Saç ağarmış, belin bükülmüş deme,
Sen sadece seni gören gözü gör…
Yaprağın kuruyup dökülmüş deme,
Gönlümdeki baharı gör, yazı var…
Sakın ha üstüme tedbirsiz varma,
Cesurum çok şükür, hiçbir olayda
Ödlek davranmadım, korkak olmadım.
Dayı tiplileri almadım kayda
Kimseye amele, uşak olmadım.
İmrenmedim zenginlerin puluna,
Başlayınca sevdamızın düğünü,
Yıldızları çağıralım olmaz mı? ..
Sevdanın o tılsımlı sözcüğünü,
Her tarafa bağıralım olmaz mı? ..
Sabredelim ateş alsın harını,
Yaratan’ın kesin emri
Gelenler gidiyor işte…
Şu fani dünyada ömrü,
Dolanlar gidiyor işte…
Gelince Makam’dan davet,
Huzur ikliminde yaşatır seni,
Kutsaldır yaptığın iş öğretmenim!
Bilginle aydınlat donat çevreni,
Oluver topluma baş öğretmenim!
Ellerinde büyür; kaymakam, vali
Eline verilen körpe fidanlar,
Kuruyorsa sebep sensin elbette.
Hastaların gidip başka Lokmanlar,
Arıyorsa sebep sensin elbette.
Sevgi ile yaklaşmazsan sen ona,
Dersler tükenmeden, tatil gelmeden,
Ne yaptı, ne etti Rehim Babamız!
Haber bırakmadan, izin almadan,
Nerelere gitti Rehim Babamız!
Seni bekler okul, o küçük odan,
Erciyes’in eteğinde yükselen
Çınarımsın Hayriye Dabanoğlu…
Bahçemize renk renk güllerle gelen
Baharımsın Hayriye Dabanoğlu…
İlim irfan erleriyle her yanım
Kader bu; Hazreti Adem’den beri
Ruhumuz bedenden uçmaya hazır…
Çattığında; vakti, saati, yeri
Üç günlük dünyadan kaçmaya hazır…
Süre veremezsin takvime bakıp
Onlarca senedir misafirimsin
Seni hiçbir yere salmadım inan…
Yüreğime astığım tek resimsin
Seni hiç oradan almadım inan…
Bazen seni ilk gördüğüm gündeyim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!