Disko, parti, eğlence çılgınları,
Sabahlara kadar gezin bakalım.
Kafanıza takmayın salgınları,
Barlarda demlenip sızın bakalım.
Isırmaz bu virüs kodamanları (!)
Kusura bakmasın Yozgat, Çekerek
Yüreğimde yerin tektir Körpınar.
Susadım su verdin, acıktım yemek
Üzerimde hakkın çoktur Körpınar.
Biliyorum dünya denen bu diyar,
Dün süt emen parmak kadar bebeler
Kendi yavrusuna bakıyor bu gün.
Abeceyi öğrenen talebeler
Hayat okulunda okuyor bu gün.
Kimi kendi kimi elin işinde
Usul bilen, akıllıya danışır,
Ukâla gillerden koru kendini!
Meşhur sözdür “ağzı olan konuşur”
Dikenli dillerden koru kendini!
Karanlıktan güneşe dön yüzünü,
Var mı, yok mu, bilmediğim aklımı
Yüreğime hapsettiğim birine
Bir karşılık beklemeden vermişim
Körü körüne.
İnişli yokuşlu hayat yolunda
Durup dinlenmeden koşuyor insan.
Birer çıkın var her iki kolunda,
Öteye bir şeyler taşıyor insan.
Bir ömür şeytanla birlikte yürü,
Evvelin bir gonca güldür,
Ahirin bir avuç küldür.
Gerçeği zikrettim diye
Dalma bana paldır küldür.
Ha bire övünsün “şahım” diyerek,
Sırtını verdiği güç kulu yakar.
Hakkı, adaleti hiçe sayarak
Aldığı intikam, öç kulu yakar.
Baş vurma hileye, girme oyuna
Ya çıktım Taşköprü'ye, ya takıldım Meydan'a.
Her semtini yıllarca gezip durdum Adana.
Kanal'ında süzülen bir divane balığım
Kurttepende dolaşan deli kurdum Adana.
Elli beş senelik hayat filmini,
Yüz defa geriye sardın ihtiyar.
Hüzün sanatını, sabır ilmini
Çok iyi kotarıp kardın ihtiyar.
Yemyeşil gözüne, hilal kaşına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!