Düşte gördüm; Türkiye başbakanı,
Oluyorsun Sayın Kılıçdaroğlu.
Aldığın oylarla yüzde doksanı,
Buluyorsun Sayın Kılıçdaroğlu.
Boğmuşsun seçmeni; Yağa, salçaya,
Kimi dikene kur yapar
Gül peşinde kimileri…
Kimi tek Allah’a tapar
Kul peşinde kimileri…
Açlık hastalıktan beter,
Bir gün müydü, bir hafta mı, bir ay mı?
Anlamadım nasıl geçti kırk bir yıl?
Hayli acı yaşattırdı kolay mı?
Yüreğime hüzün saçtı kırk bir yıl.
Simsiyah tepeler bak şimdi karlı,
Traklardan Bizans’a dek her kavme,
Cenaze namazı kılmış bu diyar.
Gel de bu sevgiyi, saygıyı övme,
Türk’ü baş köşeye almış bu diyar
Kaynaklar doğruysa yaşı sekiz bin,
Tabi yersen bu gün demokrasinin
Beşiğidir Birleşik Amerika.
Şu kesin ki Salman ile Sisi’nin
Maşuğudur Birleşik Amerika.
Ortada dururken; Bağdat, Şam, Beyrut
Bak bu gün de olabilir yarın da
Sazını duvara astırır toprak.
Es verirsin türkünün bir yerinde,
Çeneni bir demlik susturur toprak.
Varislere kalır çiftin çubuğun,
Defterde kitapta yok bir numara
Telefonunun kıymetini bil çocuk.
Fırlatıver çantayı bir kenara
Bilgisayarını ele al çocuk.
“Oku” demek hakarettir bir gence
Ellerle geçirir bir iki çağı,
Bekler kurtarıcı el Kocaeli.
Akçakoca gelir, tası tarağı
Toplayıp da gider el Kocaeli.
İlk çağda; Astakos, Nikomediya,
Umudum vurdu karaya;
Bitti benim koca ömrüm!...
Ege ile Marmara’ya;
Battı benim koca ömrüm!...
Akıbet gelecek sıram,
Kalemle silgiyi karıştırmışım;
Gerek yokmuş bunca sözlere dostlar…..
Bilmem niye verip-veriştirmişim,
Bir özür borçluyum sizlere dostlar…..
Kesmek lazım konuşanın dilini,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!