eylül ıslandı göze
ağustostan düşerken
dökülür iken söze
yaprağa an düşerken
katlandı yalnızlığa
düşer misin aklıma
ummadığı zamanda
acı düğüm saklıma
morca karanlığında
tik
gönül kuşlarım uçtu
yalnızlığım çok artık
sızıladı yüreğim
curamın teli gibi gergin
çığlığım tükendi
uzun gecelerde
yanımda olsaydın
bu denli ürkek
rasgele bir gölgeden
ikirciklenir miydim
güz ağacıydı
dökülür yaprağında
acır yüreğim
dalına konan kuşla
fısıldar sessiz
düşlerim yağmur kokusunda
buğusu tüter ilkyazın
toprağında sözcükler açar
tomurcuklanır gelir ardından
düşlerim toprak kokusunda
ak martıların gülüşünde
açtım kanadımı gözümü
tüm evreninde doluşunda
saçtım inadımı hüznümü
susma söyle
yaşa gidiyorum taş kırılmadan
taşa gidiyorum yaş sıyrılmadan
üç kuruşluk çıkar kâr sağlamadan
ay buruşur yüze gün dağlamadan
dinseydi şimdiye dek ağlamadan
uzaktı ışığa vurgulu anda
arıyor muydu soruyor muydu
kendinde buluyor muydu
yalnızlığını sökebildi mi
berraktı acılara nokta koyduğunda
dağlar neden yastadır
hüzünlenmiş eteği
yeşil alan sestedir
özümlenmiş peteği
nohut karası dudak




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu