Güzel Güzel
Acısıyla tatlısıyla,
Hayat her haliyle güzel.
Dikeniyle çalısıyla,
Rengarenk gülüyle güzel.
Kısa adımlarla bu uzun yollar,
Uğraşma boşuna yürünmez güzel.
Sonunda usanır açılan kollar,
Ve göze hiç bir şey görünmez güzel.
Sevdalınım; ne kulunum, ne kölen,
Mevlamızın can verip yarattığı,
Kelebek de güzel çiçek de güzel.
Karaya havaya suya attığı
Yüzlerce binlerce böcek de güzel.
Akıllı akılsız, bilgili cahil
HABERİMİZ OLMALI
Buğday gibi öğütürken yılları,
Unumuzdan haberimiz olmalı.
Boşa harcamak yok bu akılları,
Konumuzdan haberimiz olmalı.
Öteden gelince çağrı
Koşarsın haberin olsun.
Dik dururken yana doğru
Düşersin haberin olsun.
Budur nihai ilacın
Gün gelir bükülür senin de belin,
Hayatın güzünden haberin var mı?
Yarım kalır nice arzun, emelin,
Değişmez yazından haberin var mı?
Görmez misin kuruyan ırmakları?
Devamlı ağrıtır kulun başını,
Bu seneler var ya artar habire.
Kimisi saklamak ister yaşını
Saklar üzerini örter habire.
Mutluluk da paylaşılır elem de
Bal gibi incire, siyah üzüme
Baktıkça aklıma Haltanlı gelir.
Birisi bu nimetleri önüme
Döktükçe aklıma Haltanlı gelir.
Çirtiği değerdi koca bir bağı,
Bir yudum tatlı su, sunmazsa pınar,
Dudak harap olur, dil harap olur.
Beslemezse bir gövdeyi on damar,
Yaprak harap olur, dal harap olur.
Dere ne ki deryalarda yüzene
Aklımda küncülü kömben, “bastığ”ın
Dövmeden aşını unutmam Haser.
Lezzetten çıtlardı benli fıstığın
Fosunu, boşunu unutmam Haser.
Bakır kazanlarda kaynardı hedik,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!