kaykılmış koltuğa kız
oğlan dalgada
gelir pişman uykular
bir başkası var
bir yudum sevgi
bölüştüğümüz gerçek
soluğum taştı
tuttun ellerimden hep
tek yürek sustuk




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu