Onur Bilge Şiirleri - Şair Onur Bilge

Onur Bilge

Onur BİLGE

"Mutlu,

Benim ocağım hepten karanlıktı… Gerçek annem değildi gözümü açıp gördüğüm. Gerçek annemmiş güya, bir kadın çıkageldi sonradan sonraya... Hiç görmemişim, bilmemişim, kucağına atılmamışım, bağrına basmamış, kokusunu duymamışım. Hiçbir şey hissetmedim. Herhangi bir kadın gibi geldi, oturdu, konuştu, gitti. "Baba" dediğim bir adam vardı. Öğrendim ki o da yabancıymış. Gerçek babam hakkında ise hiçbir bilgim yok. Ne o karı koca söyledi, ne de gerçek olduğunu söyleyen anne...

Devamını Oku
Onur Bilge

"Zift karası sürmüşsün
Yüreğinin kapak uçlarına
Dünya sana karanlık,
Dünya dar! ...
Zılgıtlıyorsun yaklaşanları.
Kalp kapakçığında sorun var;

Devamını Oku
Onur Bilge

KUNÂLA

"Vakit geldi kunâla
dünyayı göreli çok oldu
tam kırk yılda seni buldum kunâla
bu can tenden geçmeden

Devamını Oku
Onur Bilge

KALDIĞI YERDEN

"Birisi bütün düşüncelerinin sahibi
Hatırası kara elleri beyaz
Unutmak istersin unutursun
Gel gör ki yalnızlığa dayanılmaz"

Devamını Oku
Onur Bilge

0093 - BİR KIZ - ACIMASIZ DÜNYA

BİR KIZ
Ellerime girdi ağaç
Suyu kollarıma yürüdü,
Göğsümde boy verdi ağaç -

Devamını Oku
Onur Bilge

ÇOBAN ATEŞLERİ GÖZLERİN

Baharlar dediniz baharlar gördüm
Sulara gün vurdu, dağlara gün vurdu
Isındı ağaçların damarı kıpırdadı tarla
Daha bir canlılık geldi kırlangıçlarla

Devamını Oku
Onur Bilge

KABUK DEĞİŞTİRME MEVSİMİ

Mevsim kabuk değiştirme mevsimiydi yılanın
Çatır çatır çatlamaktaydı karnı
Güzelliğinden yorgun Parvati’ye adamıştı ciğerlerini
Gözlerini ikidir çalmıştı namlı hırsızlar

Devamını Oku
Onur Bilge

YALNIZLIK

Bütün bir haziran evin önünde
Akasyanın dallarını eğerken rüzgar
İpeğe kırmızı bir gül işlerdi
Kulağı ıssız ve tozlu yollarda

Devamını Oku
Onur Bilge

Kirpikler gizledi gözler söyledi
Aşkı dalga dalga gönderdin bana
Dil ucuyla değil özler söyledi
Sanki 'Canım’ derdim 'Can' derdin bana

Kimi gün dinmeyen sulusepkendin

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Yağmurlarla geldi, bir kuşluk vakti. Puslu bir şubat sabahıydı. Dükkânın kapısına yakın hasır bir iskemlede pinekliyor, etrafı seyrediyordum. Mekânın müdavimlerinden liseli kızlarla birlikte… Onları yaklaşık iki yıldır tanıyordum. Çok severlerdi beni. Sık sık dükkâna gelir giderlerdi. Onu bana Ayşe’yle Filiz getirdi, en büyük hediye en belalı çile diye… Nereden bilebilirdim, dünyamın aniden değişivereceğini, hayatımın renklenivereceğini! Ardından çözümsüz sıkıntılar içinde kıvranacağımı nereden bilebilirdim!

O gün o yağmurda onlarla birlikte, köşede belirdi. Saçak altına sığına sığına, daha fazla ıslanmamak için sakına sakına hızlıca yürüyorlardı. Yine de kaçtıkları onlara yapmıştı yapacağını! Sırılsıklamdılar.

Devamını Oku