Ya duygudan, ya akıldan yada her ikisinden mahrumuz
Geçmişe dönme şansımız olsaydı
Kaçımız olduğu insan kalırdı
Merhaba
Yazılmamış şiirin yorgun nakaratı
Adı dilimin, sevdası gönlümün hoş sadakati
Okunmamış türküm, görülmemiş rüyam
Kurulmuş, kurgulanmış hayalim
Mutlu sonla bitmeyen masalım
Sorun sende yada bende değildi
Şanssızdık
Sen iş bilmez bahçıvanın elinde solan gül
Ben merhametimden beslenen canavarın nefesinde kül
Mevzu sen olunca
Eksik kalıyor seni anlatan herşey
Bir özlemek gelir, bir arzunun binbir sızısı kaplar yüreğimi
Bir damla gözyaşına sonsuz okyanuslar sığar
Göz bebeklerine uçsuz bucaksız mavi bir gök belirir
Ve sen derinime, evvelimden ahirime sarmaşık gibi dolanırsın
Yarası yarama denk mi
Acısı acıma mihenk mi
Yaslasam sırtımı çeker mi
Sorgusuz sualsiz sever mi
Mızrağın çuvala sığmayışıydı
Seni yüreğimde taşımak
Sükutun delirdiği, konuşmanın utanç sayıldığı bir yerde
Bana Mahrem günahına batmışım
Tepeden tırnağa
Bir hayalden belkide dünyanın en iyi masalı çıkar
Kim bilir
Buğulu gözlerle yıkanan bir ömürden
Yeniden hayat fışkırır
Ahhh Mona Liza
Keder yalnız senin kaderin mi sanırsın
Hangi mucizeye adını versem
Münzevi bir çığlık gibi yankılanırsın
İnce sızımda.
Pek muzdarip bu halim benden
Ne varabildim kıyına ne vazveçebildim.
Bakmayın
herkes kendi karanlığını yaşar
Kendi ışığında aydınlanır
Başkasına aydınlık görünen ne kadar eksik, tamamlanamayan yanımız var
Güneş herkese eşit doğmuyor
Kimine gölge olur, kimini yakar kül eder
Hasretin diyorum
Ne çok koyar adama
Tütüne sarıp içsem, düşmesen dudaklarımdan ölünceye dek
Umurum değil çürüyen ciğerim, kokunu içine almıyorsa
Kadehlere doldursam içsem
Sığmaz içime, böğrümden taşar naralara sokak sokak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!