kuruca soğanı yumruğunla kır
ekmeğine sar ye ağız tadınla
üstü kovan altı tamtakır bakır
ekmeğine tohum yağız fidanla
yanıyorsa bile mumu üşütür
dikilmiş fidan idin
gülücüğünde çınar
baharın yutan idin
cücüğüne de çınar
onlarca yıl tanıktır
küçücük bir kuş
cıvıltısında bayramda
çığlığında hoş
kımıldanır buramda
çağrısıyla yaramda
yakamoz denizin içinde
deniz ayağıma dokunur
tavşan kanında bir keyif
deminde bir çay kokusu
kaba ıslıkla bir türküden
yakasın gelir
karanlığa dolunca
akasın gelir
korla yağ eriyince
ay küs barışmaz
anımsa dostum çağır koşar gelirim
içim çekerdi yaslı sözcüğe bakıp
acıdım dostum gitme dediğin duydum
direndiğinde şehir ana takılıp
umudum dostum deniz kokar gibiydi
uğurladım seni
gözüm yaşlı gece yarısı
ay ışığında şehrin sisinde isinde
yıldızlar nasıl kayarsa bindiğin otobüste
kaydı gitti öyle
mührün kaldı yüreğimde
umulmadık anda
ters esen yel
tutar güneşi
donar yüreğe
çığlıktır ses
acır içimiz
dinecek yel
sevdasında oldukça
bir parça gidecek
biraz daha soluyacaksın
çakmak taşı gönül
duman bürüse
kör duman
göz gözü görmeyen
gölge çekilse gövdene
griler gümüşiler




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu