Söyleyen doğru söylemiş;
“Gez Dünyayı, gör Konya’yı.”
Rabbim armağan eylemiş,
Bize güzel bir Konya’yı.
Dümdüz ova, yokuş iniş
Bu virüse benden de bir laf ola,
Sürç-ü lisan eyler isem af ola.
Uzak durmak istiyorsak illetten
Elimizde sabun ola, cif ola.
Yüz metrekareye hapsedip bizi,
Dışardan seyredip durdun korona
Yaşatıp en büyük şoku, krizi
Sanırım murada erdin korona.
Biliyorum olamazsın insanî,
Şehir şehir gezip tozan birini,
Bir eve kapatmak zormuş üstadım.
Bulamasam da kitapta yerini,
Suçsuza da hapis varmış üstadım.
İyiyse; sevgiyle, saygıyla aran
Haftalarca yaşanmıyor bununla,
Sıktı artık kovalim şu virüsü.
Kabalığı sevmiyorsa sabunla,
Kibar kibar ovalım şu virüsü.
Sevmek belki işe yarar bilemem,
Disko, parti, eğlence çılgınları,
Sabahlara kadar gezin bakalım.
Kafanıza takmayın salgınları,
Barlarda demlenip sızın bakalım.
Isırmaz bu virüs kodamanları (!)
Kusura bakmasın Yozgat, Çekerek
Yüreğimde yerin tektir Körpınar.
Susadım su verdin, acıktım yemek
Üzerimde hakkın çoktur Körpınar.
Biliyorum dünya denen bu diyar,
Dün süt emen parmak kadar bebeler
Kendi yavrusuna bakıyor bu gün.
Abeceyi öğrenen talebeler
Hayat okulunda okuyor bu gün.
Kimi kendi kimi elin işinde
Usul bilen, akıllıya danışır,
Ukâla gillerden koru kendini!
Meşhur sözdür “ağzı olan konuşur”
Dikenli dillerden koru kendini!
Karanlıktan güneşe dön yüzünü,
Var mı, yok mu, bilmediğim aklımı
Yüreğime hapsettiğim birine
Bir karşılık beklemeden vermişim
Körü körüne.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!