Onur Bilge Şiirleri - Şair Onur Bilge

Onur Bilge

Onur BİLGE

Bugün yine günlerden pazar, hava açık ve ılık… Sabahleyin Virane’de buluştuk, bir gün öncesinden sözleştiğimiz gibi öğleden sonra Kültür Park’a gittik.

Neşe poğaça getirmişti. İki tepsi yapmış. Yetmez diye Orçun, Akademi’nin karşısından suböreği aldı. Ben Polonez’den paskalya çöreği almıştım. Mahir, bakkaldan gravyer peyniri, kapıdan taze simit aldı. Bir araya geldiğimizde dünyayı yesek doymayız biz! Aman yetsin de… Artarsa artsın!

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Dede, ölümden falan korkmuyor, ona her geçen yıl bir adım daha yaklaşmaktan rahatsızlık duymuyormuş. Sadece ölememekten, başkalarına yük olmaktan korkuyormuş. Bunun böyle olduğunu belirterek merakımızı tatmin etmiş: “Allah’tan korkan, başka neden korkar! ” demişti.

Ölememekten korkmakta haksız değildi. Çünkü kimsesizdi. Çoktan boşandığı kadın o olayın yıllarca öncesinden beri eldi. Çocuklarına ise asla güvenmiyordu. Onları bir defa daha dünya gözüyle görmekten bile ümidini kesmişti.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Define, Virane Dağında yakılan çoban ateşidir. Dumanı gören gelir. Karşısına geçer, avuçlarını ovuşturmaya başlar. Herkes çevresine dizilir, ondan istifade eder. Sohbeti dinlenir, nasihati demlenir. Yakmaz kimseyi, şefkatle bağrına basar. Gönlünü okşar, derdini dinler, dinlendirir insanı, dinginleştirir.

Yakından uzaktan gelenler çevresinde oturur, konuşur, anlatır, dinler, onun varlığıyla huzur bulur. Ona bakan, geçmişinde yaşadığı olumsuzlukları anımsar. Onu görenin derdi depreşir. Depreşmese de o deşeler, birer birer dedirtir.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Her insan bir romandır ama dede, okumalara doyulmayacak bir romandır. Hayatı çoklarından pek farklı değildir ama ayrı bir tadı vardır her bir kesitinin. Tadı çıkarıla çıkarıla okunmalıdır. Bir fincan kahve eşliğinde… Huzur içinde… Ara sesler olmadan… Kesintisiz, parazitsiz, net… Anten dönmemeli, yayın kesilmemeli. Fakat ne yazık ki hiçbir zaman böyle olamıyor. Mutlaka ya bir olay, ya da bir misafir, mutlaka bir şey mani oluyor, araya ayraç koymayı gerektiriyor. Bazen de fazla gerilere gidiyor ve aşırı kederleniyor diye biz üstüne gitmek istemiyor, tadında bırakıyoruz.

O gün de istenmeyen bir çocuk olduğundan bahsederken aşırı duygusallaşmıştı. Konuşmamıza ara vermek zorunda kalmıştık. Oysa olayın gerisini hepimiz merak ediyorduk. Neşe daha fazla dayanamadı, çekingen çekingen:

Devamını Oku
Onur Bilge

Hızlı giden tez yorulur, şeytandandır acele
Yavaş yavaş kaleme al, arada bir hecele
Kalp yorulur, bu gidişle yaklaşırsın ecele
Yorulmuşuz, ne kadarcık dermanımız var bizim

Devamını Oku
Onur Bilge

BEN YABANCI DEĞİLDİM

Ben sana görür görmez âşık oldum inan ki
Yusufi güzellikten tanıdım seni bildim
Elestü’de yan yana söz vermişiz de sanki
Ezeli âşinamdın hissedince irkildim

Devamını Oku
Onur Bilge

Tulu emeller peşinde
Nefsim nefsinden davacı
Deva beş farzın beşinde
Derdim derdinden davacı

Şeytan günaha çağırır

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Biz ilklerdik. Virane’nin çekirdek grubuyduk. Birbirine iyice kenetlenen, birbirinin huyunu suyunu bilen... Aynı göze ait kirpikler gibi bir aradaydık ve birlikte hareket etmekteydik. Gürdük, kıvrıktık, sıktık ve hep yan yana, omuz omzaydık ama birbirimize değmezdik.

O çekirdeğin içinde de bir iç vardı ki o, Neşe, Orçun, Mahir ve bendim. Biz, sacayağı ya da tabure falan değil, sandalye, masa gibi dört ayağı yere basan, kolay kolay devrilecek nitelikte olmayan bir beraberlik kurmuştuk. Birbirimizi nazımız da sözümüz de geçerdi.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Bu şiirde yolunu bulamayan bir dünya tutuklusuna ayna tutmaya çalıştım. Alkol bağımlısına... Markası İslam, arkası bambaşka olan...” dedi, Ayşin.

“Değişik bir tebliğ usulü... Muhatabına okudun mu bari? ” diye sordu, Fikret.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Dede, neden iiçiyodun o kadan? Zorun meydi be ya? Sabahtan başlanır mı içmeye!” diye sordu, Duygu. Dede, uzun bir iç çekişle geçiştirmeye çalıştı:

“Uzun hikâye, güzel kız! Uzun kikâye!..”

Devamını Oku