Cesurum çok şükür, hiçbir olayda
Ödlek davranmadım, korkak olmadım.
Dayı tiplileri almadım kayda
Kimseye amele, uşak olmadım.
İmrenmedim zenginlerin puluna,
Başlayınca sevdamızın düğünü,
Yıldızları çağıralım olmaz mı? ..
Sevdanın o tılsımlı sözcüğünü,
Her tarafa bağıralım olmaz mı? ..
Sabredelim ateş alsın harını,
Bunca sene yaşayıp şunu gördüm;
Yerine konmayan hazine sağlık.
Rastladığım her tür hastaya sordum;
Bize lazım olan şey yine sağlık.
Bal şerbet değildir, yenip içilmez
Durduk yerde kaybolmasın huzurun,
Kimsenin işine karışma oğlum!
Dağ olur ufacık özrün, kusurun
Hoyrat insanlarla yarışma oğlum!
Hayat yolu bitmez budalalarla,
Huzur ikliminde yaşatır seni,
Kutsaldır yaptığın iş öğretmenim!
Bilginle aydınlat donat çevreni,
Oluver topluma baş öğretmenim!
Ellerinde büyür; kaymakam, vali
Eline verilen körpe fidanlar,
Kuruyorsa sebep sensin elbette.
Hastaların gidip başka Lokmanlar,
Arıyorsa sebep sensin elbette.
Sevgi ile yaklaşmazsan sen ona,
Temelsiz bir konak gibi,
Sallanırsın yalan dünya! ...
Eline düşen garibi,
Kullanırsın yalan dünya! ...
Tanıyanlar iyi tanır,
YANARSIN! ..
Şansı olan kızıl korda dans eder;
Sen bir avuç soğuk külde yanarsın…
Bilmem ki bu hale alimler ne der?
Buz tutmuş denizde, gölde yanarsın..
Yaratan’ın kesin emri
Gelenler gidiyor işte…
Şu fani dünyada ömrü,
Dolanlar gidiyor işte…
Gelince Makam’dan davet,
Dersler tükenmeden, tatil gelmeden,
Ne yaptı, ne etti Rehim Babamız!
Haber bırakmadan, izin almadan,
Nerelere gitti Rehim Babamız!
Seni bekler okul, o küçük odan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!