Huzur ikliminde yaşatır seni,
Kutsaldır yaptığın iş öğretmenim!
Bilginle aydınlat donat çevreni,
Oluver topluma baş öğretmenim!
Ellerinde büyür; kaymakam, vali
Eline verilen körpe fidanlar,
Kuruyorsa sebep sensin elbette.
Hastaların gidip başka Lokmanlar,
Arıyorsa sebep sensin elbette.
Sevgi ile yaklaşmazsan sen ona,
Temelsiz bir konak gibi,
Sallanırsın yalan dünya! ...
Eline düşen garibi,
Kullanırsın yalan dünya! ...
Tanıyanlar iyi tanır,
YANARSIN! ..
Şansı olan kızıl korda dans eder;
Sen bir avuç soğuk külde yanarsın…
Bilmem ki bu hale alimler ne der?
Buz tutmuş denizde, gölde yanarsın..
Yaratan’ın kesin emri
Gelenler gidiyor işte…
Şu fani dünyada ömrü,
Dolanlar gidiyor işte…
Gelince Makam’dan davet,
Dersler tükenmeden, tatil gelmeden,
Ne yaptı, ne etti Rehim Babamız!
Haber bırakmadan, izin almadan,
Nerelere gitti Rehim Babamız!
Seni bekler okul, o küçük odan,
Ey vafasız bu garibi,
Özlemeyi bilmez misin?
Şirin gibi, Leyla gibi
Sızlamayı bilmez misin?
Fani hayatın özüdür,
Gereksiz yoldaşın(!) , faydasız dostun (!) ,
Sağlığına nasıl dua edersin?
Mübarek gördüğün, bildiğin odun,
Sağlığına niye dua edersin?
Odun bile hem köz olur, hem kömür,
Unutsan da bu gün sen beni Burdur,
Yaşattığın kışı, yazı unutmam.
İnan ki gözüme dizime durur,
Yediğim ekmeği, tuzu unutmam.
Kavaklık’tan aşağıya bakardık,
Almak farzdır gönderilen selamı
Yaratana asi olma Bilalım…
Ben ne suçlar ne kınarım adamı
İster al istersen alma Bilalım…
Söz ikram edene sözle cevap ver




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!