Her şeyi bilirim diyen ey gafil.
Cahil olma, biraz da haddini bil.
Kitapları çiğnemeden yutanın
Cür'eti artıyor, hürmeti değil.
Havalanıp durma gafil,
Hele bir dön halına bak…
Akıbetin farklı değil,
Yerde yatan ölüne bak…
Fayda vermez emmin, dayın
Dünya malı için dostlarla aram
Bozulursa delirmemek ne mümkün…
Alnımın çatına “enayi adam”
Yazılırsa delirmemek ne mümkün…
Gurbet elde üç kuruşluk huzurum,
Fatih Sultan İstanbul’u alarak
Pırıl pırıl bir çağ açmadı demek (!)
Ulubatlı o gün şehit olarak
Bu fani alemden göçmedi demek (!)
Ne imparatorluk kurdu ne devlet
Uzakta kal, gelmek istemiyorsan
Sadece bir sıcak selamın yeter.
Bayramdan bayrama aranır insan
Çok değil iki çift kelamın yeter.
Nasılsa aklımdan çıkmıyor yüzün,
Senelerce beklediğim sevgili,
Çıkıp geldin eda ile naz ile…
Unutmadı yaptığımız kavili,
Çıkıp karşıladım güler yüz ile…
Güzelsin; üç bin altı yüz beninle,
Unutsan da bu gün sen beni Burdur,
Yaşattığın kışı, yazı unutmam.
İnan ki gözüme dizime durur,
Yediğim ekmeği, tuzu unutmam.
Kavaklık’tan aşağıya bakardık,
50. Yıl Şiiri
Hodri meydan çekiyordum yıllara,
Sayı çoğaldıkça işler değişti…
Dev kayalar döker oldu yollara,
Eski ufak tefek taşlar değişti…
Perhiz yapmamı tavsiye eden saygıdeğer Doktor Sıtkı Bey’e
Arz-u halimdir
Günde on lahmacun, beş- altı somun
Yemediğim zaman duramıyorum!
Bir tencere bozbaş, bol pilav olsun
Daha fazlasını aramıyorum!
Onlarca senedir misafirimsin
Seni hiçbir yere salmadım inan…
Yüreğime astığım tek resimsin
Seni hiç oradan almadım inan…
Bazen seni ilk gördüğüm gündeyim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!