Ölüm bize yakın biz de ölüme
Ondan uzaklaşmak kaçmak ne mümkün.
Milyonlarca mevta “bak der halime”
Bu sesi duymadan geçmek ne mümkün .
Hayat bir bilmece ömür masalmış
Mustafamız aramıyor sormuyor
Bir suç mu işledim kusurum mu var?
Bu hale nedense aklım ermiyor
Bilmediğim başka bir durum mu var?
Bir şu fırın yaktı beni, bir de sen,
Aşkınızdan oluverdim kül gibi.
Susamla simit gibiyiz senle ben,
Sarmaş dolaş yaşıyoruz gül gibi.
Çemredik kolları hamur yoğurduk
Biz çocukken Ramazanda, Kurbanda,
Haneleri birer birer gezerdik.
Gitmek mümkün olmadığı zaman da,
Tek cümlelik tebrik kartı yazardık.
Ne Kinder yumurta, ne cips, ne Panda
Bayramlar; eskiden beş on saatlik,
Yollar tepilerek kutlanır idi.
Büyüklerden kaçmazdık fellik fellik
Eller öpülerek kutlanır idi.
Adını tadını bilmezdik cipsin,
Baştan sona gezip durdum köyümü,
Haser benim yaşadığım köy değil.
Eskisiyle bir olması mümkün mü?
Kırk yıl geçmiş,bir hafta bir ay değil.
İşte “Eski Gastel”in son durumu,
Hocam demiş; "Şehir; Eskişehir'dir,
Doğru! Reis beyi, vali beyi var.
Bence seksen bir il topyekûn birdir
Tek birinin ne dengi ne tayı var.
Adı Dorlion’muş ta en başında,
Dikkatli olmakta pek çok fayda var,
İnsanoğlu çiğ süt emmiş evladım.
Hem cinsimden çıkmaz deme canavar,
Kızını dipdiri gömmüş evladım.
Sağ sol dolu; hokkabazla, cambazla
Hak’kın emri, Peygamber’in sünneti,
Hayatın gerçeği diye evlendik.
Yürekler başlattı ilk hareketi
Yer gök duydu neden, niye evlendik.
Kan kaynar kaynamaz demlendi yürek
Sen Güzeller Güzelisin Ey Resul,
Ehl-i Beytin Güzel, Ashabın Güzel…
Ne yapmışsan, ne demişsen hep kabul,
Davranışın güzel, hitabın güzel…
Hak’tan aldığını halka duyurdun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!