Yaşadığım şu altmış bir senenin
Sonundan ziyade başını sevdim.
Kaşığı kırılsın dedim dönenin,
Yalan yok bu hayat aşını sevdim.
Kapattım gözümü güller, çiçekler
Huzurun bilinen başka yolu yok
Bizleri bizlere sevdir Allahım.
Çevremizde düşman fazla, şeytan çok,
Düşeriz tuzağa bir bir Allahım.
Helale ilave ettik haramı,
Esen yelden uçan kuştan nem kapıp,
Selamı sabahı kesmen olmuyor.
Bir habbe hatayı mesele yapıp,
Deli boran gibi esmen olmuyor.
Korkutmakla gönlümün hevesini
Biz de toprak olacağız sonunda,
Üstümüzde ya gül açar ya diken.
Belki rızık kesilecek anında
“Bana bir yemek ver, su ver” der iken.
Son bulur oyuncu olduğun dizi
Sevda ateşiyle yanan bağrımı,
Söndürse söndürse O kız söndürür.
Sabah akşam devam eden ağrımı
Dindirse dindirse O kız dindirir.
Kolay kolay çekilmek yok kenara
Ne sözümde ne özümde yalan var
Kırk sene düşünüp durdum o kızı
Yok kalbini açacak bir anahtar
Erişilmez kale gördüm o kızı.
İstemedim örselensin çiçeğim,
Bu gün tahtın, tacın sahibi olan,
Yârin iki taşa razı olacak.
Halkın karşısında kurt gibi olan,
Hakkın huzurunda kuzu olacak.
Bir gün bedeninden çıkacak canın,
Yürüdüm pazara doğru,
Bir yıl daha satmış oldum.
Beşikten mezara doğru,
Altmış adım atmış oldum.
Gelip geçti bak nasıl da,
Zahmet edip başka silah arama,
Simsiyah gözlerin öldürür beni.
İnan ki tuz biber olur yarama,
Kahırlı sözlerin öldürür beni.
Bitip tükenmeyen cephane sende,
Bu gün baban, yarın anan ölecek,
Sonra kalbindeki canan ölecek.
Abin, ablan, oğlun, kızın, torunun
Kimin varsa bir gün inan ölecek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!