Kimi geldi şu dünyaya mal için,
Ummadığı kadar yığdı da gitti.
Kiminin gidişi oldu pek hazin
Başını kadere eğdi de gitti.
Kimi bir goncaydı açmadan soldu,
Büyük balık dediğimiz İstanbul
Yemiş yutmuş ilimizi emice.
O gün yoktu bunca mal mülk, para pul
Bilmiyorsun halimizi emice.
Şimdi cepler dolu, gönüller buruk
Babanın sırtına sarılan yükü,
Gökler taşıyamaz, yer taşıyamaz.
Dışarıdan hafif görülen yükü,
O yiğitten başka er taşıyamaz.
Gemiye yüklesen S.O.S verir,
Eminim seni de kocalttı yıllar,
Emsalsiz güzellik uçup gitmiştir.
İki büklüm olmuştur ince beller,
Muhakkak bir yanın göçüp gitmiştir.
Varmışsındır elli küsur yaşına,
Bin yıl ömür sürsen de bu dünyanın,
Zevklerine asla doyamazsın ki...
Yaşam denen bu harika rüyanın,
Yeter sonu gelsin diyemezsin ki...
Farklıdır her şeyin hamuru, suyu,
Başıma bir şey gelmesin,
Sabah akşam gözle beni…
Sağlığım sıhhatim için,
Yüreğinde gizle beni…
Gözlerim aç, gönlüm sefil
Başıma bir şey gelmesin,
Sabah akşam gözle beni…
Sağlığım sıhhatım için,
Yüreğinde gizle beni…
Gözlerim aç, gönlüm sefil
Başlamıştı kalpte seçim dönemi
O gün seni tercih ettim gizlice.
Öyle çoktu bu bir oyun önemi,
Düşünmeden sana attım gizlice.
Sağladım elimden gelen katkıyı,
Uçmuş gitmiş Kurttepe, Baraj Yolu
Karşıyakan geri kalmış Adana.
Can çekerken Yamaçlı, Anadolu
Balcalın hep diri kalmış Adana.
Türkülerin vardı pamuk üstüne,
Sabır bitti, takat bitti, güç bitti,
Bu hasretlik tükenmez mi, bitmez mi?
Sevgilinin diyarına hicreti
Senelerce öteledik yetmez mi?
Yüz grama bin ton sevda gizleyen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!