Kadim dostlar; Karadeniz, Alaçam
Bizimlesin Osman diyor bu akşam.
Boş kalmazsın saçarız ortalığa
Upuzun gecene yetecek ilham.
O gün bu gün derin derin
Kalbimde uyuyor sevdam.
Belki de uyanır yarın
Günleri sayıyor sevdam.
Takıldı kaldı çembere
Bağrımda hazırdır yerin
Gel gel diyor kara toprak…
İşime yaramaz dirin
Öl, gel diyor kara toprak…
Yürümez er geç araban
Canım yandı dikene bir dokundum,
Taraf oldu kavgaya gül karıştı.
Karıncayı incitmekten sakındım
Kargaşada araya fil karıştı.
Bir çift gözün yakıversin canımı,
Ellerin bu işe hiç karışmasın.
Sükutun dökmeye yeter kanımı
Dillerin bu işe hiç karışmasın.
Ne kalem anlatır, ne satır beni
Beyaz güle benzetirken ben seni
Dikenini doğal, hoş karşılardım.
Gül versem kıskanır kızardın hani
Bu sebepten eli boş karşılardım.
Bilirdin de beni yâda salmayı,
İcat edilmeli başka bir sıvı
Renksiz, tatsız tuzsuz suya karşıyım.
Bir bitkisel koku kuşatır evi
Rize’de yetişen çaya karşıyım.
İşi ne ki Kayseriyle Bünyan’ın
Geride silinmez izler bıraktı,
Hakiki aleme kayan Yıldızlar.
Hulus-i kalp ile selamı çaktı,
Allah'ın emrine uyan Yıldızlar.
Güzide Çınarın on bir ışkını,
Köylere sözüm yok lakin
Şehirde kaybolmuş bayram…
Akıp gider sessiz, sakin
Nehirde kaybolmuş bayram…
Eski adetler, görgüler
Bitti Iğdır’da nöbetim;
Mekanım Kayseri artık…
Bir yanım öz memleketim;
Bir yanım Kayseri artık…
Gezip gördüm her yerini,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!