Bacalar tüterse toprak sıvalı evlerde
Çatlamış duvarlarında hatıralar vardır
Üstü başı tozlu, tertemiz yüzlerde
Gocukları delinmiş, çocuklar vardır
Tahta kapılar kapanmaz, tıkırdar
Sitemli dudaklarından dökülürken hengameler
Sen kahır mektubunu yaz, ben sernâmesini aşkın
Yaz ki bu gece aşikar olsun bir bir içindekiler
Sen kahır mektubunu yaz, ben sernâmesini aşkın
Dizsen de tane tane göz yaşlarını, arzuhale
Sırtımda bir kambur gibi bu yalnızlık
Buzdan bir dağ gibi büyük ve soğuk
İçinde dolanan yüzler geceden karanlık
Hikayeler esrarlı, gelen sesler boğuk
Uyur, yumuşak yatağımda benimle
Aç bana kollarını, sarıl sevgili
Yine umarsızca yanmaya geldim
Bir günlük değil, bu sefer başka
Uğrunda ömrümü harcamaya geldim
Dokundu hatıralar, çok ağlattı
Kalbime düştü cismi handanın bu gün
Beni berhürdâr eden yüzüne muhtacım
Ben ki divanesiyim bülbül gibi bir gülün
Geçtim râyihanı, dikenine muhtacım
Mihnetin düşse gündüze, gece olur
Bölük pürçük bir mutluluğun peşindeyim
Kimsenin bilmediği bir yer biliyorum
Sahillerinde el ele gezen umutlar...
Köylerinde, mutlu çocuklar tanıyorum.
Tenleri kavuniçi, ayakları yalınayak
Çıkarlar sokaklara tahta atlarla!
Sus söyleme sakın, uykularım kaçar
Hatırlatma bana geçen yıllarımızı,
Şahittir acılarıma yaslandığım duvar
Vurdu yüzüme, gizlemedi yalnızlığımızı
Bir hikayeydi bu, yarım kalan ömrümüzde
Zaman, çekmiş gözlerime perde!
Sarmış, bir yandan bir yana beni
Ne yana dönsem aynı, her yerde!
Bir kısa hikaye, yazmış beni!
Çırpınır dururum, kimseden habersiz,
Düşünemem nedir yalnızlık
Alıverir diye korkarım
Aşk, bir bakış kadardır
Çatıverir diye korkarım
Geçer, bir ilmik gibi boğazıma
Ayak sesleri duyuyorum içten içe,
Gelip beni alacaklar bir gün!
Tıkır tıkır, tahtalar üzerinde
Başını vur, gözünde yaşla döğün!
Dağıt esvabım kalmasın dolabımda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!