Sabah, öğle,akşam alıp koluna,
Sarıversen hemen iyileşirdim…
Benimle beraber yeni yılına,
Giriversen hemen iyileşirdim…
Geçmiş olsun deyip tutsan elimi,
Erciyes’in eteğinde yükselen
Çınarımsın Hayriye Dabanoğlu…
Bahçemize renk renk güllerle gelen
Baharımsın Hayriye Dabanoğlu…
İlim irfan erleriyle her yanım
Kader bu; Hazreti Adem’den beri
Ruhumuz bedenden uçmaya hazır…
Çattığında; vakti, saati, yeri
Üç günlük dünyadan kaçmaya hazır…
Süre veremezsin takvime bakıp
Her şeyi bilirim diyen ey gafil.
Cahil olma, biraz da haddini bil.
Kitapları çiğnemeden yutanın
Cür'eti artıyor, hürmeti değil.
Havalanıp durma gafil,
Hele bir dön halına bak…
Akıbetin farklı değil,
Yerde yatan ölüne bak…
Fayda vermez emmin, dayın
Hiçbir değeri yok emeğin, terin,
Dünyada yan gelip yatan kazanır.
Yerin önemlidir, inan ki yerin,
Derenin başını tutan kazanır.
Kırıp gerdanını, büküp boynunu,
Peygamber’in verdiği o müjdeyle
Eriştin devlete fakir İstanbul…
Kuran’da anıldın “Güzel Belde”yle
Sendeki bu talih nedir İstanbul?
Aşkın asırlarca yaktı cihanı,
Kimliğine baksak doğduğun mekan,
Cennettir yüzde yüz Güzel İstanbul…
Fark eder bakmayı bilen bir insan
Binlerce delil, iz Güzel İstanbul…
Önde girdin; 1.000’e hem 2.000’e
Efelenip tutma güreş,
Yıkar seni Karadeniz….
Suyu bile kızgın ateş,
Yakar seni Karadeniz….
Sol yanına çöker ağrı,
Kurulsa da baş köşeye,
Makamsız saza aldanma!...
“Maydanoz olur” her şeye,
Görgüsü aza aldanma!...
Kurt bir görsün kuzuları,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!