Aklımda küncülü kömben, “bastığ”ın
Dövmeden aşını unutmam Haser.
Lezzetten çıtlardı benli fıstığın
Fosunu, boşunu unutmam Haser.
(Küncülü kömbeyi şirin bastığı
Otuz yıl misafir kaldığın yeter
Aklımdan, gönlümden git hadi gali.
Yüzsüz olma, biraz kibarlık göster
Gülsüm, Haçcam gibi bit hadi gali.
Gelme, elimde var taşımda artık
Fıtratı gereği deyip katlandım,
Sevgilinin diken hali, gül hali.
Bu gün yakar yarin kaybolur sandım,
Yokmuş sevda ateşinin kül hali.
Ketbedelim aramızda bir akit,
Çiğner yutar hazmederim çiğ eti,
Pişmeyen insandan hayır beklemem…
Görüp de bendeki iyi niyeti,
Şaşmayan insandan hayır beklemem…
Bir noktaya koyuvermiş pergeli,
Çöplüğe süpürdüm hatıraları
Bir tek adın kaldı bana yadigar.
Kapattı seneler o yaraları
Gönlümü tertemiz eyledi rüzgar.
Kafa yormak sağlık ve sıhhat değil
Göz ucuyla inceledim takvimi,
Kocaman bir “iki bin on beş” gördüm.
Hesap ettim yaşadığım mevsimi,
Elli iki bahar gördüm, kış gördüm.
Atıp savurmanın yoktur alemi
Seni benden çalanı güldürürken,
Beni böyle ağlatmayı hak gördün…
Yüreğime acıyı doldururken,
Bir parçacık mutluluğu çok gördün…
Ne oldu ki hiç arayıp sormadın,
Dünyamdan çıkıp da giderek beni,
Hayale hapsettin, düşlere gömdün…
Göster çare nerde, çıkar yol hani?
Umudumu siyah kaşlara gömdün…
Hesaplanmaz bu sevdanın hasarı,
Kim bilir nereye kadar sürünür,
Kara saçlarına takılan gönlüm…
Yaralanıp sargılara bürünür,
Aşkın çelmesiyle yıkılan gönlüm…
Sonu belli uğraştığı davanın,
Halimi vaktimi önemsemeden
Yine zor bir görev buyurdun gönül.
Belli ki var seni rahatsız eden
Bu çağlarda yatar uyurdun gönül.
Katlanacak güç kalmadı afete




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!